İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

“Bu İşte Bir Köstebek Var” ve bu iyiye işaret!

Fagan yine akıcı ve yalın üslubuyla, parmak sallamadan, mesaj kaygısı taşımadan, merak ve heyecan duygusunu hiç eksiltmeden örüyor hikâyesini.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Bir gün kendinizi ıssız bir adada bulsanız, yanınızda olmasını isteyeceğiniz üç şey ne olurdu? Belki de hemen herkes hayatının bir döneminde bu soruyla karşılaşmış ve kendince cevaplar bulmaya çalışmıştır. Hele ki Robinson Crusoe’la tanışmışsanız, bu soru üzerine kafa yormuşsunuzdur muhakkak. Peki ya kendinizi bir adada değil de kocaman, karanlık, nemli ve ıssız bir inşaat çukurunun içinde bulsanız? Elbette ıssız bir adaya düşmeye benzemez, ıssız bir çukura düşmek. Eğer ben bir çukurun dibini boylasaydım, sanırım en çok yalnız olmaktan korkar ve tek bir şey isterdim, o çukurda bana eşlik edecek bir dost. Ha bir de içinde işe yarayacak birkaç “ıvır zıvır” bulunan bir sırt çantası. Tıpkı, ansızın kendini dev bir inşaat çukurunun dibinde bulan Danny gibi. Hem yetişkinler hem de çocuklar için kalem oynatan ve eserleri ondan fazla dile çevrilen ödüllü yazar Cary Fagan, son kitabı Bu İşte Bir Köstebek Var’la biz okurları, çukurun dibindeki Danny’nin macerasına ortak olmaya davet ediyor.

Türkçeye kazandırılan Aslan Firarda, Dünyanın En Komik Adamı, Şapkada Eriyen Bay Karp, Yalnız Kurt ve Vız Vız/Denizaltı Macerası, Yalnız Kurt ve Vız Vız/Müzik Macerası, Küçük Mavi Sandalye, Yol Arkadaşım Banço isimli kitaplarıyla tanıdığımız Fagan, Bu İşte Bir Köstebek Var isimli son kitabında aile içi ilişkiler, ebeveynlerin tutum ve davranışlarının çocuklar üzerindeki etkileri, öfke kontrolü gibi konuları merkeze alarak bir çocuğun olgunlaşma serüvenini hikâye ediyor. Fagan yine akıcı ve yalın üslubuyla, parmak sallamadan, mesaj kaygısı taşımadan, merak ve heyecan duygusunu hiç eksiltmeden örüyor hikâyesini.

Çizimleri, süslemeleri, resimleri ve çizgi romanlarıyla uluslararası arenada boy gösteren, Toronto’da OCAD Üniversitesi’nde eğitmenlik yapan illüstratör ve grafik sanatçısı Milan Pavlovic’in çizgileri de Fagan’ın hikâyesini ve çukurdaki Danny’nin ilginç dostluk macerasını göze görünür kılıyor.

Peki Danny bir inşaat çukurunun dibinde ne arıyor dersiniz? Aslında her şey anne ve babasının Danny ve ağabeyi Doug’a söylediği şeyle patlak veriyor. “Gerçekten endişelenecek bir şey değil,” diyor anne, baba da “Bunu bir macera olarak düşün,” diye ekliyor. Bu cümleler ortalığa saçılırken, salondaki ikiz koltuklarda oturan Danny ve Doug’un etrafı kitaplar, çerçeveli resimler, ayakkabılar, beyzbol eldivenleriyle dolu kolilerle kaplıdır. Ansızın verilen bu havadis karşısında, yaratıcı bir çocuk olan ağabey Doug biraz vurdumduymaz bir tavırla ukulelesini tımpırdatmaya devam ederken, ailenin mantıklı üyesi Danny baston yutmuş gibi dimdik oturur. Danny, söylenenlerin kesinlikle saçmalık olduğunu düşünürken, doğru anlayıp anlamadığını test etmek isteyen Doug kendinden emin bir şekilde “Boşanıyorsunuz,” der anne babasına. Ama hayır, hiç alakası yoktur, öyle der babası ve ekler: “Boşanmıyoruz. Hatta ayrılmıyoruz bile”. Yalnızca ayrı yaşayacaklardır bir yıllığına; ya da belki iki!

Ayrılık, boşanma, taşınma gibi zorlu süreçler ebeveynleri de çocukları da yorar, üzer, bir açmaza sürükleyebilir. Çocukların bu süreçlerden etkilenme düzeyleri de çocuktan çocuğa ve yaş aralığına göre farklılık gösterebilir. Dolayısıyla ağabey Doug, ve kardeş Danny’nin bu sarsıcı haber karşısındaki duyguları, tepkileri ve eylemleri farklı oluyor.

Danny evine, odasına ve tabii ki köpeği Donk’a ne olacağını sorguluyor ve aldığı cevap karşısında öfkesi doruğa çıkıyor. Çünkü anne ve babası, ailenin bir üyesi olan Donk’u başkasına vermiştir. Artık bir çiftlikte yaşayacaktır Donk. Üstelik Danny’ye hiç sormamışlardır bile. Oysa Danny, Donk’u, odasını, parkını, okulunu, anne ve babasının sofrada yanında olmasını istiyor. Bütün bu olup bitenler karşısında sormadan edemiyor: “Kim olduklarını sanıyorlardı? Ebeveynlik sorumluluğuna ne olmuştu? Hani çocuklar her şeyden önce gelirdi?” Ömründe hiç bu kadar öfkelenmeyen Danny’nin içinden her şeyi parçalamak, kırıp dökmek geçse de o, sırt çantasını kapıp koşmayı tercih ediyor. Koşuyor, koşuyor, koşuyor. Ta ki bir inşaat çukurunun dibini boylayana dek. Neyse ki yanında okul çantası ve beyni var Danny’nin. Yaratıcı biri olmasa da akıllı bir çocuk o ve aklını kullanma cesaretini göstererek sorunların üstesinden gelmeye çalışıyor. Başına korkunç bir şey gelince yaşam üzerine düşünmeye başlar ya insan, Danny de çukurun dibinde karşılaştığı şiir tutkunu, filozof ruhlu, bilge bir köstebek sayesinde kendi yaşamı üzerine kafa yormaya koyuluyor. Cary Fagan’dan yine sürprizlerle dolu, mizahı elden bırakmayan, düşündürücü bir kitap…

Bu İşte Bir Köstebek Var
Cary Fagan
Resimleyen: Milan Pavlovic
Türkçeleştiren: İpek Güneş Çıgay
Tudem Yayınları, 88 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.