İyi Kitap

Çok sevdiğimiz oyuncaklar ve “ama çorbalar soğudu” diyebilen babalar

Doğan Gündüz’ün son kitabı En Sevdiğim Oyuncak, çocukluğumuzda hayal dünyamızla eşsiz kıldığımız oyuncaklarımızı anımsatıyor ve toplumdaki cinsiyetçi algıları kökünden sarsacak girişimlerde bulunuyor.

Yazan: E. Nida Dinçtürk

Çay tabaklarının davul, çay kaşıklarının birer baget olduğu yıllar. Babaanne terliklerinin, en afili uzaktan kumandalı arabalara beş bastığı o heyecanlı yarışlar. Ecnebi filmlerindeki süslü oyun çadırlarını beğenmeyip, üç kırlent bir perde kurduğumuz nefis çadırlar… Evet, merhaba, çocukluğunuzdan bildiriyorum!

En Sevdiğim Oyuncak, çocukluğumuzda hepimizin nice güzel oyuncağa burun kıvırarak kendi hayal dünyamızla eşsiz kıldığımız o nesneleri, “en sevdiğimiz oyuncaklarımızı” anımsatıyor. Elif Yemenici’nin çizgileriyle renklenen kitap, hepimizin bir zamanlar çocuk oluşuna şükrettiriyor.

Kitabımızın isimsiz kahramanı, tam akşam yemeği üzeri, bir anda “en sevdiği oyuncağı”nın ortadan kaybolduğunu fark ediyor ve hummalı bir arama çalışmasına girişiyor. Onu yemeğe bekleyen anne ve babası da arama çalışmalarına katılıyorlar ve kahramanımızın adını bir türlü hatırlayamadığı oyuncağının hangisi olduğunu, tariflerinden anlamaya çalışıyorlar. Kitap bu anlamda okuruna da bir bilmece sunuyor diyebiliriz. Çünkü bu arama işine üçüncü taraf olarak katılan okur da kahramanımızın tariflerinden bu gizemli oyuncağın ne olduğunu anlayabilmek için kafa yormaya başlıyor. Yeri geldiğinde kanat takıp uçurduğu, yeri geldiğinde üzerine gülen bir yüz çizerek palyaço yaptığı, bazen bir ayna ya da bebeklerini sallamak için bir salıncak olarak kullandığını söylediği bu oyuncak, annesiyle babasına her defasında farklı bir oyuncak çağrıştırıyor ama maalesef sunulan seçeneklerden hiçbirisi kahramanımızın o “en sevdiği oyuncağı” çıkmıyor. Çünkü kahramanımızın o “en sevdiği oyuncak”, öykünün sonlarına doğru, hiç aklımıza gelmeyecek bir yerden çıkıvermeyi bekliyor.

Kitabın en ilgi çekici noktası ise aslında anne-baba figürlerinin konumu. En Sevdiğim Oyuncak’ta, klasikleşen, daha da fenası tasvip edilen ve “olması gereken” etiketiyle dayatılanın aksine, çalışan bir anne figürü ve buna karşılık evde yemek pişiren bir baba karakteriyle karşı karşıyayız. Öyle ki hemen hemen tüm çocuk kitaplarında annenin üzerinde görmeye alıştığımız o mutfak önlüğü bu defa babanın üzerinde! Hitap ettiği yaş aralığı itibariyle, toplumda dayatılan cinsiyetçi algıların kırılması adına önemli bir çıkış bu. Anne işten eve dönmeden önce yemeği hazırlayan, sofrayı kuran ve ev ahalisi gecikince “ama çorbalar soğudu!” diyen bir baba karakteri, kulağa gelenden daha kıymetli bir detay.

En Sevdiğim Oyuncak Doğan Gündüz Resimleyen: Elif Yemenici Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

En Sevdiğim Oyuncak
Doğan Gündüz
Resimleyen: Elif Yemenici
Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz