İyi Kitap

Sözcüklerin rengi olur mu?

Asya “süper” bir çocuk! O sözcüklerin renklerini görebiliyor. Bazen kapkara sözcükler dökülüyor ağızlardan; bazen rengârenk, cıvıl cıvıl! Asya biliyor ki “Kitap okuyanların sözcükleri çok renkli oluyor ama okumayanlarınki çok sıkıcı”.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Her çocuk özeldir, farklıdır ve her biri ayrı bir dünya taşır içinde. Benzersiz varlıklar olarak hepsi farklı becerilere ve potansiyellere sahiptir. Kendini keşif yolculuğu olan büyüme serüveni boyunca çocuklar, yeteneklerinin de ayırdına varmaya başlar. Ama ne ki bazen burnunun ucundakini göremez insan. Dolayısıyla çocuk, kimileyin kuytuda köşede ya da çok uzaklarda arayabilir yeteneklerini. Hayal gücü de o kadar sınırsızdır ki yetenek dediği öyle sıradan bir şey olamaz elbette. “Süper bir güç”tür söz konusu olan. Süper kahramanlara özgü, süper bir güç! Öyle kolay kolay herkeste bulunmayan türden yani… Şöyle tek bakışla koca bir masayı yerinden oynatmak, on beş rakamlı sayıları bir çırpıda çarpıp bölebilmek yahut gökyüzünde oraya buraya dağılmış olan yıldızları yan yana dizip yeşile boyamak gibi bir yetenek mesela. İşte Aytül Akal, Süper Çocuklar isimli yeni serisinde, böyle bir süper güç keşfetme peşindeki Mete ve arkadaşlarıyla tanıştırıyor bizleri. Yazar, serinin ilk kitabında duyular, farklılıklar, kendini ve yeteneklerini keşfetme, arkadaşlık, kitap okumanın önemi gibi konulara parmak basıyor. Sözcüklerin rengini görmemizi sağlıyor.

 

ASYA’NIN ÇOK ÖZEL “YETENEĞİ”

Çocuklar ve gençler için aralıksız üretmeye devam eden Akal, Renk Delisi’nde yine sürükleyici bir macera ile çocukların hayal dünyasına sesleniyor. İllüstrasyonlarıyla hikâyeye can veren Yusuf Tansu Özel’in ifade gücü ise maceranın dozunu bir kat daha artırıyor. Kitabın kahramanlarından Mete, tıpkı yukarıda bahsettiğim gibi herkesin özel bir yeteneğe sahip olduğunu düşünen ve uzun zamandır kendi süper günün ne olduğunu bulma gayreti içerinde bir çocuk. Yani sahip olduğu yeteneği çok uzaklarda arıyor. Öyle ki dileklerinin gerçek olması için her çocuk gibi o da uç uç böceklerine bel bağlamış. Zira uç uç böcekleri bu işe yarıyor! Şunu da söylemeden geçmeyeyim: Akal, kitabın en sonunda tüm çocukların umudu olan uç uç böcekleriyle ilgili, bu inancın nereden geldiğine dair küçük bir bilgi de sunuyor. Bu arada kendini arayış yolculuğundaki Mete, insanın kendini keşfetmesinin ne kadar acı veren bir süreç olduğunun farkına varıyor. Ama neyse ki sınıfa yeni gelen Asya, uzun zamandır yeteneğini keşfetmeye uğraşan ama bir türlü bulamayan Mete’nin yeteneğini hemencecik görüveriyor. Beri yandan Asya da çok özel bir “yeteneğe” sahip. Esasında onunki yetenek değil, bir çeşit farklılık. Ama Mete’ye göre süper gücü olan tuhaf bir kız o. Hatta resmen bir cadı! Sesleri renk olarak algılıyor Asya ve onun için her harf, farklı bir rengi simgeliyor. Çünkü Asya sinestezik özellikleri olan farklı bir çocuk.

Sinestezi (duyum ikiliği), herhangi bir duyu uyarımının, bir başka duyu algılamasını tetiklemesi şeklinde açıklanabilir. Akal, kitabın sonunda bu konuda da bir not düşüyor. Sinestezik özelliklere sahip kişiler, duydukları sesleri görsele çeviriyor ya da gördüğü şeyleri seslere dönüştürerek algılıyor. Kısacası seslerin koklandığı, şekillerin tadıldığı ve renklerin duyulduğu bir mekanizma işliyor bu kişilerde. İşte bu farklı özelliği sayesinde sözcüklerin renklerini görebiliyor Asya. Öyle ki kimi insanların ağızlarından simsiyah sözcükler dökülebiliyor. Oysa Mete konuşmaya başladığında etrafa rengârenk cümleler saçılıyor, sözcükleri adeta renklerle dans ediyor. Kitap okumayı çok seviyor Mete ve bu nedenle dili iyi kullanabilen bir çocuk. Şayet Mete, yeni bir kitap okumuşsa Asya bunu şıp diye anlıyor. Çünkü “Kitap okuyanların sözcükleri çok renkli oluyor ama okumayanlarınki çok sıkıcı”. Her ne kadar Mete, –çoğu oğlan çocuğu gibi– kitap okuduğunu söylemeye çekinse de sözcükleri onu ele veriyor tabii ki. Ama gelin görün ki Mete, süper güçlerini keşfetme derdinde olduğu için apaçık ortada duran yeteneğinin, yani dili iyi kullanma becerisinin ayırdına varması pek kolay olmuyor.

Tabii tanışmanız gereken bir de Tuna var. Bütün sınıfı ilgilendiren bir defter Tuna’nın çantasında olmalı. Ancak defter kayıp. Dahası hırsızların elinde! Asya, Mete ve Tuna kayıp defteri bulmak üzere hırsızların izini sürüyor ve macera böylece başlıyor. Kayıp defterin başına gelenleri merak ediyorsanız hemen “Süper Çocuklar”ın peşine takılın derim…

Süper Çocuklar-1 Renk Delisi Aytül Akal Resimleyen: Yusuf Tansu Özel Tudem Yayınları, 112 sayfa

Süper Çocuklar-1 Renk Delisi
Aytül Akal
Resimleyen: Yusuf Tansu Özel
Tudem Yayınları, 112 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz