İyi Kitap

Ne yediğine dikkat et!

Yapı Kredi Yayınları’nın Gerçek Hayattan Hikâyeler dizisi, çocuklara farklı ve beklenmedik durumlarda nasıl davranmaları gerektiğine dair ipuçları veriyor.

Yazan: Gökçe Gökçeer

Sara’nın besin alerjisi, her sabah yediği kahvaltılık gevrek yerine fıstık ezmeli tost tercih etmesiyle ortaya çıkıyor. Yüzü şişiyor, elleri karıncalanıyor ve bir çocuğu fena halde korkutabilecek pek çok değişim yaşıyor Sara. Yapılan testler sonucu alerjisi olduğu netleştikten sonra, bununla nasıl ve ne yaparak yaşaması gerektiğini öğrenmeye başlıyor. Kitabın asıl anlatmak istediği de bu zaten. Bir çocuk, besin alerjisiyle nasıl yaşar? Bunu tam anlamıyla başarabilir mi? Sara için olduğu kadar ailenin diğer üyeleri için de zor günler böylece başlıyor.

“İmkânsız” diye bir şey yok!

Hayati tehlikesi olmasının yanında, bir çocuk için adapte olması ve dayanması çok zor bir süreç… İstediği şeyi yiyememek, yediklerine dikkat etmek zorunda kalmak, her ikram edilene hayır diyebilmek ve sürekli tetikte olmak bir yetişkin için bile güçken, bir çocuk için ne kadar imkânsıza yakın duran, sıkıcı ve moral bozucu bir durum. Ama Sara bütün engelleri yıkıyor. Tabii hikâyenin asıl kahramanı, ona her tür olanağı sağlayan, kızının hayatının kolaylaşması için elinden geleni ardına koymayan annesi. Kahraman anne, Sara’ya bu durumun hiç kolay olmadığını kabul ettiriyor önce. Öfkesi giderek artan ve morali bozulan Sara’ya öyle güzel çözümler sunuyor ki o da bu düzene alışıyor ve hiçbir şeyin sağlığından daha önemli olmadığını anlıyor.

Kitap sadece besin alerjisi olan çocuklar ve aileleri için kaleme alınmış olamaz şüphesiz. Besin alerjisi günümüzde bu kadar yaygınken, bununla yaşamak zorunda kalan arkadaşlarına destek olacak çocuklar ile onların ailelerine yardımcı olabilecek fikir sahibi ailelerin varlığı ihtimali bile insana iyi geliyor. Kitabın arkasında anne babalar ve eğitimciler için bilgi veren bir bölüm var. Bu bölümde hem besin alerjisinin ne olduğu, nasıl ortaya çıkabileceği, en çok hangi besinlerin alerjiye yol açtığı anlatılıyor. Yaşanabilecek olası duygusal travmalar ve uyum süreciyle ilgili bilgiler ve yönlendirmeler yol gösterici.

Sadece alerji mi derdimiz?

Bir çocuğun her sabah kahvaltılık gevrek veya fıstık ezmeli tost yemesi de en az besin alerjisi kadar tartışma konusu olmalı. Aynı zamanda Sara gibi sosisi çok sevmesi de… Beslenme veya sağlık uzmanı değilim ama bir çocuğun her sabah kahvaltılık gevrek ve sosis yememesi gerektiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabın orijinali Fransızca olduğu için kültür farkı sebebiyle bu konuya değinmek yersiz gelebilir. Ama çocuk, dünyanın her yerinde çocuktur. Türkiye’de de yaygınlaşan “gevrek” meselesi, ağzımızın tadını kaçırıyor. Gevrekle büyüyen çocuklar, ileride hazır gıda bağımlısı olup çıkıyor. Sonuç malum; kanserle mücadele! Bu yüzden, kitabın bir yerinden tutarken, başka yerlerinden ne yazık ki tutamıyorum.

Sara’ya Fındık Yok! Sylvie Louis Resimleyen: Romi Caron Türkçeleştiren: Yalçın Varnalı Yapı Kredi Yayınları, 28 sayfa

Sara’ya Fındık Yok!
Sylvie Louis
Resimleyen: Romi Caron
Türkçeleştiren: Yalçın Varnalı
Yapı Kredi Yayınları, 28 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1975 doğumlu Gökçe Gökçeer Ankara'da büyüdü, Hacettepe Üniversitesi'nde felsefe eğitimi aldı. Birçok yayınevi ve dergide, redaktör ve editör olarak çalıştı. Çocuk kitapları hakkında tanıtım ve eleştiri yazıları yazıyor, çocuklar için içerik hazırlıyor, seslendirme yapıyor. Birçok basılı ve dijital yayında yazıları yayımlanan Gökçeer, kendi blogu Bitmeyen Kitaplar'da da çocuk kitapları tanıtıyor, önerilerde bulunuyor. İstanbul'da yaşayan yazarın resimli bir çocuk kitabı serisi bulunuyor.

Yorum yaz