İyi Kitap

Fragouli’nin sözcüklerden döşeği

“Binalar ne kadar yüksek olursa olsun, büyüyemez. Nasıl yapıldıysa öyle kalır. Ağaçlar öyle mi ama? Ah, ağaçlar büyür. Onlar büyür!”.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Sözcükler ölçülü olduğunda, çok laf fakirlik, az laf bolluk berekettir.” Bu şahane cümle, Midillili yazar Fotini Fragouli’nin tatlı mı tatlı kitabı Denizdeki Zeytin Ağacı’nın son satırları olarak karşımıza çıkıyor. Fragouli, az lafla bolluk bereket dolu, insanı mutlu ve umutlu kılan, sarıp sarmalayan masallar anlatıyor bu ilk kitabında. Sözcüklerden yapılmış bir döşeğe uzanmaya çağırıyor herkesi.

Fragouli’nin masallarını okuyup bitirdiğimde bir çocuk gibi “lütfen, bir masal dahaaa” derken buldum kendimi. Çünkü Denizdeki Zeytin Ağacı kitabının “gerçeklere masalsı elbiseler giydiren ozanı” Fragouli, ölçülü sözcükleriyle, kısacık ama tadı damakta kalan masallar anlatıyor. Bu naif masallar, bende şöyle bir izlenim yarattı: Yazar Fragouli, tıpkı kitaptaki “Mitro ve Ay” başlıklı hikâyedeki küçük kız gibi “sonsuz sınırsız düşler kuran bir çocuk”. Belli ki Fragouli’nin içindeki çocuk, hâlâ dipdiri ve hayaller kurmaya devam ediyor. Bu masalların doğumunda, o içindeki çocuğun, yazara büyük destek olduğunu fark etmek hiç zor değil.

Fragouli’nin huzurlu bir uykuya dalmamızı sağlayan sözcükten döşeği; okaliptüslü, zeytin ağaçlı, koca çınarlı, kırlangıçlı, karatavuklu, denizli, balıklı, aylı, güneşli, yazlı, kışlı, nineli, torunlu masallar sunuyor. Şunu da mutlaka söylemeliyim: Ağaçları yok edenlere, arsızca koca koca binalar dikenlere de ölçülü sözcükler var bu masallarda. Hemen bir örnek vereyim: “Binalar ne kadar yüksek olursa olsun, büyüyemez. Nasıl yapıldıysa öyle kalır. Ağaçlar öyle mi ama? Ah, ağaçlar büyür. Onlar büyür!” Tıpkı “Okaliptüs” başlıklı hikâyede usul usul yükselen ve katları bir bir geçen ağaç gibi. “Ne mutlu ağaçları büyüten güneşe. Ne mutlu kuşları ağırlayan ağaçlara. Ne mutlu ağaçlarla komşu olan insanlara. Ne mutlu binayı geçen ağaca”. Öyle değil mi? Çocuklar gibi neredeyse hiç çaktırmadan büyüyen ağaçlar, onlarla konuşmasını da bilir üstelik. Tıpkı denizin içindeki zeytin ağacının Sotiri ile koca çınarın Evantiya ile konuşması gibi.

Kitabın resimleri de en az masalları kadar büyüleyici. Fragouli’nin gerçeklere giydirdiği masalsı elbiseleri, göze görünür kılan çizer Evi Tsaknia, siyah-beyaz çizgilerle öyle renklendirmiş ki kitabı! Bugüne dek birçok çocuk kitabı resimleyen Tsaknia, sadece bir kurşun kalemle adeta harikalar yaratmış. Çizgiler renkli olsa, bu kadar etkileyici olmazdı belki de.

Havadiskuşu denen masal kuşunun, sihirli bir biçimde yazar Fragouli’nin kalbine gizlediği masallar, büyük küçük herkesin yüreğini okşayacak türden. Fragouli’nin sözcüklerden yapılmış yumuşacık döşeğine ailece uzanın lütfen. İkram edilen on bir tane öyküye doyamayacaksınız. Kesin bilgi!

Denizdeki Zeytin Ağacı Fotini Fragouli Resimleyen: Evi Tsaknia Türkçeleştiren: Seda Kostik Kuraldışı Yayınları, 64 sayfa

Denizdeki Zeytin Ağacı
Fotini Fragouli
Resimleyen: Evi Tsaknia
Türkçeleştiren: Seda Kostik
Kuraldışı Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz