İyi Kitap

“Benim adım Jill ve çoğunlukla evde tek başıma sayılırım.”

Yazan: Sima Özkan Yıldırım

Evde tek başıma olmayı hiç sevmedim. Jill de sevmiyor olmalı, yoksa kendisini, “Benim adım Jill ve çoğunlukla evde tek başıma sayılırım,” diye tanıtmazdı, öyle değil mi? Aslında Jill şanslı bir çocuk; yürümeyi ve yüzmeyi öğrendiğinden beri her sabah, gün doğmadan dedesiyle balığa çıkıyor. Dedesi aksini söylese de onun en büyük oyun bahçesi deniz. En yakın arkadaşıyla da denizde tanışmasına şaşmamalı.

Jill, Pasifik Okyanusu’nun kıyısındaki küçük bir balıkçı köyü olan Opononi’de yaşıyor. Orada hiçbir zaman heyecan verici şeyler olmuyor. Yaz tatilinin ilk sabahı da diğerlerinden farklı değil. Ama o sabah balıktan dönerken Jill ile dedesinin karşılarına çıkan yavru bir yunusla ne Opononi bir daha eski Opononi oluyor ne o yaz sıkıcı bir yaz ne de Jill o yalnız Jill.

Jill ile dedesi koyun açıklarında balık tutarken meraklı mı meraklı, genç, dişi bir yunus, burnunu ve sırtındaki yüzgeci kaşımak için küreklerine sürtünüp duruyor. Jill olan biteni ailesine ve arkadaşlarına heyecanla anlatıyor ama başta herkes yunusun vahşi bir hayvan olduğu konusunda Jill’i uyarıyor. Hatta arkadaşı Jack, bunu balıkçı olan babasına anlatacağını ve babasının o yunusu yakalayıp bir sirke satacağını söylüyor. Ne var ki Jill, yunusun kendisine gösterdiği ilgiyle kendini özel hissedip yeniden balığa çıkmak ve onunla karşılaşmak için her sabahı iple çekiyor.

Daha denizdeki ikinci karşılaşmalarında, yunusla aralarında derin bir bağ kurulmaya başlıyor. Jill, yalnızlığına iyi gelen, kendi doğal hayatındaki evcil bir hayvana dönüşen yunusa, bir isim bile veriyor: Opo. Opononi’nin “Opo”su. Ancak yavru yunus Opo, başlarda köy halkı tarafından hoş karşılanmıyor, çünkü başta balıkçılar olmak üzere, onlara göre balıkları uzaklaştıran bir bela olarak görülüyor. Opononi, balıkçılıkla geçimini sağlayan bir köy ve balıkçıların ondan kurtulmak için yapmayacakları şey yok. Bu sırada, bir yandan da turistler Opononi’ye âdeta akın ediyor. Tabii ki Opo’yu görmek için. Köy artık turistik bir köye dönüşüyor ve bu en çok da Jill’in ailesinin kafesi Liman Kafe’ye yarıyor. Ne var ki Jill, Opo için çok endişeleniyor. Bazen arkadaşlarıyla bile paylaşmak istemediği en kıymetli oyun arkadaşına veda etmek pahasına, onun koydan uzaklaşmasını, bir sürüye katılarak başka denizlere gitmesi için kendi hayatını tehlikeye atıyor.

Annette Langen’in yazdığı, Betina Gotzen-Beek resimlediği ve Genç Osman Yavaş’ın Almanca aslından çevirdiği Arkadaşım Yunus, belki de kaybolmuş, yalnız bir yunusla küçük bir kasabadaki, küçük hayatından sıkılan bir kızın dostluğunun hikâyesi.

Arkadaşım Yunus Annette Langen Resimleyen: Betina Gotzen-Beek Türkçeleştiren: Genç Osman Yavaş Final Kültür Sanat Yayınları, 96 Sayfa

Arkadaşım Yunus
Annette Langen
Resimleyen: Betina Gotzen-Beek
Türkçeleştiren: Genç Osman Yavaş
Final Kültür Sanat Yayınları,
96 Sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz