İyi Kitap

Dinozorlar, 160 milyon yıl gezegenimizde takıldıktan sonra, biz gelmeden çok önce, sadece kemiklerini bırakıp gitmişler. Keşke görüşebilseydik, diye düşünüyor olabiliriz. Aklı başında bir dinozor kesinlikle dileğimize katılmazdı.

Yazan: Toprak Işık

Mavibulut Yayıncılığın ülkemiz okuruyla buluşturduğu dört kitaplık bir seri… “Hayvanlar Âleminden Şaşırtıcı Bilgiler”, serinin üst başlığı. Her kitabın kapağında yer alan “Çok Âlemsiniz!” göndermesi Türkçeleştirme sırasında eklenmişse çevirmen Acar Erdoğan’ı bulduğu güzel sözcük oyunu için tebrik etmeli. Orijinalleri Fransızca olan kitapları, Alain M. Bergson, Michel Quintin ve çizer Sampar birlikte hazırlamışlar.
Kapaklarda hoş bir slogan var: %100 bilimsel, %200 komik… Gerçekten de komik kitaplar bunlar. Ayrıca okunmaları çok rahat ve keyifli. Her birini birkaç saatte bitirebilirsiniz ama ağırdan alsanız iyi olur; çünkü bir sürü hoş ayrıntı içeren çizimler, görülüp gülünmekten öte incelenip çözümlenecek kalitede. Dinozorlar, yılanlar, köpekbalıkları ve kaplanlar… Her biri için bir kitap…
Dinozorlar, 160 milyon yıl gezegenimizde takıldıktan sonra, biz gelmeden çok önce, sadece kemiklerini bırakıp gitmişler. Keşke görüşebilseydik, diye düşünüyor olabiliriz. Aklı başında bir dinozor kesinlikle dileğimize katılmazdı. Dünya üzerindeki diğer canlıları ve hatta cansızları tüketmek konusunda müthiş beceriye sahip bir canlı türüyle tanışmayı niye istesinler ki? En küçük dinozor olma şerefine sahip tavuk boyutlarındaki Compsognathus, buluşmamızdan kesin zararlı çıkardı. Beş katlı bir apartman boyunda ve yirmi beş fil ağırlığındaki Ultrasaurus’a bile hayatı zehir etmenin yolunu mutlaka bulurduk.
Kaplanlar, köpekbalıkları ve yılanlar… İnsan, kitapta bile onları eline alınca tedirgin olabilir. Oysa onların, insan eline düşünce tedirgin olmak için çok daha fazla nedenleri var. Müsabakaların sonuçlarına bir bakalım: Islak köşede “jaws”ın soydaşı köpek balıkları… Bu vahşi yaratığın ağzında üç bin adet diş bulunabiliyor. Hayatı boyunca ortalama otuz bin diş kullanıyor. Her yıl yaklaşık 63 adet, insana yönelik köpek balığı saldırısı gerçekleşiyor ve bunlardan on kadarı ölümle sonuçlanıyor. Şimdi bir de kuru köşeye sığamayan, klasik müzikle duygulanan, uzaya uzanan, okyanusların dibine dalan insanın sabıka kaydına bakalım: Saatte 11.000, yılda ise yaklaşık 100 milyon köpek balığı öldürüyor. Elbetteki bu cinayetlerin hiçbirinde dişlerini kullanmıyor; çünkü vahşi değil.
Kaplanlar ve yılanlar için de geçerli aynı durum. Yani onları da ısırmıyoruz ama soylarını tüketecek bir hızla öldürmeyi başarıyoruz.
Kaplanlar sadece artistlik olsun diye kükremiyorlarmış. Çıkardıkları o tüyler ürpertici sesin, avlarını korkutmak ve hatta felç etmek gibi bir işlevi de varmış. 3 kilometre öteden duyulabilen bu kükremelerin gerisinde başarısızlıktan duyulan öfkenin de payı olmalı. Her 20 saldırıdan ancak birinde sonuç alabiliyorlarmış. Neyse ki çoğu kaplan haftada tek öğün yiyormuş. Tabii bir lokma bir kürkle yetinerek yaşadıklarını düşünmeden önce, o öğünde 30 ila 50 kilo eti mideye indirdiklerini de dikkate almalı.
“Bir ye, pir ye!” diyetini yılanlar hepten abartıyor. Sıkı bir öğünden sonra 2 yıl ağzına lokma koymayanları var. Bu soğukkanlı katiller sadece etle besleniyorlar ve “Yanına yeşillik falan da katayım, vitamin olsun,” demiyorlar.
Köpekbalıkları da sofraya sık oturanlardan değiller. Bir ay hiç yemeden durabiliyorlar. Üstelik batmamak için sürekli yüzmek zorunda oldukları halde… Diğer balıkların vücutlarında bulunan ve dibe oturmamalarını sağlayan hava dolu yüzme keseleri köpekbalıklarında yok.
Yılanları genellikle dili dışarıda biliriz, değil mi? Bunu kesinlikle avlarını kızdırmak için yapmıyorlarmış. Onların kokusunu almakmış amaçları. Dışarıdaki dilleriyle, havadaki koku partiküllerini yakalayarak yemeklerini buluyorlarmış.
Koku alma konusunda, köpekbalıkları da hiç fena değiller. Birkaç damla kanın kokusunu kilometrelerce öteden alabiliyorlar. Üstelik sağ ve sol burun deliklerine gelen kokuları karşılaştırarak kaynağın yerini de saptayabiliyorlar.
Bilgilerin kalanları kitaplarda. Eğlenmek ve öğrenmek garanti. Daha ne olsun? Okumalı, emeği geçenlere teşekkür etmeli. Bu arada unutmadan; seriyi yetişkinler de okuyabilirler. Üstelik içlerindeki çocuğu öldürmemiş olma koşulu da yok. İçlerinin geçmemiş olması yeterli.

Hayvanlar Âleminden Şaşırtıcı Bilgiler: Çok Âlemsiniz - Yılanlar Çok Âlemsiniz - Köpekbalıkları Çok Âlemsiniz - Kaplanlar Çok Âlemsiniz - Dinozorlar Alain M. Bergeron Michel Quintin & Sampar Resimleyen: Sampar Türkçeleştiren: Acar Erdoğan Mavibulut Yayınları, 64 sayfa

Hayvanlar Âleminden Şaşırtıcı Bilgiler: Çok Âlemsiniz – Yılanlar
Çok Âlemsiniz – Köpekbalıkları
Çok Âlemsiniz – Kaplanlar
Çok Âlemsiniz – Dinozorlar
Alain M. Bergeron
Michel Quintin & Sampar
Resimleyen: Sampar
Türkçeleştiren: Acar Erdoğan
Mavibulut Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz