İyi Kitap

Kaptan Zehir, tanımlayamadığımız bir kibarlık yaklaşıyor!

Kimi zaman hazine, sandığın içinde gizlenmiş olan değil de ona giden yolun ta kendisidir.

Yazan: Hazal Çamur

Korsan dediğin amansızdır. Eser, gürler, tayfasını ip gibi sıraya dizer. Korsanlar korkunçtur aynı zamanda. Onlara karşı gelmek ölümdür. Ama aynı korsanların yalnız olabileceği hiç aklınıza geldi mi? Hatta bu yalnızlığın bile farkına varamadıklarını söylesem?
Eşek Zehir Reis, bize bir ufak “teşekkür”ün ne denli büyük değişikler yapabileceğinin bir göstergesi. Bu 7 yaş ve üzerine hitap eden eserin “üzeri” kısmı aslında tam da biz yetişkinler oluyoruz. Zehir Reis’in öfkeli ve kimi zaman kırıcı tavırları bir korsandan beklenen davranışlar olsa da gündelik hayatın deviniminde biz de bir korsan olup çıkıyoruz. Oysa bir ufak kibar söz, bir tutam güzel kelime ağzımızdan çıksa hem kendimiz hem de karşımızdakiler için günün ta kendisi öyle farklı bir hâle gelecek ki…
Belçikalı yazar ve çizer Quentin Gréban bize pelüş hayvanlara benzer, görsel açıdan harika şekilde tasarlanmış Zehir Reis ve tayfasının kısa bir macerasını anlatıyor. Ancak her biri birbirinden sevimli olsa da maalesef eşek Zehir Reis haricindekiler neredeyse hiç mi hiç konuşmuyor. Yalnızca güzel tasarımlar ve gülümseten çizimler olarak kalıyorlar kitabın kıyısında. Yan karakterler olmayı başaramıyor, göze hoş gelen çizgiler hâlinde kurguda yutuluyorlar. Zehir Reis ise kafasına koyduğu Hazine Adasına ulaşma derdinde ve bu sırada önüne çıkan herkese karşı kırıcı olmaya kararlı. Fakat falcı bir keçinin ona yolu tarif edişi ve ardından o malum hazinenin bekçisi olan tatlı beyaz kedi işleri alt üst ediyor. Çünkü araya araya bir hâl olduğu o hazine sandığını açabilmek için, bekçi kedinin de söylediği gibi, kibar bir söz söylemeli. Peki, Zehir Reis bunu başarabilecek mi? Eh, önce bekçi beyaz kediyi gemisine almalı ve kedinin öğretmenliğinde kibar olmak üzerine çaba göstermeli.
Bazen hazineler kazıla kazıla yorgun düşülüp, ulaşıma bir kürek vuruşu kala geride bırakılanlardır. Bazen hazinenin ta kendisi vazgeçebilmektir. Ama kimi zaman o malum hazine, sandığın içinde gizlenmiş olan değil de ona giden yolun ta kendisidir. İşte Zehir Reis ve bekçi sevimli beyaz kedi bize şu soruyu sorduruyor: Hazine sandığı mı daha değerli, yoksa bu süreçte edinilen dostluklar mı?
Zehir Reis, özgün adı olan Zéphir ile ses benzerliği nedeniyle hem Türkçe hem de bir korsana uygun bir isim seçilerek güzel bir Türkçeleştirmeye örnek olmuş. Okura ayna tutup özeleştiri yapmasına yardımcı olduğu gibi, teşvik de ediyor. Belki bizler yalnızlığımızın farkında bile değiliz, oysa bir küçük kibar sözle her şeyi değiştirmek mümkün.

Zehir Reis Yazan ve Resimleyen: Quentin Gréban Türkçeleştiren: Ömer Erduran Remzi Kitabevi, 32 sayfa

Zehir Reis
Yazan ve Resimleyen:
Quentin Gréban
Türkçeleştiren: Ömer Erduran
Remzi Kitabevi, 32 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1989 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği okudu. 2009 yılında Kayıp Rıhtım ailesine katıldı ve o zamandan bu yana Kayıp Rıhtım'ın Genel Yayın Editörü olarak yer alıyor. Burada kurgu edebiyatı üzerine incelemeler yazıyor, projeler üretiyor, amatör çeviriler yapıyor ve diğer yazarlara editörlük ediyor. 5 yıldır "Kahramanın Yol Türküsü" adlı online radyo programını sürdürüyor. Aynı zamanda, Oyungezer Dergi ve İyi Kitap ailesinin bir parçası. Çeşitli gazetelerin kitap eklerinde de yazıları yayımlanıyor. Bunların yanı sıra, 2012 yılından beri bilgisayar mühendisi olarak çalışmayı sürdürüyor.

Yorum yaz