İyi Kitap

“Ne yani, ne diye ekmeğime sebep oluyorsun? Yani çocuk diye. Ne yani! Ben herkeslerden çok çalışırım.

Yazan: Mehmet Erkurt

… diye sinirlendi Mustafa. Bir kışkışla uzaklaştırılmayı, küçümsenmeyi, sırf çocuk olduğu için yok sayılmayı kabul etmemişti. Edebiyatın çınarlarından Yaşar Kemal ise onun bu cümleyi kurmasını muhakkak önemsemişti.
Yaşar Kemal ve çocuk, belki de edebiyatımızdaki en özel, en duyarlı, üzerinde etraflıca ve -aslında- keyifle konuşulası buluşmalardan biri. Onun çocuk edebiyatına bakışı üzerine yüzeyselliğe kurban gitmiş pek çok tartışma yapıldı. Usta yazarın 1975’te Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği “Çocuklar İnsandır” başlıklı röportajda, “Çocuk edebiyatına ben inanmıyorum,” cümlesini bir kısım yadırgadı, bir kısım da kendi “demiştim ben”lerine mesnet olarak yorumladı. Oysa amacı, tam da çocuğun nitelikli edebiyatla buluşma hakkını savunmaktı. Bugün bunu, Yapı Kredi Yayınlarının (YKY) Doğan Kardeş serisinde yeniden kitaplaşmış bir Yaşar Kemal öyküsüyle anmak mutluluk verici.
YKY, Ocak 2016’da Doğan Kardeş’in 700. kitabı olarak yayımladığı Kalemler’den sonra ikinci bir Yaşar Kemal öyküsüyle buluşturuyor çocukları. Yine Sedat Girgin’in özgün desenleriyle ve yazarın kendi noktalama tercihlerini aktaran bir tıpkıbasımla. Bu kez, usta yazarın Sarı Sıcak kitabından alınmış “Beyaz Pantolon” adlı öyküsüne dalıyor ve tuğla ocağından yayılan cehennemi sıcağın karşısında buluyoruz kendimizi. Ayakkabı tamircisinin çırağı Mustafa’nın hayali, güzel mi güzel bir beyaz pantolona kavuşmak. Anasıyla kıt kanaat yaşasalar da Mustafa’yı ayakta tutar bu pantolonun ve o pantolonla kızların hayran bakışları altında köprüden geçebilecek olmanın hayali. Derken ummadığı fırsat doğar ve tuğla ocağının sahibi Hasan Bey’den ona bir iş teklifi gelir. Yapması gereken, üç gün üç gece boyunca ocağı canlı tutmakta Cumali’ye yardım etmek. Dile kolay! Kısacık uykuları nöbetleşe uyumak, havanın sıcağına eşlik eden tuğla ocağının aleviyle yüz yüze oturmak, o alevi sürekli beslemek… Mustafa’nın önünde üç günlük bir mücadele var. Ama anlaşılan o ki bu mücadeleyi yalnızca zorlu bir işi başarmak için değil, hem sefaletin hem de erdemsizliğin belirlediği kurallarla önünde duvar gibi dikilen yetişkinler dünyasında nasıl var olabileceğini anlamak için de verecek. Şaşırarak, direnerek, gerektiğinde hüsranı da tadarak ve “insan var, insan var”ı görerek…
Beyaz Pantolon, Yaşar Kemal’in belki de yetişkinler dünyası ile çocuk arasındaki ilişkiyi farklı açılardan ele aldığı en etkileyici öykülerden biri. Usta yazarın çocuğa nasıl bir kavrayış ve merhametle yaklaştığını bu öyküde tüm berraklığıyla görüyoruz. Tümden romantik bir çocuk tanımını reddetse de insanı yıpratıp eriten sefalet gerçeğine sevgiyi ve sağduyuyu ekleyecek kadar elzem, hayati, hatta “gerçekçi” bir romantizmi çocuğa çok görmeyen Yaşar Kemal, yaşadığı çocukluk kadar o çocukluktan yetişkinliğe uzanan dönemde gözlemlediği çocuğun dünyasını da çok iyi tanıyor. Aynı söyleşide, “Yine çocukları küçümseyerek, çocuk sayarak dünyada bir çocuk edebiyatı doğmuştur. Elbet içlerinde ilginçleri, şaheserleri de var. Yetişmemden dolayı vardığım sonuçlara göre çocuk edebiyatı diye bir şey yoktur halkta,” demesi de bir edebi türü yok saymaktan ziyade çocuğa ve çocuğun içine doğduğu bağlam içindeki mücadelesine nasıl bir saygıyla yaklaştığının, o çocuğa nitelikli edebiyatı hak gördüğünün ifadesi.
Yoksulluk içindeki insanın, yeri geldiğinde erdemlerine ne şekilde sahip çıkabileceği, şefkatini hangi noktalarda gösterebileceği, sefaleti kader gibi görürken davranışları üzerinde nasıl bir iradeye sahip olabileceği üzerine okuru düşündüren bu öyküde de ustanın doğaya ve insana bakışı yine şamanvari bir derinlikle çıkar ortaya: “Güneyde Akdenizin üstündeki ak bulutlar top top yükselince bil ki Akdenizden serin, ıslak bir yel esecek, sıcaktan pişmiş insanları ıslak bir havlu serinliğiyle salacaktır…”
Doğan Kardeş’in Nezihe Meriç, Sabahattin Ali, Selçuk Baran, Yusuf Atılgan gibi ustalardan seçilmiş öyküleri özgün desenler ve özenli bir tasarımla yeniden kitaplaştırdığı bu dizi, çocukları edebiyatın ustalarıyla -okuruna karşı görece samimi olduğunu düşündüğüm seçimler dâhilinde- buluşturan, çocuğu hikâye türüne yakınlaştıracak nitelikli bir koleksiyon.

eyaz Pantolon Yaşar Kemal Resimleyen: Mert Tugen Yapı Kredi Yayınları, 56 sayfa

Beyaz Pantolon
Yaşar Kemal
Resimleyen: Mert Tugen
Yapı Kredi Yayınları, 56 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

1983’te İstanbul’da doğdu. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ardından, Günışığı Kitaplığı’nda, basınla ilişkiler, sosyal medya ve tanıtım içerikleri üzerine yoğunlaştıktan sonra, yayınevinin gençlik kitapları markası ON8’in editörlüğünü üstlendi. Fransızca’dan roman çevirileri yaptı. Bugün, yayıncılığa Can Çocuk’ta editör olarak devam ediyor ve Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde yıllardır geciktirdiği yüksek lisans tezini yazıyor. Çevirmenliği sürdürürken, sivil toplum çalışmalarından da kopmamaya çalışıyor. Kitaplar üzerine yazsa da, en çok okumayı tercih ediyor.

Yorum yaz