İyi Kitap

Genç okurların soru sormasını sağlayacak yapısıyla kitap, sadece okunmak için değil birlikte tartışılmak için de önemli bir kaynak niteliğinde.

Yazan: Özlem Toprak

Nereye baksak soru işaretleri görürüz çoğu zaman. Ne duysak, ‘Yaaaa?’ demekten alamayız kendimizi.
Okuduklarımız, ‘Acaba?’ dedirtir bize. (!) ve (?) işaretlerinin zihnimize hücum etmesine engel olamayız… Hiçbir şey sanıldığı gibi değildir çünkü. Söylendiği, duyulduğu, hatta görüldüğü gibi de değildir. Merak böceği olmak istememizin bir nedeni de budur,” diyerek başlıyor Uçankuş’un haber macerası. İşin kitabını yazdıracak cinsten bir haber macerası hem de bu!
İşin aslı nedir? Ne çok düşünür ne çok sorar olduk kendimize bunu. Gördüğüne, duyduğuna hatta yaşadığına inanmayıp işin aslını düşündüren zamanlardan geçiyoruz. Hani öyle hep yalan dolan varmış, hep bir dolap çevriliyormuş, bir kandırmacanın içindeymişsin hissiyatı. Yani işin aslı bu değil duygusu, inanmazlığı, güvensizliği…
İşin aslına ulaşmanın zorluğu da var. Sis bulutu içindedir sanki gerçek. Aralamak, görmek, bulmak epey çaba ister. Göze almak ister. “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir”den çıkarsın yola ve buradan git gidebildiğin yere kadar. Dipsiz kuyu… Çok emektir göze almak, araştırmak, üstelemek. Gördüğün gerçeği kabul edebilmek. Gereğini yapabilmek.
Siyasete ve medyaya gönderme
İşte tüm bu duygularla içinden geçtiği dönemin düşündürdüklerini çocuklara, çocuk algısına uygun anlatma gayretine girişmiş Süleyman Bulut son kitabı Uçankuş’tan Al Haberi’nde. Başlığından karakterlerin isimlerine kadar göndermeleri bol bir kitap. Yeşil Orman’ın yeni kralı Kralkork’un başına gelenleri ve bunu haber yapan haberci Uçankuş’un yaşadıklarını anlatan kitap, çocuk edebiyatı sınırları içerisinde günümüzün sıkça tartışılan iktidar-medya ilişkilerinin yanı sıra gerçek ile yalan arasındaki o zorlu mücadeleyi de gündeme getiriyor. Bu açıdan bakıldığında, kitabın yetişkinlere de diyeceği çok şey var.
Anı, öykü ve romanlarıyla çocuk edebiyatında önemli bir yeri olan Süleyman Bulut’un, Can Çocuk Yayınları etiketiyle çıkan son çocuk romanı Uçankuş’tan Al Haberi, muzip bir dille yazılmış, hızlı akan bir kitap. Kimi yerde konu belli tekrarlara girse de özellikle KralKork’un danışmanları rolündeki TilkiTi ve ÇakalÇak’ın da hikâyeye dâhil oluşuyla sürükleyiciliğini koruyor. Ancak yine de hikâyenin bazı yerlerinde güncel hayata yapılan atıflar çocuk algısının sınırlarını fazla zorlayan bir hâl de alabiliyor. Bu noktada imdada Sedat Girgin’in renkli, özgün çizimleri yetişiyor ve kitap yeniden çocuk edebiyatı formatına bürünüyor.
Olayların merkezindeki Yeşilyurt Ormanları’nın yeni lideri Aslan KralKork, bizzat Yeşilyurt sakinleri tarafından paralanmıştır. Bu beklenmedik ve özel haberin peşine düşen Uçankuş’u ise siyaset dünyasının ifşasını arzu etmediği gerçekleri perdelemek konusundaki kadim bilgisi karşısında zorlu bir sınav beklemektedir.
Bir fermanın satır aralarında
Uçankuş’tan Al Haberi, ele aldığı konu uyarınca haber ve yazı diline, dahası siyaset diline dair örnekler sergileyerek genç okurlara yazının türlü işlev ve yüzlerini de gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında KralKork’un beyanı, her şeyi kendi tekelinde toplamaya çalışan bir hükümdarın esas yaşananları gerekçelendiren ve had bildiren üslubuyla dikkat çekiyor: “Arada saygısızlık yapanlar, beni devirmek isteyenler, tahtımda gözü olanlar, benim Yeşilyurt halkıyla buluşmamı engellemek isteyenler de oldu. Bunlar kendini bilmez bazı marjinal köktenayaklılardı… Beeen, Aslan KralKork! Kimse bana saldıramaz, saldırmayı düşünemez, aklından dahi geçiremez. Benim için iddia edilenlerin hepsi yalandır! Kuyruklu yalandır! Katmerli yalandır! Yalan dolandır! Külliyen yalandır! Kuru sıkıdır! Masaldır! Hikâyedir! Mavaldır! Martavaldır!..”
Maceranın devamında
Elimizdeki kitap aslında Süleyman Bulut’un yarattığı KralKork karakterinin ikinci macerası niteliğinde. Okurları kendisini, Aslan Kral Kork başlıklı ilk kitaptan da hatırlayacaklar. Aslan KralKork’a, o kitapta kendisinin “kırk gözlü, kırk kulaklı, kırk pençeli” olmadığını gören orman halkı tarafından ilk ders verilmişti. Bu macerada ise Uçankuş’la birlikte gerçeğin, şu “işin aslı”nın peşindeyiz. Gel gör ki gerçek dediğin Kaf Dağı’nın öte yanında. Ancak hazır olan gözler onu görebilir, işitmek isteyenler onu duyabilir. Bir de gerçek ancak olduğu haliyle kaydedildiğinde, öğrenilebilen bir şey.
Aslan KralKork’un yegâne korktuğu şey olan gerçek, bütün bu inkârlara, maskeleme gayretlerine karşın elbet mutlaka ortaya çıkar. Çünkü siyaset, aynı zamanda çıkar çatışmasına gidildiğinde insanların birbirini ele verdiği bir alan.
İşte çocuklara ahlâk, hakikat, bağ, çaba, riya gibi pek çok konuyu aktaran Süleyman Bulut, yarattığı alegori dünyasıyla adeta Lafontaine masallarında olduğu üzere yaşadığımız çağa, dünyaya ve hatta doğrudan ülkeye de önemli göndermelerde bulunuyor. Genç okurların soru sormasını sağlayacak yapısıyla kitap, sadece okunmak için değil birlikte tartışılmak için de önemli bir kaynak niteliğinde. Kim bilir belki de yazar okurlarından tam da böylesi bir sorgulama beklemektedir. Ne de olsa buzdağının üstündeki kısım görünür çoğu zaman. Oysa asıl öz, çok derinlerdedir. Ortaya çıktığı noktada da bütün resmi değiştirecektir.
Bu kitap “Var mısınız gerçeği bilmeye?” diye soruyor okurlarına. Gerisi birlikte çıkılacak bir macera. Yeter ki sormaya ve yanıtlamaya hazır olalım.

Uçankuş’tan Al Haberi Süleyman Bulut Resimleyen: Sedat Girgin Can Çocuk Yayınları, 128 sayfa

Uçankuş’tan Al Haberi
Süleyman Bulut
Resimleyen: Sedat Girgin
Can Çocuk Yayınları, 128 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz