İyi Kitap

Çekirge bu defa acayip sıçrıyor!

Börtü Böcek Güncesi; çocuk, yetişkin, bitki ve böceğin istenirse uyum içinde yaşayabileceğini gösteren ama bugünün gerçeklerinden, bugünün yaşam pratiklerinden de haberdar olan bir hikâye anlatıyor.

Yazan: Sema Aslan

Üzerinde titizlikle çalışılmış, ders verir sesinden uzak ama kesinlikle öğretici bir kitap, Börtü Böcek Güncesi. Böcekbilimci olmaya karar vermiş on iki yaşında bir erkek çocuğunun böceklerle macerasının anlatıldığı hikâye boyunca okur, hem böcekler hakkında ilginç pek çok şey öğreniyor hem de alışık olduğumuz kodların belki de uzağında, bambaşka bir aileyle tanışıyor. Bu aile, doğayı seven, onun korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını destekleyen ve doğayı kendi rutin hayatları içinde gündemleştiren ebeveynlerce kurulmuş. Elbette bugün artık doğal çevrenin ve canlı türlerinin korunması bilinci ailelerde giderek artıyor ancak Çekirge’nin ailesi (kahramanımızın adı, aslında lakabı bu) onu yüreklendiriyor ve konuya en az onunki kadar tutkuyla yaklaşıyor. Bir biyoloji öğretmeni olan babanın varlığı, zaten böcekbilimci olmak isteyen roman kahramanımızın en büyük avantajı. Annenin ve halanın da çiçek – böcekle haşır neşir halleri, bütün hikâyede bir uyum yaratıyor.
Şiirsel Taş, temel malzemenin çok iyi araştırıldığı her halinden belli olan romanında, yığınla bilimsel bilgi aktarıyor ancak bu bilgilerin hemen hepsini Çekirge’ye söyletiyor. Dolayısıyla, çok meraklı bir çocuğun, kimi masa başındaki okumalarını kimi doğrudan doğruya doğa içindeki gözlemlerini yazdığı güncesinden öğrendiklerimiz, hikâyenin ritmi içinde akıyor ve hatta çoğu zaman aksiyonu ve merakı artırıyor.
Çekirge bir gün ileride ne olmak istediğine karar verir: Böcekbilimci ve yazar. Bu iki mesleği aynı anda tecrübe etmeye karar verince de ortaya “Börtü Böcek Güncesi” çıkar. 1 Nisan günü, şaka gibi bir kararla, aslında yazmayı hiç sevmeyen bir çocuk olmasına karşın, yazmaya başlar. Çekirge, güncesine eylül ayına kadar sistemli bir şekilde yazmayı sürdürür ve en nihayetinde birinci güncesinin bittiğini söyleyerek, yazmayı sürdüreceğinin de ipucunu verir.
Çekirge’nin güncesi bize hem kendi yaşıtı çocukları hem de böcekleri tanıma fırsatı veriyor. Mesela çocukların genelde böceklerden uzak ve hatta onlardan korkan tavırlar içinde olduğunu gösteriyor. Elbette her birinin farklı şeylere ilgisi var, Çekirge gibi böceklere tutkuyla yaklaşmalarını beklemek gerçekçi olmaz. Ama yazar, yerinde gözlemler ve abartısız saptamalarla diğer canlı türleriyle aramıza koyduğumuz mesafeyi de gözler önüne seriyor. Bununla birlikte yetişkin karakterleri aracılığıyla da diğer canlı türlerinin yaşadığımız dünyayı ve hayatı anlamada ne büyük yardımları olabileceğini de tatlı tatlı anlatıyor. Anne, baba ve hala her eve lazım karakterler olarak çizildiğinden belki, böyle bu. Çekirge’ye güncesi için bir defter veren bizzat babasıdır. Anne, istediğinde çok yaratıcı olabilen bir kadındır. Mesela Çekirge’nin bir akrebe dokunduğunu öğrendiğinde sinirlenir; Çekirge akrebin zaten ölü olduğunu söyleyince de nefesini tutarak öylece durur ve “Bir hayvanın hareket etmemesi onun ölü olduğu anlamına gelmez. (…) Bak ben de hiç hareket etmiyorum ama gördüğün gibi ölü değilim” der. Anne her fırsatta bilimsel bilginin sahip olması gereken niteliklerin altını çizen ve yine de sıkıcı olmamayı becerebilen kanlı canlı bir karakter. Hala, bitkiler konusunda ciddi bir birikimi olan, “doğalcı” bir eczacı.
Ama bir de Bay Pi’den söz etmeli. Yine alışageldiğimiz “tip”lerin dışında bir yetişkin profili var karşımızda. Bay Pi, Çekirge’nin okulundaki matematik öğretmenidir. Çekirge ile aralarında çok erken ve çok doğallıkla bir bağ oluşur. Bunda Bay Pi’nin dünya algısının etkisi büyüktür. Çünkü Bay Pi, öğrencileri kadar meraklı, öğrencileri kadar oyunbaz ve onlarla göz mesafesinde ilişki kurmayı bilen, onların ilgisini çekmekte usta olan bir öğretmendir. Geometri dersini böcekleri kullanarak anlatabilen biridir mesela. Çekirge bir gün matematik dersindeyken kendini alamayıp heyecanla evlerindeki örümcek ve karınca karşılaşmasını anlatırken Bay Pi, Çekirge’yi konuyu sınıfa da açmaya davet ediyor ve olanlar oluyor. Çekirge’nin konuşması bitince tahtaya bir örümcek ağı çiziliyor ve bu ağın üzerindeki bazı açıların sayısal değerleri veriliyor. Bay Pi, öğrencilerinden verilmeyen açıların değerlerini bulmalarını istiyor. Bir başka seferinde yine Bay Pi sınıfa bir arı kovanı getirerek geometri dersini sürdürüyor. Çekirge’ye origamiyle kâğıttan bir çekirge yapıp armağan ederken en az bir çocuk kadar hevesli olabiliyor.
Börtü Böcek Güncesi; çocuk, yetişkin, bitki ve böceğin istenirse uyum içinde yaşayabileceğini gösteren ama bugünün gerçeklerinden, bugünün yaşam pratiklerinden de haberdar olan bir hikâye anlatıyor. Doğayı bunca seven anne ve baba, aşırı sıcaklar nedeniyle –tüm çekincelerine rağmen klima taktırmaya karar verebiliyor mesela. Yani başka galaksilerden gelmiş yabancı varlıklar gibi değiller kitabın içinde. Belki sadece başka bakış açılarına sahipler.
Son olarak, gayet güncel bir kitap olmakla birlikte çok geniş bir zamanın kitabı olarak da kabul edebiliriz Börtü Böcek Güncesi’ni. Kyoto Protokolü’nü, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı sonuçları, arı nüfusunun giderek azalmasını vs. anlatması bağlamında güncel; bilimsel bir araştırmanın nasıl yapılabileceğini örneklemesi, karakteri aracılığıyla bir bilimsel araştırmanın muhtemel sorularını ve yöntemlerini örneklemesi bağlamında da geniş bir zamana yayılabilecek ve ufuk açabilecek bir kitap.

Börtü Böcek Güncesi Şiirsel Taş Resimleyen: Gökçe Akgül Redhouse Kidz Yayınları, 160 sayfa

Börtü Böcek Güncesi
Şiirsel Taş
Resimleyen: Gökçe Akgül
Redhouse Kidz Yayınları, 160 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1978 Berlin doğumlu. Sosyoloji ve iletişim okudu, gazetecilik yaptı. “Benim Kitaplarım / 35 İsim 35 Kütüphane” (Doğan Kitap) ve “Kozalak” (İletişim Yayınları) isimli iki kitabı bulunmakta.

Yorum yaz