İyi Kitap

Sağlıklı yaşam için günde üç öğün kitap, tilki hakkıdır!

Yemek yemeden, su içmeden yaşayamayan insan, örneğin kitap okumadan yaşayabilir mi? Günlük kalori ihtiyacı 1500-2500 kilokaloriyse, acaba kültür ihtiyacı kaç kilokitaba denk düşer? Eğer siz de kitapsız bir yaşamı düşünemeyenlerdenseniz Alman yazar Franziska Biermann’ın sevimli kahramanı küçük Bay Tilki’yle mutlaka tanışmak isteyeceksiniz.

Yazan: Nuray Gönülşen

Kitapsever Bay Tilki ile Bay Tilki ve Kırmızı İp bir elmanın iki yarısı gibi, bir dizinin iki kitabı. Okuma açlığı çeken küçük Bay Tilki’nin, masallardaki gibi mutlu sonla biten ilk hikâyesinin nihayete erdiği yerde, ikinci kitap, Bay Tilki’nin beline dolanan kırmızı iple heyecanlı ve eğlenceli yeni bir macera sunuyor. Biermann, sıra dışı karakteri küçük Bay Tilki’nin yeni maceralarını yazmayı sürdürecek mi bilemeyiz, ama bu iki kitabı sıcak bir başlangıç olarak zevkle mideye indirebiliriz.
Yazar sağlıklı ve mutlu bir yaşam için günlük “kilokitap” ihtiyacını hesaplamamış belki ama günde en az üç öğünle hem kültür ihtiyacını hem de açlığını kendine özgü bir yöntemle doyuran bir kitap tilkisi yaratmış. Bu tilki okuyup bitirdiği her kitabı, üstüne bir tutam tuz ve biraz karabiber serperek iştahla mideye indiriyor. Biermann’ın yazıp çizimleriyle can verdiği Küçük Bay Tilki’nin bir kitapsever, bir kitap yiyici, bir kitap hırsızı, bir yazar, takip ustası bir süper kahraman olarak tüm maceralarını iki ayrı kitapta okuyup görebiliyor ve bizzat “o” olup yaşıyorsunuz.
Bir bütün olarak iki kitap; kitap okurları ve yazarlarıyla, yayıncıları ve kütüphanecileriyle kitap etrafında dönen bir dünya kuruyor. Hayatı boyunca okuma/beslenme açlığı çeken, guruldayan mideyle uyumak zorunda kaldığı gecelerde 600 sayfalık jambon romanlarla kendine ziyafet çeken, karnını doyurabilmek için atık kâğıt kutularını yağmalayan, en umutsuz kaldığı anda başına geçirdiği bereyle kitabevi soyan, hapislere düşen, tecritte okumama cezasına çarptırılan ve en sonunda okuduğu kitaplardan biriktirdiği, öğrendiği bilgiler ve deneyimlerle açlıktan ölmemek için kendi ağız tadına uygun hikâyeler yazmaya başlayan Bay Tilki, yazdığı heyecanlı hikâyelerle çok okunan polisiye romanların şöhretli ve zengin yazarı oluyor. Her kitapseverin başına gelmesini dileyebileceğimiz bu güzel sona rağmen, kitapları seven her okurun bu mutlu sona erişemediği de bir gerçek. İşte bu yüzden kitap bittiği yerden yeniden başlıyor ve okur bu kez ünlü bir yazar olan Bay Tilki’den iyi bir yazar olmanın inceliklerini öğreniyor. Her yazarın bir yeraltı dünyası vardır ve Bay Tilki ikinci kitapta okura fikir hazinesini topladığı bodrumunda bolca keşif yapabileceği, eğlenceli bir serüven armağan ediyor. Aynı zamanda “Çok kitap okuyan kitap da yazar” klişesi de sürpriz bir şekilde hikâyenin sonunda ortaya çıkan, okurun çok yakından tanıyabileceği yeni bir karakterle kırılıyor.
Edebiyat tarihinde ünlü olup da birbirinin kitaplarını hiç okumamış yazarlar olduğu biliniyorken, kitabın önsözünde Bay Tilki’ye atfen yazılan “özellikle kendi kitaplarından büyük tat aldığı için dünyanın en ünlü yazarlarından biri oldu” ifadesi samimi bir hikâyeyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Aslında kalın klasik eserler seven tilkimizin, çok okunan popüler polisiye hikâyeleri yazarak üne kavuşmasıysa hikâyenin bir başka gerçeklik unsuru. Kitapları çok sevmesine rağmen, edebiyatın ün, para, statü getirdiği kimi yazarlara özenip de kolayından, çalışmadan, telkinle, kestirme ama çıkmaz yollardan yazar olma hevesine kapılmış kitapseverlerin payına düşen taşlar da var. Tüm bu taşları teker teker ayıklamak yetişkin okura düşerken, bizce özel olarak da yazarlar ve yayıncılık dünyası insanlarına Bay Tilki’nin maceralarını zorunlu okuma cezası verilmeli.
Hep Kitap’ın yeni bir yayınevi olmanın heyecanıyla okurla buluşturduğu Bay Tilki dizisini özenli ve istekli bir çabanın dikkate değer ilk ürünleri olarak gönül rahatlığıyla kayda geçebiliriz. Ayrıca kitabı Almanca aslından çeviren Süheyla Kaya’ya gündelik hayatımızda pek kullanmadığımız “dingildek” gibi güzel bir sözcüğü yeniden hatırlattığı ve “Köşem Kitabevi” gibi çağrışımlı buluşları için özel olarak teşekkür edilmeli.
Yeryüzündeki hiçbir çocuğun kitap okuma/beslenme açlığına düşmeyeceği bir dünyada çocukların hayal gücünü besleyen kitapların çoğalması da yeni yıl dileğimiz olsun…

Kitapsever Bay Tilki Bay Tilki ve Kırmızı İp Franziska Biermann Türkçeleştiren: Süheyla Kaya Hep Kitap, 64 sayfa

Kitapsever Bay Tilki
Bay Tilki ve Kırmızı İp
Franziska Biermann
Türkçeleştiren: Süheyla Kaya
Hep Kitap, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Ölüm ve yaşam arasındaki çizginin yaşam tarafında tesadüf eseri kalıp hayatı yeniden göğüslemekle karşı karşıya kalan fanilerden Nuray Gönülşen, yaşamının bu ikinci şansında yarım kalanı anlamlı şekilde tamamlama çabasını sürdürüyor. 1974 yılında İzmir'de doğan Nuray Gönülşen alternatif muhalif medyada yedi yıl çalıştıktan sonra İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünden mezun oldu, halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalında yüksek lisans yapıyor. Yazı, haber, söyleşi ve izlenimleri çeşitli mecralarda yayınlanan Nuray Gönülşen İstanbul'da yaşıyor ve çocuklar için yazmaktan memnun.

Yorum yaz