İyi Kitap

Umut fakirin ekmeğiyse, zekâ ve azmi ekmeğe katık yapan da kedidir…

Erich Kästner, Çizmeli Kedi’yi güncel toplumsal sorunlara uyarlama yoluna gitmiyor. Masal şifrelerinin evrenselliğine ve zamansızlığına güvendiği için esere kendi damgasını edebi üslubuyla vurmayı yeğliyor.

Yazan: Suzan Geridönmez

Hiç elinizin boş kaldığı oldu mu? Ya herkes kesesini doldururken sizin dımdızlak ortada bırakılmanız? İşte Hans’ın başına bu geliyor. Değirmenci babası ölünce büyük abisi para kazandıran değirmeni, ortanca abisi iş gören eşeği kapıyor. Hans, ona değirmenin kedisi layık görülünce duruma isyan ediyor. Ama sesini duyuramıyor, hakkını savunamıyor. Kimse ailenin en küçüğünü, en zayıfını ciddiye almıyor.
Bir kedinin yenmeyeceği Hans için açık. Peki, değirmenden kovulan delikanlı bundan böyle karnını nasıl doyuracak? Tam bu noktada kedi dile geliyor ve Hans’tan bir çift çizme istiyor.
Sonrası malum. Yoksa aramızda Çizmeli Kedi’yle henüz tanışmayan mı var? Grimm Kardeşlerin yazılı hale getirdiği, ancak Charles Perrault’un daha önce kaleme aldığı Fransızca versiyonuna aşırı benzerliği nedeniyle Çocuk ve Ev Masalları’nın 1819’daki ikinci baskısından çıkardığı bu halk masalı birçok tiyatro oyununa, çizgi filme konu edildi. Çeşitli dönemlerde edebiyatçılar tarafından yeniden yorumlandı.
Ününü kuşaklar boyunca koruyan, en son animasyon filmi Shrek 2’de rol kaptığı dikkatli gözlerden kaçmayan Çizmeli Kedi’yi tekrar kalıba döken yazarlardan biri de Türkiyeli okurun özellikle Can Yayınları’ndan çıkan çocuk kitaplarıyla tanıdığı Alman edebiyatçı ve düşünür Erich Kästner. Gerek çocuklar için yazdığı hikâyeleri gerçekçi temellere oturtmasıyla gerek büyük kenti küçük kahramanlara açmasıyla (onu dünya çapında üne kavuşturan Küçük Hafiyeler/Emil ve Dedektifler kitabı bir Berlin romanı olarak değerlendirilebilir pekâlâ) çağdaş çocuk edebiyatında öncü bir rol üstlenmiş yazarı üç sözcükle tanımlamak zor. Ama öncelikle seçilen kavramların gerçekçi, pasifist ve ironik olacağı kesine yakın. Oysa onun yazınında masallar da önemli bir yer tutar. Üstelik Kästner, kendine has mizahi üslubuyla tozlarından arındırdığı, renkli diyaloglarla canlılık kattığı Çizmeli Kedi, Türkçeye Palavracı Balon ve Soytarının Tuhaf Maceraları diye çevrilen Münchhau-sen ve Till Eulenspiegel gibi birçok halk söylencesini yeniden kaleme almakla kalmamıştır. Yetişkinler için yazdığı kimi özgün kısa hikâyelerinde de masal formundan yararlanmış, bu metinlere “Mutluluğun Masalı”, “Aklın Masalı” gibi doğrudan masala referans veren isimler koymuştur.
Ama dönelim Kästner’in esprili diline kuşanıp zekâsına zekâ katan Çizmeli Kedi’ye. Kitabın arka kapağında yazarın bu sevilen masalı yeniden yorumlamış olduğu vurgulansa da aslında Kästner, Grimm Kardeşler versiyonuna sıkı sıkıya bağlı kalıyor. Olay akışında, kahramanların karakter özelliklerinde, düğümün çözülmesinde herhangi bir yeni unsur, farklı yorum ya da özgün masalın çerçevesini aşan ekleme yok. Buna rağmen bu incecik kitabın sayfalarını deviren okur kökü 1812’lere (Grimm Kardeşler) hatta daha da geriye (Perrault) uzanan eski bir masal okuduğu hissine kapılmıyor.
Kabul, masallar zaten kolay kolay eskimiyor. Sembollerle örülü derin anlamları insanın ve toplumun şifrelerini içerdiğinden çoğu güncelliğini yüzyıllar boyu koruyabiliyor. Farklı tarihsel dönemlerde tekrar tekrar edebiyata ve sanata konu edilmeleri de bu yüzden.
Öte yandan her yeniden konu edilişin masalı diri tuttuğu, çağdaş okurun ilgisini çektiği söylenemez. Hele de söz konusu okur çocuksa, yani mesele küçük yaştakilere eski masalları yeniden, sembolik anlamların içini boşaltmadan, şifrelerini bozmadan anlatmaksa.
İşte, Erich Kästner’in başarısı burada. Onun eserinde kedi, ayağına çizme geçirerek (yani insan gibi giyinerek) insansal özellikler kazanan, benliğinde zor durumda kalan sahibinin hayatta kalma azmini somutlayan ve onun yerine eyleyen bozulmamış bir masal kahramanı olarak varlığını koruyor. Yazar masalı güncel toplumsal sorunlara uyarlama yoluna gitmiyor. Şifrelerinin evrenselliğine ve zamansızlığına güvendiği için esere kendi damgasını edebi üslubuyla vurmayı yeğliyor. Kıvrak, sade ama bir o kadar da mizahi bir dil kullanıyor. Tam da küçük yaştakilerin seveceği türden çarpıcı, ince esprili diyaloglar kuruyor. Çizmeli kedinin hayata dönük yüzü, zorluklar karşısında yılmayan karakteri, dev sihirbazı bile bir lokmada yutuverebileceği küçük bir fareye dönüştürme uyanıklığı Kästner’in usta anlatımı ve Genç Osman Yavaş’ın başarılı çevirisiyle ayrı bir pırıltı kazanıyor.
Ne yazık ki çizimlerin okurda benzer bir etki bıraktığını söylemek gerçekçi olmaz. Çeyrek yüzyıl işbirliği yaptığı Kästner’in ilk çocuk kitabıyla okurları fethetmesinde katkısı yadsınamayan, döneminin önemli çizerlerinden Çek asıllı Walter Trier’in üslubunun kuşkusuz tarihsel bir değeri var. Ancak bazen çizimler de toz tutar. Özellikle çocukların görsel algıları güncel estetik etkilere daha açık. Yeniden yazılan masalların çoğunlukla yeniden resimlendirilmesi ihtiyacı da buradan doğuyor.

Çizmeli Kedi Erich Kästner Resimleyen: Walter Trier Türkçeleştiren: Genç Osman Yavaş Can Çocuk Yayınları 64 sayfa

Çizmeli Kedi
Erich Kästner
Resimleyen:
Walter Trier
Türkçeleştiren:
Genç Osman Yavaş
Can Çocuk Yayınları
64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz