İyi Kitap

Şehir şehir gezmeye, öğrenmeye hazır mısınız?

İçinde yaşarken kaybettiğimiz İstanbul’a; sanata ve tarihe âşık bir yazarın gözüyle bakmak ve hoyratça kaderine terk ettiğimiz ya da inşaatlara kurban ettiğimiz o tarihi dokunun farkına varmak için bu kitabın bizlere söyleyeceği çok şey var.

Yazan: Özlem Toprak

Macera kitaplarını seven çocuklar eminim, Sanat Dedektifleri serisini biliyorlardır. Ülkemizde Büyülü Fener Yayınları tarafından 12 kitabı yayımlanan, toplamda 13 kitaptan oluşan Norveçli yazar Bjørn Sortland’in yazdığı Sanat Dedektifleri serisi, Norveçli Bergvik Ailesi’nin çıktıkları her tatilin nasıl bir maceraya dönüştüğünü konu alıyor. Her kitap okuru farklı bir şehirde tura çıkarırken, kültür, sanat, tarih, mutfak gibi pek çok farklı alandan ayrıntılarla bezenerek hem soluksuz bir okuma serüveni vaat ediyor hem de genç okurları birbirinden ilginç bilgilerle donatıyor.
Adını maceraların geçtiği şehirlerden alan kitaplar Venedik, Bergen, Luksor, New York, Oslo, Sidney gibi dünyanın en önemli ve güzel şehirlerinde gezdiriyor bizi. İstanbul Serüveni’ni okumaya başladığımda anladığım ilk şey; serinin diğer kitaplarını da okumuş olmam gerektiğiydi. Karakterleri ve birbirleriyle ilişkilerini sıfırdan anlatmıyor yazar. Adeta temel üzerine yeni bir kat çıkar gibi, bilindiğini varsayarak maceraya kaldığı yerden devam ediyor.
Maceranın son durağı İstanbul Serüveni’ni anlatmadan önce, hiç okumayanlar için Bergvik ailesinden ve kovalamacanın diğer tarafında yer alan sanat kaçakçılarından bahsetmekte yarar var. Bergvik ailesinin her bir ferdi hayli ilginç kişilikler. Anlatıcımız David, ailenin ortanca çocuğu. David’i sürekli maceracı ve hayalperest olarak nitelendiren Sissel adında bir abla, hikâyelere çok dâhil olmasa da beş yaş yaramazlıklarıyla sürekli bir kenarda belleğimize kazınan erkek kardeş Thor ailenin diğer çocukları. Sissel de David gibi akıllı ve cesur. Gerçi David, kendini korkulu çok şeyin ortasında buluyor ve hayli bunaldığı anlar da oluyor ama sonunda hep doğru kararı verdiğini görüyoruz. Her konuda bir fikri olan, sanat düşkünü bir anne ve şaşkın ama sevimli bir baba tabloyu tamamlıyor.
Şehirler ve sanat eserleri
Bergvik Ailesi, William Dayı ve Astrid’in düğünü için geliyorlar İstanbul’a. Bu güzel ziyarette her şey yolunda gidiyor, ta ki babaları bir arkadaşına rastlayana kadar. Bu arkadaş David’e İstanbul’da, milli hazineden yapılacak bir soygunu konu alan filmde oynamayı teklif ediyor. Ailenin daha önceki maceralarını, başlarına gelenleri bilenler tam da bu noktada “Yo, yo, hayır” diyecektir. Ama macera dediğin de işte böyle başlıyor.
Sanat eserlerine duyarlılık, tarihi eserlerin dünyanın ortak mirası olduğu vurgusu ve elbet sanat tacirleri, kaçakçılığı Bjørn Sortland’ın üstünde durduğu en önemli konular olmuş. Yazar; genç ve yetişkin okurlara hitap eden birçok kitabında, tarihi eserlerin dünyanın ortak mirası olduğu, bulundukları şehirlerde koruma altına alınmaları gerektiği mesajını vererek bu eserlere zarar vermenin insanlığın ortak mirasına kastetmek anlamına geleceğinin altını çiziyor.
Norveçli Bergvik Ailesi’nin tatilleri genelde haydutların peşinde hafiyelik ederek sonlanıyor. Onların peşine takılan okurlarını ise dünyanın en güzel şehirlerinde soluk soluğa bir macera bekliyor. Bu hareketli dünyanın yaratıcısı Bjørn Sortland, 1968’de Norveç’in batı kıyısındaki Bergen’de doğmuş, Bømlo adasının yakınlarında büyümüş. Eğitimli bir sosyal hizmet görevlisi olarak çalışırken 1990’ların başlarında Bergen’deki Akademi’de yazarlar için verilen bir kursa katılmış ve 1992’de ilk kitabı olan It is not
Nighttime’ı yazmış. 1998’den beri de profesyonel olarak edebiyat dünyasında yerini alan Sortland’ın çocuklar ve gençler için yazdığı 40’ı aşkın yayınlanmış kitaptan oluşan geniş bir külliyatı var. Sortland’ın işleri onlarca dile çevrilmiş, Arapça, Türkçe, Korece ve Urduca da bu dillere dâhil.
En önemli işlerinden biri olan ve atılım yaptığı eseri Anna’s Art Adventure (1993) genç bir kızın bir sanat müzesinde resimlerin içine dalarak Munch, Picasso, Van Gogh, Warhol gibi sanatçılarla etkileşimini ve kurduğu ilişkilerini anlatıyor. Ünlü bir sanatçıyla bir çocuğun hüzünlü karşılaşmasını konu alan The Heart Remembers (2009) da genç bir kızın hasta, kırılgan dönemindeki Frida Kahlo ile olan ilişkisini anlatıyor.
Sanata olan tutkusunun yanında, aynı zamanda edebi türler arası yaptığı deneysel geçişlerle de tanınan yazar, şimdilerde bütün yaş grupları için sanat ve yazma üzerine atölyeler, konuşmalar düzenliyor. Çizerlerle birlikte çalışarak yazdığı illüstrasyonlu kitaplarıyla da tanınan Sortland, çocuk ve gençlik edebiyatının en önemli ödüllerine sahip.
Sanat Dedektifleri serisinin İstanbul Serüveni ayağında da genç okurlar için “bilgi ve tavsiyeler” ile “çok hızlı dil kursu” bölümleri yer alıyor. Her seferinde okuru bir şehrin girdabına dâhil etmeyi başaran Sortland, macera dokusundan hiçbir şey kaybettirmeden eğlendirerek öğretmeyi ve didaktik tınlamadan önemli mesajlar vermeyi başarıyor.
Bizzat içinde yaşarken kaybettiğimiz İstanbul’a, sanata ve tarihe aşık bir yazarın gözüyle bakmak ve hoyratça kaderine terk ettiğimiz ya da alışveriş merkezleri ile rezidans inşaatlarına kurban ettiğimiz o tarihi dokunun, bir hazinenin farkına varmak için bu kitabın bizlere söylediği çok şey var. Genç, yetişkin hepimiz İstanbul’u yeniden tanımaya davetliyiz. Gelmek ister misiniz?

 Bjørn Sortland Resimleyen: Trond Bredesen Türkçeleştiren: Ebru Tüzel Büyülü Fener Yayınları, 170 sayfa

Bjørn Sortland
Resimleyen: Trond Bredesen
Türkçeleştiren: Ebru Tüzel
Büyülü Fener Yayınları, 170 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz