İyi Kitap

Gülibik’in abisi, kedilerin dedesi olursa…

“İnsan sevgisini ıskalamayın ama
Ne yapıp edin,
Siz de bir kedi edinin.”

Yazan: Melek Özlem Sezer

Bazı giysiler vardır ki görür görmez kumaşına dokunmak istersiniz. Saygıyla, yavaş yavaş, ruhunu sindirerek… Sonra onu karşınıza koyup huzurlu bir sessizlikte seyretmek gelir içinizden. Oysa ne öyle çok özel bir modeli vardır ne de caf caflı bir yanı. Ne ki kalıbının, dikişinin ustaların elinden çıktığını hissettirir. Milim hataya yer bırakmayan bir özenle yapılmıştır o giysi. Siz de o giysiyi askısına yerleştirirken alışılmışın dışında bir özen gösterir ve belki en çok o özeni seversiniz.
Can Çocuk Yayınlarından çıkan Dünyanın Bütün Kedileri, baskısındaki kaliteyle böyle hisler uyandırıyor insanda. Tok cildi, parlak, parmakların arasında ağırlığını hissettiren sayfaları, renklerin canlılığı, o her şeyin kusursuzca yerini bulduğu tasarımı… Eylül ayında kaybettiğimiz yazar, oyuncu, yönetmen, fanatik Çerkes sevgili Çetin Öner’i anmanın Can Yayınlarındaki vefayla birleşmiş şıklığı.
Bu şıklık, yalnızca Çetin Öner’in şiirsel anlatısının değil, Mustafa Delioğlu’nun emeğinin de hakkını veriyor. Kâğıdın ve baskının kalitesi, resimlerin tadını sonuna kadar almamızı sağlıyor. Delioğlu kedilerinin yazıların arasında dağılmadan, tek başlarına sayfalarda olanca ihtişamlarıyla yer alışları muhteşem. Kedilerin yerleştirilmesindeki seçim, onların birer tablo gibi izlenmesi olanağı veriyor. İster Çetin Öner’in hikâyesiyle, ister kedilerin anlattığı hikâyeleri keşfetmenin heyecanıyla…
Dünyanın Bütün Kedileri, insana en çok Öner’in ilk kitabı olan Gülibik’i anımsatıyor. Tıpkı Portakal gibi, Adana kırsalında geçen çocukluğun olağanüstü bir anlatımı var bu kitapta da. “Ben o zamanlar gökyüzünü Binboğa Dağları’na dikilmiş ipekten, mavi bir örtü sanırdım.” Tıpkı bu satır gibi şiirsel bir atmosferi olan Gülibik’te, bir çocuğun horozuna duyduğu, aşk kadar güçlü tutkusu anlatılır. Derken Gülibik’in abisi büyür, kedilerin dedesi olur. Maviş adındaki Siyam kedisinin Akdeniz’deki bir evde nicedir hamile olduğunu öğrendiğinde, Ankara’dadır. Maviş ilk yavruyu doğurur doğurmaz babasını aranır. Oğlunun doğumuna da yetişememiş olan anlatıcı, beşizlerin haberini aldığında Gülibik’teki çocukça bakış açısına döner ve koşup haberi Sarı Vosvos’a verir. Ertesi gün de yola çıkar. Kaplumbey, sanki onun yetişkinlik Gülibik’idir. Ona kişilik kazandırır, söyleşir, arkadaşlık eder. Sonrasında da Kaplumbey’le olan yol maceraları ve kedilerin biyografisi; içten, coşkulu, neşenin ve kederin iç içe geçtiği bir anlatımla aktarılır. Anne kedinin ve bir yavrunun kaybının anlatımının ise çocuklara ölümü ve doğayı kabullenme gücü vermesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Pek çok hoşluğu olan bir kitap ancak tabii arada bazı pıtraklar da var. Örneğin göndermeler…
Yer Demir, Gök Bakır.
Sıcaktan eriyor doğa,
eriyor bozkır.
Bu dizelerden zevk almak için Yaşar Kemal’e gönderme yapıldığını bilmeye gerek yok. Ancak şu dizelerin göndermesini çocuklar bilebilir mi ve ayrıca gerek var mı?
bizde kalan da,
Babalık Hakkı diyen,
Bir eski Başbakan’da.
İki yıl keyif çattı, Çankaya Konutu’nda.
Şimdi İstanbul/Yeniköy’de,
bir köşkte.
Ne oldum dememeli,
Hayat böyledir işte.
Ana hikâyeye açılan bu parantezin ardından şu dizeler geliyor:
Mutlu sonla bitti, öyküsü gurbette,
son iki kedinin.
Açılan parantez, sıkıntılı bir geçiş yaratmış. İyi de niye öyle olmuş dediğimizde, Google yardıma yetişiyor ve ilginç bir hikâyeyle buluşmamızı sağlıyor.
Bir gün Öner’in kapısına iki korumayla birlikte bir makam arabası gelir. Yaşatılan anlık korkunun ardından, mesele anlaşılır. Veteriner, Öner’den habersiz kedisini Tansu Çiller’in kedisiyle çiftleştirmiştir. Korumalar “Babalık Hakkı” deyip yavrulardan birini götürür. Kedi önce Başbakanlık Konutunda, sonra İstanbul’daki yalıda sürdürür yaşamını. Bir başka torun ise Bursa’da kanserli bir hastaya şifa olur. Hatta kedi güzellik yarışmasında birincilik alır.
Geriye Şaşa ve Nataşa yadigâr kalır. Ne yazık ki Maviş ve bir yavrusu hayatını kaybetmiştir Aslında Siyam kedileri insana yaklaşmaz ama aile onlara annelik yaptığı için kediler insancıl olur. Onlar ki şırıngayla beslenmiş, hasta olduklarında anne sıcağı sansınlar diye yanlarına sıcak su dolu şişeler konmuş ve kalp atışı sandıkları saat tiktaklarıyla uyutulmuşlardır.
Saygı ve özlemle anılacak dünya güzeli bir abi Çetin Öner. Gülibik’in, portakal ve piyango peşinden koşan kömürcü çocukların, mavi kuşları arayanların, ben kara değildim diyen kargaların güzel abisi…

Dünyanın Bütün Kedileri Çetin Öner Resimleyen: Mustafa Delioğlu Can Çocuk Yayınları, 54 sayfa

Dünyanın Bütün Kedileri
Çetin Öner
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Can Çocuk Yayınları, 54 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

21 Aralık 1971’de doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi okudu. Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde masal analizi dersleri verdi. Milliyet Çocuk (Miço) dergisinde köşe yazarlığı yaptı. TRT radyolarına masal programları hazırlayıp sundu. Şiir, öykü ve masal alanlarında uğraş veriyor. Yaşamını senaryo yazarlığı ve seslendirme yaparak kazanıyor. 1998 Cemal Süreya, 2000 Behçet Aysan ve 2011 Nüzhet Erman Şiir, 2001 Arıburnu En İyi Uzun Metrajlı Film Öyküsü, 2010 Oğuz Tansel Halk Bilimi ödülleri var. Kitapları: Şiir: Derin, Söğüt Sefareti, Söğüt Sefası Meyhanesi, Yusuf ile Zeliha, Sözcük Dülgeri Ali (Azerbaycan), Nefser Araştırma-İnceleme: Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, Masal Masal Matitas (Yetişkinler için masal antolojisi) Çocuk Kitapları: Sakız Çiğneyen Kedi, Eldivenlerimi Kim Çalıyor? Büyüklere Mektuplar, Büyüklerle Dalga Geçme Dersleri, Karagöz’ün Gölgesini Kim Çaldı? Eyvah Gölgeler Değişiyor, Ejderhamın Sevdiği Oyunlar, Dolapta Kim Var, Benim adım On üç, Uuuu, Yokoko, Sordum Durdum, Şiir Yazdım Masal Sandım

Yorum yaz