İyi Kitap

Politika, bilim, askerlik, yönetim, sanat, spor… Hangi alanda bir gelecek hayali kurarsanız kurun, kitapta bir öncü kadın bulabilirsiniz. “Hiçbiri bana göre değil. Ben korsan olacağım,” diyorsanız sayfa altmışa gidin. Oradaki korsan size ilham vermediyse bir de yetmiş altıncı sayfadakini deneyin…

Yazan: Toprak Işık

Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler… Francesca Cavallo ve Elena Favilli, yüz önemli kadının tüm insanlara, özellikle de hemcinslerine ilham verecek yaşam öykülerini derlemişler. Bu özel kadınların kişisel illüstrasyonlarını da birbirinden değerli sanatçılar yapmış. Ortaya çıkan albenili ürünün, Türkiye’deki okurla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün hemen öncesinde buluşması da anlamlı olmuş. Hep Kitap tarafından yayımlanan eserin çevirmeni Deniz Öztok…
Seçilen kadınların her birinin hayatı gerçekten de tek başına roman olacak türden. Kitapta o yaşamların ayrıntılı hikâyesi değil ama pırıltısı var. Önlerinde saygıyla eğilinilesi kahramanların hepsini, bir kitaba başka türlü sığdırmak mümkün olmazdı. Şu da var ki sunulan hikâyelerin kısacık olması okurda doğurduğu iştahı daha da artırmış. İsteyen, seçilmiş öykülerin açtığı kapılardan girip detaylı araştırmalar da yapabilir.
Kadınlık zor. Ne zamandan beri böyle; belli de değil. Kendimizi bildik bileli dersek abartmış sayılmayız. Bugün dünden biraz daha kolay mı, o da tartışılır. Neyse ki artık kadın hakları mücadelesi diye bir şey var. Geçmişi çok eskilere uzanmayan bu mücadelede, bireysel olarak fark yaratan kadınlar da kuşkusuz önemli bir işleve sahipler; referanssız bir çöl gecesinde yol bulmak için yararlanılan yıldızlar gibiler. Tanıtılan kahramanlardan birinin değilse ötekinin, asi bir kıza kutup yıldızı olma olasılığı çok yüksek. Kadınların birbirinden oldukça uzak disiplinlerden seçilmiş olmaları, kitabın bu açıdan yararlılığını daha da artırmış. Politika, bilim, askerlik, yönetim, sanat, spor… Hangi alanda bir gelecek hayali kurarsanız kurun, kitapta bir öncü bulabilirsiniz. “Hiçbiri bana göre değil. Ben korsan olacağım,” diyorsanız sayfa altmışa gidin. Oradaki korsan size ilham vermediyse bir de yetmiş altıncı sayfadakini deneyin.
Çok değil, yüz otuz yıl önce Meksika’da doktorluk yapmayı amaç edinmiş bir erkek olsaydınız, tıp fakültesine gidip oradan elinizde doktor çantasıyla çıkardınız. Oysa aynı amaca gönül vermiş bir kadın olsaydınız, ülke başkanının desteğine ihtiyaç duyacaktınız. Çünkü o zamanlar Meksika’da, doktor yetiştirmek için kurulmuş fakülteler, bir kadına tıp diploması vermeyi kabul etmeye henüz hazır değillerdi.
Kadınlar söz konusu olduğunda, erkekler dünyasının kendisini hazır hissetmediği ne çok şey var. Onların bisiklet yarışçısı olmalarına hazır değil. Bilim insanı, yönetici ve daha bir sürü şey olmalarına da hazır değil. Oysa kadınlar onlardan esirgenenleri yapmaya yüz yıllardır hazır.
Bir erkek, bir doruğa bayrak dikmeye karar verirse yapması gereken sadece tırmanmaktır. Nefesi, yetenekleri, azmi yeterse amacına ulaşır. Bir kadın ise ataerkil toplumun onu dizginlemeye çalışan binlerce yıllık prangaları ile tırmanmak zorundadır. Bu yüzden, zirvedeki bir kadının bayrağı, bir erkeğinkinden çok daha fazla saygıyı hak eder. Onun oraya dikilmesinde, çok daha fazla emek, çok daha fazla azim vardır.
Kadın hakları mücadelesinde geçmişte bir dönem düşülmüş ama yanlışlığı kısa sürede anlaşılmış bir hata var. Eşitlik mücadelesini, erkeklerin önemsediği alanlarda, onlarla yarışarak vermek… Erkek ata mı biniyor, kadın daha da güzel biner. Erkek her attığını vuruyorsa kadın bir kere atar iki kere vurur. Erkek güreşiyorsa kadın da güreşir. Hem de erkekle…
Kadınlar, erkeklerin her yaptığını, en az onlar kadar iyi yaparak, güçlerini, varlıklarını, eşit haklara sahip olduklarını, erkeklere uygun alanlarda kanıtlamak zorunda değiller. Onlar, kendi istediklerini yapma özgürlüğüne sahipler. Mesele güç meselesi değil, hak ve özgürlük meselesi.
Asi kızların uyumadan önce okumaları için seçilmiş hikâyelerin bu anlamda minik bir eleştiriyi hak ettiğini iddia etmek haksızlık olmaz. Bazı kahramanların cesur yolculuğu ataerkil toplumun güç eksenli kavrayışına uygun biçimde yüceltilmiş. Genel olarak da bireysellik doruklara çıkarılmış. Bunun, kitabın anavatanı ABD’nin ideolojik konumuyla ilişkili olduğunu anlamak mümkün; ancak bu yaklaşıma eyvallah demek zor.
Bu kusur bir yana, Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler, sayfaları arasında güzel zaman geçirilebilecek bir kitap… Yüz kahraman kadının minik biyografilerini zevkle okuyacaksınız ve onları tanımış olmaktan memnuniyet duyacaksınız.

Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler Francesca Cavallo ve Elena Favilli Türkçeleştiren: Deniz Öztok Hep Kitap, 224 sayfa

Asi Kızlara Uykudan
Önce Hikâyeler
Francesca Cavallo ve Elena Favilli
Türkçeleştiren: Deniz Öztok
Hep Kitap, 224 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz