İyi Kitap

Kızdan tamirci, inekten kitapçı olmaz mı?

Fransız yazar Nastasia Rugani’nin son kitabı Böcek Tamircisi, toplumlarda yerleşmiş önkabuller, manipülasyonlar ve ayrıştırmalar üzerine oldukça açık bir anlatı.

Yazan: E. Nida Dinçtürk

Bir gün size saçlarınız kıvırcık diye matematik problemi çözemeyeceğinizi söyleseler, çilli olduğunuz için mahalle maçlarında kaleye geçemeyeceğinizi ya da esmersiniz diye saklambaç oynayamayacağınızı… Kendinizi yalnız hissetmeyin. Üzerinize çöken haksızlık duygusunu aslında ciddi bir çoğunlukla paylaşıyorsunuz. Çünkü dünya böyle dönüyor. Ayrışarak ve ötekileşerek, yeteneklerine rağmen “bazı kurallar” gereği o sınıftan dışlanarak… Bunu fark ettiğimiz ve kabullendiğimiz noktada ise dönüşüm başlıyor. İşte iyi haber!
Fransız yazar Nastasia Rugani’nin son kitabı Böcek Tamircisi, toplumlarda tam da bu bahsettiğimiz yerleşmiş önkabuller, manipülasyonlar ve ayrıştırmalar üzerine oldukça açık bir anlatı. Kitap, Charline Collette’in canlı ve sıcak çizimleriyle renklenirken Türkçeye Damla Kellecioğlu tarafından kazandırılmış. Böcek Tamircisi, fobisine rağmen kendisine miras kalan bir mesleği edinmesi için baskılanan Noc’un ve aslında bu iş için biçilmiş kaftan olan fakat bazı “fiziksel sebepler” nedeniyle böcek tamircisi olması kabul edilmeyen kız kardeşi Lulu’nun hikâyesini anlatıyor.
Noc ve Lulu’nun babası, ormandaki tüm böceklerin büzüşmüş kanatlarını ve kırılmış bacaklarını eski hâline getirmekle görevli olan bir böcek tamircisi. Böcek tamircisi, hem yaptığı iş gereği hem de büyülü kabul edilen tamir iğnesi sayesinde böcekler âleminde bir efsane sayılıyor. Fakat artık emekli oluyor. Bu durumda da ormanın “gümüş iğneli mucizevi böcek tamircisi” olma görevi, tamircinin tek oğluna, Noc’a kalacak. Ama büyük bir sorun var: Noc, böceklerden biraz korkuyor. Gel gelelim, bu itiraf etmesi kolay bir durum değil. Babası ve ormandaki tüm böcekler Noc’tan çok ümitli ve yeni böcek tamircisinin o olması konusunda çok heyecanlılar. Oysa bu görev için Noc’tan çok daha iyi bir aday var: Noc’un aksine, böceklerle arası gayet iyi olan, onları iyileştirmeye gönüllü küçük kız kardeşi Lulu. Fakat bu ormanda kızlar tamirci olamıyor. Çünkü kesin olan tek şey var, o da bir böceği tamir eden ilk kişinin erkek olduğu.
…tavşandan çiçekçi, inekten kitapçı olmaz!
Sonuç olarak, Noc’un korkularına, Lulu’nun yeteneğine ve isteğine rağmen görevi teslim etmek üzere bir tören hazırlanıyor ve tamircinin mucizevi gücünü temsil eden gümüş iğne Noc’a veriliyor. Aslında bu sırada gümüş iğne, yeni böcek tamircisinin kim olacağına işaret ediyor; fakat Noc’un babasının bunu anlamaya pek niyeti yok.
Töreninin ardından Noc, tamirci olarak muayenehanesinde ilk böcekleri karşılamaya başlıyor. Fakat bu, Noc için hiç de kolay değil. Böceklerden o kadar rahatsız oluyor ki onlara dokunmak bir yana, yanlarına dahi yaklaşmakta güçlük çekiyor. Tam da bu anda kız kardeşi Lulu yetişiyor imdadına. Elbette ki Lulu’nun Noc’a yardım etme çabası, bir kızın ormanın mucizevi böcek tamircisi olmasını bir olasılık olarak dahi kabul etmeyen babası tarafından hiç hoş karşılanmıyor. Çünkü tavşandan çiçekçi, inekten kitapçı olmaz! Gel gelelim, bir başka gerçek daha var ki o da Noc’un bu iş için asla uygun kişi olmadığı.
Noc için epey zor geçen ilk günün sonunda Lulu, Noc’a, fobisinin arkasındaki gerçeği keşfetmesinde yardımcı olmayı başarıyor. Bu keşif, Noc’un kendine uygun mesleği bulabilmesine de fırsat yaratırken orman kanunları da yeni tamircinin kim olacağına karar vermek üzere işlemeye başlıyor.
Böcek Tamircisi, toplum içindeki ayrıştırmayı kadın-erkek eşitsizliği üzerinden ele alsa da bunu açık bir söylem olarak kullanıp hikâyenin köşelerini sivriltmiyor. Kadın ve erkek olmak burada sadece basit bir fark olarak kalıyor ve bu hafiflik anlatının yumuşaklığıyla bütünleşiyor. Muzip ifadelerle okurunu oyuna davet eden metin, didaktik bir tavırdan da uzak duruyor. Hikâyesini anlatıyor ve geri çekiliyor. Tıpkı Hansel’le Gratel’in öyküsünde olduğu gibi, yerdeki kırıntıları takip ettiğinizde cadının evine ulaşıyorsunuz.
Böcek Tamircisi, toplumda öğrenilmiş hiçbir kalıbın gerçek bir engel teşkil etmediği, hiçbir gerekçeyle hiçbir ayrımın figürü olamayacağımızı; gerçek iki büyük gücün istek ve yetenek olduğunu tarif eden kıymetli bir eser.

 

 

 

Böcek Tamircisi
Nastasia Rugani
Resimleyen: Charline Collette
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Tudem Yayınları, 70 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz