İyi Kitap

Her ne kadar içinde epey sorun barındırsa da NotaBene’nin bu yeni serisini fikir olarak çok sevdim. Çünkü masalların yalanlarına inanmaktansa gerçeklerin acısına alışmayı tercih edenlerdenim.

Yazan: Olcay Mağden Ünal

Masalların şu “ders verme” meramlarından oldum olası hazzetmemişimdir. Bünye meselesi, kimi insan zorlamaya gelmiyor. Birçoğunun, anlattığı hikâyenin altında, gizliden gizliye başka başka “dersler” vermeye çalıştıkları da artık aşikârdır (diye umuyorum). Kimisinin derdi toplumsaldır kimisininki dini, bazısı tamamen siyasi… Yoksa ne demeye içlerinde hep kurtarılmayı bekleyen zavallıcık kızlar olsun? Nedir bu beyaz atlı prensleri, hiç olmadı avcıları bekleten acizlik? Kırmızı Başlıklı Kız’ı kurda yedirtirken “Aman ha kızlar, tek başınıza dışarı çıkmayın, kaparlar”mı demek istemişler? Peki, onca renk arasından neden özellikle kırmızıyı seçmişler? Tesadüf mü yoksa özellikle yapılmış bir seçim mi? İnsan düşünmeden edemiyor. Genç yaşlı tüm kadınlar, tek başlarına iş yaparlarsa kurdun tekinin midesini boylarlar yani, öyle mi? Elbette sonunda onları bu bedbaht durumdan çekip çıkaracak olan da şöyle eli silahlı, boylu poslu bir avcıdır. Niye özellikle avcı? Hayır, neden sıradan bir vatandaş, ne bileyim bir tesisatçı değil de avcı? Tesadüf mü yoksa özellikle yapılmış bir seçim mi? İnsan düşünmeden edemiyor.
Notabene Yayınları da masallarla ilgili benimle aynı şüpheleri taşımış olacak ki bir “Antiklasikler” serisine başlamış ve bunun da ilk kitabında “Kırmızı Başlık Kız” masalını seçmiş. Seri, masallarda çoğunlukla eril olarak ortaya çıkıveren deus ex machina’yı sorguluyor ve bu bağlamda “peki ya şöyle olsaydı?” sorusunu sorarak masalları yeniden yazıyor. Daha önce “Antiprenses” ve “Antikahraman” serileriyle de benzer bir yol izleyen yayınevi, bu kez de masalları masaya yatırıp onları feminist bir okumayla yeniden yorumlamayı şiar edinmiş. Masalların bu yeni versiyonlarının anlatımını da Karolina adlı masal anlatıcı bir nine üstlenmiş. Serinin ilk kitabı Başka Bir Kırmızı Başlıklı Kız’da dünyanın her yerindeki kırmızı başlıklı kızlar, kitabın anlatıcısının “bizim Ayşecik” olarak adlandırdığı kırmızı başlıklı kız tarafından çağrısı yapılan “Dünya Kırmızı Başlıklı Kızlar Kongresi”nde bir araya gelip masalı yeniden yazmaya koyulurlar. Kızların hepsi bu kurttan da avcıdan da işkilleniyorlardır. Bu sebeple hep birlikte daha akla yatkın ve büyükanneyle küçük kızın cesaretini hor görmeyen, üstelik yücelten bir masal yazmaya başlarlar.
Buraya kadar her şey çok güzel, amaç da yöntem de umut verici. Ancak ben Juan Scaliter tarafından kaleme alınan bu hikâyeyi genel olarak pek iç açıcı bulamadım maalesef. Bir de anlatıcı Karolina nineyken, kongre çağrısını yapan kırmızı başlıklı kıza neden “bizim Ayşecik” dendiğini anlayamadım. Kitabın orijinal dilindeki hâlini görmedim, ancak oradaki kahramanın adının Ayşecik olmadığını düşünüyorum. Çevirilerde bu çeşit yerelleştirmeleri zorlama buluyorum, buna gerek olduğunu da sanmıyorum. Bunun dışında Karolina ninenin konuştuğu kısımda bir –mişli geçmiş zamanın rivayeti ve –mişli geçmiş zaman karmaşası göze çarpıyor. Metne redaksiyon açısından bakıldığında da düzeltilmesi gereken ufak tefek hatalar ortaya çıkıyor. Bununla birlikte benim, NotaBene’nin bu ve diğer serilerinin amacıyla bağdaştıramadığım bir nokta daha var. O da kapaktaki “Kızlar ve oğlanlar için” ibaresi. Neden bunun belirtilmesine ihtiyaç duyulduğunu çözemedim. “Kız/erkek kitabı”, “kız/erkek oyuncağı”, “kız/erkek renkleri” safsatalarının bu tip işlerde de -amaç belki de bunun tam tersini belirtmek gibi naif bir altyapıya sahip olsa da- insanın karşısına çıkması can sıkıcı. Evet, belki de burada söylenmek istenen serinin bu masala cinsiyetsiz bir pencereden baktığı, ancak -en azından- bende yarattığı etki bunun tam tersi. Çocukların pozitif anlamda da olsa sınıflandırılmalarını hoş bulmuyorum. Bunun yerine bu kitabı küçük, büyük herkesin okuyabileceğine dair bir ifade kullanılsaydı çok daha yerinde olabilirdi. Ne de olsa masalları anlatan büyükler ve o öğrenmeye aç muhteşem beyinleri türlü mavalla dolduran da yine onlar.
Kırmızı Başlıklı Kız’ın hikâyesine başka bir pencereden bakan bu yeni masal kitabının çizimlerini Delia Iglesias yapmış. Farklı bir tarzı var ve bence yarattığı etki metnin vermek istediğinden çok daha kuvvetli. Her ne kadar içinde epey sorun barındırsa da NotaBene’nin bu yeni serisini fikir olarak çok sevdim. Çünkü masalların yalanlarına inanmaktansa gerçeklerin acısına alışmayı tercih edenlerdenim.

 

 

 

Başka Bir Kırmızı Başlıklı Kız
Juan Scaliter
Resimleyen: Delia Iglesias
Türkçeleştiren: Celil Denktaş
NotaBene Yayınları, 28 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

2009 yılında Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Strasbourg Üniversitesi’ndeki yüksek lisans eğitiminin ardından kitap editörlüğü yapmak istediğine karar verip yayıncılık sektörüne girdi. 2011 yılından bu yana çeşitli yayınevlerinde editörlüğün yanı sıra telif hakları uzmanı olarak görev aldı. Bu arada birçok Almanca, İngilizce ve Fransızca çocuk kitabının çevirisine imza attı. İyi Kitap, Arka Kapak, Radikal Kitap, Akşam Kitap gibi pek çok dergi ve gazete ekinde kitap eleştirileri ile edebiyat ve yayıncılık dünyası üzerine yazıları yayınlandı.

Yorum yaz