İyi Kitap

Bay Ördek, bulduğu değil umduğu işe giriyor!

İnsan kendine uygun olmayan, sevmediği bir işte çalışmak zorundaysa, hayat hepten çekilmez olur.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Hepimiz biliyoruz ki artık yeryüzünde kölelik diye bir kurum yok. Ancak şu gerçeği de görmezden gelemeyiz: Kölelik 19. yüzyılda kalktı ama ne var ki 21. yüzyıl insanı da “modern köle” olarak zincirlerini şakırdatmaya devam ediyor. Çünkü ömrümüzün büyük bir bölümünü iş yerlerinde tüketiyoruz. Patronlar, belirli bir ücret karşılığında zamanımızı ve emeğimizi satın alıyor. Üstelik bu ücretler, çoğunluğun insanca yaşamasına da izin vermiyor. Oysa İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. maddesi, “Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır,” der. Elbette herkes işini serbestçe seçebilmenin yanı sıra adaletli ve insanca koşullarda çalışmalı. Ama ne yazık ki gerçek böyle değil. Hâl böyleyken insan bir de kendine uygun olmayan, sevmediği bir işte çalışmak zorundaysa, hayat hepten çekilmez olur. Bütün bu cümleleri niye sıraladım dersiniz? Çok acil iş arayan Bay Ördek yüzünden. Sonny Ross’un kaleme aldığı ve resimlediği, Bay Ördek İşe Başlıyor isimli kitaptaki ördekten bahsediyorum.
Bay Ördek’in bütün arkadaşları şehir merkezinde çalışıyor. Kimisi elektronik tablolara bayılan bu arkadaşlar, boyuna işlerinden bahsedip duruyor. “Sen de bizimle gelip şehirde çalışmalısın,” diye ısrar ediyorlar Bay Ördek’e. Bu ısrarlar karşısında Bay Ördek, gazetelerdeki iş ilanlarına göz atmaya başlıyor. Gözüne çarpan ilanların hepsi bir ördek için çok sıkıcı işler ama yine de ilanlardan birine başvuruyor ve bir görüşme ayarlıyor. Büyük bir stres içerisinde, kendi kendine “Sakin ol, karizmatik ol, rahat ol” gibi telkinlerde bulunarak görüşmeye giden Bay Ördek, işe kabul ediliyor!
Bu arada, Bay Ördek’in dikkat çeken yetenekleri şunlar: Vakvaklamak, resim yapmak, su geçirmez olmak. Bir de özgeçmişine şöyle bir not düşmüş Bay Ördek: “Yaratıcılık gerektiren işler tercih edilir.” Ama insan umduğu değil, bulduğu işe girmek zorunda kalıyor çoğu zaman. Tıpkı Bay Ördek gibi… Grafiklerle ve rakamlarla dolu tablolarla boğuşurken buluyor kendini Bay Ördek ve ne yazık ki bunlar ona hiç mi hiç ilginç gelmiyor. Ve kısa bir şekerlemenin ardından, derhal işten ayrılmaya karar veriyor. Çünkü Bay Ördek her zaman bir ressam olmayı istemişti, bütün ünlü ressamların eserlerini yakından tanıyordu. Bu uyanış ve farkındalığın ardından, elbette kendine uygun bir iş bulmayı başarıyor Bay Ördek. Hayatının kontrolünü eline alan bu cesur ördek, şöyle bir sır veriyor bize: “Bazen sadece gerçekten cesur olmalı ve hayallerinizin peşinden gitmelisiniz.”

 

 

 

Bay Ördek İşe Başlıyor
Sonny Ross
Türkçleştiren: Behlül Dündar
Hep Kitap, 28 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar, sivilsayfalar.org gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan “Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından…” isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayınlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz