İyi Kitap

Kitabın ruhuyla eşleşen şahane illüstrasyonlar okuma keyfini ikiye katlıyor. Her yaştan okurun zevkle okuyacağı; güçlü, duygulu, keyifli bir roman Feo ve Kurt …

Yazan: Pervin Yıldırım

Bütün kurtların, kırmızı pelerinli kızlara düşman olduğunu zannedenlerdenseniz, tekrar bir düşünün diyor Katherine Rundell, Feo ve Kurt ile… Kırmızı pelerinli bir kızın en yakın dostları, üç kurt olabilir. Üstelik o kız büyükannesini değilse de annesini, hastalıktan olmasa bile esaretten kurtarmak üzere yola koyulduğunda, kurtların (onu yemeyi düşünmek bir kenara) yolculuğunu tamamlayabilmesi için kendi canlarını ortaya koymaları da mümkündür. Ve bu sefer tuzağa düşürülmesi gereken küçük bir kız değil, insanları canından bezdiren, çarın lanet komutanlarından biri olabilir…
Feo ve Kurt, uzun süredir insanoğlunun belleğine işlenen “hain kurt” imgesini yerle bir edeceğe benziyor. Burada hain olan kurtlar değil, onları kendi evlerinde bir süs nesnesi gibi kullanmak üzere, daha yavruyken doğadan çalan, sonra en küçük yabanıl hareketlerinde başlarından savmak için tekrar doğaya salan zenginler. Ve de onların artık öldürülmesi gerektiğini söyleyen komutan Rakof. Kısacası kurtlar bu romanın en masum varlıkları, tabi ki Feo’dan sonra.
Gökyüzü Çocukları ile gönüllere taht kuran ve ödüller kazanan Katherine Rundell, Feo ve Kurt’la da güçlü bir etki bırakacak gibi görünüyor. Romanına mekân olarak Rusya’nın karlarla kaplı bir ormanını seçen Rundell, yarattığı sıcacık öykü ile okuyucularının içini ısıtmayı başarıyor.
“Bir kurt kızın isyanı, bir devrimi başlatabilir mi?’
Kimdir bu kurt kız? Romanın başkahramanı. Ya da daha doğrusu, kendisine seslenilmesini istediği şekliyle: Feo. Altı yaşından itibaren annesi ile kurt vahşileştiren, on iki yaşında, yabanıl bir kız. Detayları Rundell’a bırakalım:
“Rus’tu. Saçları, gözleri ve tırnakları her zaman karaydı ama hiddeti sadece mutlaka gerektiği zamanlarda ortaya çıkardı. O da gayet sık olurdu zaten.
Adı, Feodora’ydı.”
Feodora, annesi ile günümüzden yüz yıl kadar önce, çar tarafından yönetilen Rusya’da yaşıyor. O dönemin aristokratları için kurt sahibi olmak bir zenginlik göstergesi ve bu garip şımarıklık, kendi zümrelerine ait bir ayrıcalık olarak kabul ediliyor. Rusya’nın batısındaki yabani topraklarda yeni doğmuş, gözleri henüz açılmamış kurt yavrularını yakalayıp St. Petersburg’daki zenginlere satan kurt tüccarı çeteler var. Evde kurt olmasının iyi şans getirdiğine inanan bu insanlar; satın aldıkları kurtlar kendi doğalarına uygun ama şehir insanına vahşice gelen (bir kontesin elbisesini mideye indirmek ya da bir askerin ayak parmaklarından ikisini koparmak gibi) bir hareket yaptıklarında ise hemen kapı dışarı ediyorlar hayvanları. Kurt öldürmek uğursuzluk kabul edildiğinden, gerçekte ait oldukları ama orada büyüyemedikleri için yaşayışına dair bir bilgiye sahip olamadıkları vahşi doğaya gönderiliyor.
Feo ve annesi Marina, bu kurtlara yeniden doğada hayatta kalmayı, koşmayı, avlanmayı öğretiyorlar. Feo’nun en yakın dostları; Siyah, Gri ve Beyaz isimli üç kurt. Üçü de insanların şehir yaşamına ayak uyduramayıp geri gönderilenlerden. Feo’ya göre dünyanın en güzel suçluları.
Her şey, Rakof’un gelişi ile başlıyor.
Bir gün çarın acımasızlığı ile nam salmış komutanı Rakof gelip, Marina’ya artık kurtları öldürmeleri gerektiğini söyleyerek gözdağı verip gidiyor. Ardından siyah, iri bir kurt getiriliyor. Feo, Yumuşak Ayak adını verdiği bu kurda sessizce doğadaki yaşamı öğretirken izlendiğini fark ediyor. Kendisini izleyen asker kendi yaşlarında ve sarışın, zayıf, uzun boylu bir çocuk… O sırada Yumuşak Ayak doğum yapıyor ve İlya isimli bu asker, askerliğini unutup çocukluğuna teslim olarak Feo’ya yardım ediyor. Aralarında Yumuşak Ayak’ın vahşileştirme döneminde sıcak bir dostluk başlıyor. Bir gece İlya gelip Feo’ya hemen evi terk etmeleri gerektiğini söylüyor. Çünkü Yumuşak Ayak, insanların pek hoşlanmayacağı türden şeyler yapmış ve öldürülmüş, Rakof ve adamları da kulübeye gelmek üzeredirler. O baskın esnasında Feo, annesini yakalamaya çalışan askerlere kayağını rastgele sallarken Rakof’u gözünden yaralıyor. Annesinin ısrarıyla evden kaçtığında ise annesinin tutuklandığını ve evlerinin ateşe verildiğini görüyor. Dönüp yavruyu alıyor. En yakın dostları olan üç kurt; Siyah, Beyaz, Gri ve kucağındaki yavru ile annesini St. Petersburg’daki hapishaneden kurtarmak üzere yola çıkıyor. Arkadan İlya onlara katılacak ve bu garip sürü, zorlayıcı olduğu kadar büyüleyici bir yolculuğa çıkacaklardır. Yolları, köyü Rakof ve adamları tarafından yakılmış genç Aleksey ile kesişiyor. O da Feo’dan insanlara, bu zalim komutana karşı harekete geçme cesareti vermek üzere yardım istiyor. Feo, Aleksey’in devrimi ile değil sadece annesini kurtarmakla ilgilense de Rakof’la tekrar karşılaşıp, ondan öç almak için yeni, çok güçlü bir sebebe sahip olduğunda her şey yeniden şekilleniyor. Asıl mesele şu, “bir kurt kızın isyanı bir devrimi başlatabilir mi?”
Neden olmasın?
Ayrıca kitabın ruhuyla eşleşen şahane illüstrasyonlar okuma keyfinizi ikiye katlıyor. Her yaştan okurun zevkle okuyacağı; güçlü, duygulu, keyifli bir roman Feo ve Kurt.

 

 

 

Feo ve Kurt
Katherine Rundell
Resimleyen: Gelrev Ongbico
Türkçeleştiren: Duygu Dalgakıran
Domingo Yayınları, 288 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

2 Comments

  1. derya elçin 30 Mart 2018 at 15:55

    merhaba. kitapları neye göre ilk okuma kategorisine alıyorsunuz. tavsiyeleriniz çok güzel ama bu kitap 288 sayfa yazıyor. doğru bu değil mi?

    • İyi Kitap 30 Mart 2018 at 18:23

      Merhaba,
      İnternet sitemize aktarım sırasında bir hata olmuş. Bu kitap Gençlik Kitaplığı kategorisinde bir eser. Basılı dergide böyle zaten. Sitemizde de düzeltiyoruz hemen. Dikkatli gözleminiz için teşekkürler.

Yorum yaz