Ev alma, komşu al… – İyi Kitap
İyi Kitap

Şu Yaramaz Tavşanlar, gerek resimleri gerek yalın metniyle küçük okurların ilgisini çekecek bir kitap.

Yazan: M. Banu Aksoy

Son zamanlarda yeni bir kavramla tanıştım: Hygge. Danimarkalıların mutluluğun sırrı olarak gördükleri hygge’yi tek bir sözcükle ya da cümleyle tanımlamak zor. Bir yaşam felsefesi ve yaşam biçimi olan hygge, içinde birçok kavramı, durumu ve duyguyu barındırıyor: Mutluluk, rahatlık, huzur, paylaşmak… Soğuk ve yağmurlu bir havada evinizdeki en sevdiğiniz köşede sıcak çikolata ve tarçınlı kek eşliğinde şahane bir kitap okuyorsanız ya da en yakın dostlarınızla mutfağa girip birlikte şahane bir akşam yemeği hazırlayıp sohbeti koyulttuysanız siz de hygge’den nasibinizi almışsınız demektir.
Hygge ile ilgili kafanızda bir fikir oluşturabildiysem, şimdi Koca Ayı’nın evine konuk olabiliriz. Kulübesinde yalnız yaşayan Koca Ayı’nın evi de hygge koşullarının neredeyse tamamına sahiptir. Sakin ve düzenli bir ev, sıcak bir şömine, ateşin karşısında kitap okunabilecek güzel bir koltuk, kavanozlar dolusu bal, bir köşede hazır bekleyen çay demliği ve kurabiyeler…
Ayının huzurlu hayatı yanı başındaki eve kalabalık bir tavşan ailesinin taşınması ile alt üst olur. Tavşanlar her gün yeni bir şey için kapısını çalarlar ayının. Ya çocuklar pasta istemiştir de bal rica etmektedirler ya da odun kesmek için ayıdan yardım istemektedirler. Ayı her seferinde tersleyip kapıyı tavşanların yüzüne çarpar. Biz okurlar bir kenardan usulca olup bitenleri izleriz. Çizgilerini asla bozmayan tavşanlar daima kibar kalmayı başarırken, Koca Ayı’nın kabalıkları ve yalanları bitmek bilmez. Aynı anda hem kulübenin içini hem de kulübe penceresinden dışarıdaki tavşanların hâlini görürüz.
Mevsimler geçer. Soğuk kış günleri başlar. Bir gün kapı son kez çalar. Bu kez Koca Ayı karşısında bir tavşan değil, eşiğe bırakılmış bir sepet bulur. Sepetin içinden çıkanlar…
Koca Ayı’nın sepette ne bulduğunu söylemeyeceğim. Ama şunu diyebilirim ki işte o sepetten sonra Koca Ayı gerçek mutluluğun ne demek olduğunu anlar. Çünkü hygge paylaşıldıkça artar.
Ciara Flood’un yazıp resimlediği Şu Yaramaz Tavşanlar, gerek resimleri,gerek yalın metniyle küçük okurların ilgisini çekeceğe benziyor. Dostluk, paylaşmak, uyum ve en önemlisi değişebilme becerisi gibi kavramları mizahla harmanlayarak veren Flood’un diğer kitaplarıyla da umarım yakında tanışırız.

 

 

 

Şu Yaramaz Tavşanlar
Ciara Flood
Türkçeleştiren: Ali Berktay
Türkiye İş Bankası
Kültür Yayınları, 32 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

MSGSÜ’de Sanat Tarihi eğitimi aldım. Çeşitli kültür sanat ve çocuk programlarında metin yazarlığı ve senaristlik yaptım. 2010’dan beri eşim Yıldıray’la birlikte Bir Dolap Kitap adlı blogda sevdiğimiz çocuk kitapları hakkında yazıyor, Açık Radyo’da aynı isimli programı sürdürüyoruz. Son iki yıldır genel kültür dergisi Dünyalı’nın ekibindeyim. Az sayıda kitabım, çok sayıda hayalim var. İki küçük oğlumdan fırsat bulur bulmaz yazmaya, seramik ve origami yapmaya ve bisiklete binmeye kaldığım yerden devam edeceğim.

Yorum yaz