İyi Kitap

Para Dolu Damacana “Resimleyen: Mustafa Delioğlu”

Yaşar Kemal, Yusuf Atılgan, Panait Istirati, Gorki, Rıfat Ilgaz, Behrengi, Bekir Yıldız, Talip Apaydın, Halikarnas Balıkçısı, Ayla Çınaroğlu, Aytül Akal, Bilgin Adalı, Süleyman Bulut, Müge İplikçi, Hidayet Karakuş ve daha nice yazar. Bu kişilerin yazar olmalarının dışında bir ortak özelliği daha var: Bazı kitaplarının illüstrasyonlarının Mustafa Delioğlu (d. 1946) tarafından yapılmış olması. Mustafa Bey, 1976 yılında çıkan Para Dolu Damacana’dan bugüne durmaksızın çocukların dünyasını renklendiriyor. Resimlediği ilk çocuk kitabı üzerine söyleşmek için 9 Mart 2018 tarihinde atölyesinde buluştuk.

Yazan: Doğan Gündüz

Doğan Gündüz: Para Dolu Damacana’nın illüstrasyonlarını, bugün adını çokça duyduğumuz birçok yazar ve çizerin henüz dünyada olmadığı yıllarda çizmişsiniz.
Mustafa Delioğlu: Hey gidi günler! Bu benim resimlediğim ilk kitap. Truman Capote’un hikâyesi çok hoşuma gitmişti: İki kardeş vardır, Elmatohumu ile kız kardeşi. Bir kasabada yaşarlar. Oranın bakkalı reklam amaçlı para dolu damacana koyar tezgâha. İçinde ne kadar para olduğunu en yakın kim tahmin ederse damacanayı kazanacaktır. Elmatohumu da çok zeki bir çocuk, günlerce bakkala gidiyor geliyor. Her gelişinde de gözleriyle sayıyor damacanadaki parayı.
DG: Doğru. Bir eski zaman dükkânı var, sahibi Marshall. Karşı sokağında ilgi çekici yenilikleri olan rakip bir dükkân açılınca işleri kötüleşiyor. Arkadaşı Hamurabi kötü gidişatı durdurmak için ona bir çözüm buluyor: Boş bir damacanayı ağzına kadar bozuk para ile dolduracaklardır. Dükkândan yirmi beş sentlik alışveriş yapan herkes damacanadaki paranın miktarını tahmin etme hakkına sahip olacaktır. Yılbaşı geldiğinde müşterilerin önünde paranın miktarı açıklanacak en yakın tahmini yapan da paraları kazanacaktır.
MD: Bu çocuk tamamını sayıyor hatırladığım kadarıyla.
DG: Evet evet, yaptığı sıra dışı bir şey. Sadece bakarak içinde ne kadar para olduğunu kuruşu kuruşuna biliyor ve damacanayı kazanıyor.
MD: Güzel bir hikâye. (Kitabı karıştırarak). Ama uzunca bir hikâyeymiş. İçinde renkli resimler de var.
DG: Evet, sizin resimleriniz.
MD: Kırk iki yıl önce yapmışım bu resimleri. Resim dediğin, sanat dediğin, yazı çizi dediğin şey yolunda yürüdükçe gelişir. Mesela bugün bu kitaptaki resimlere bakıyorum, sağlam desenler aslında. O zamanlar hazır tramlar vardı, onları kesip yapıştırmışım. Benim illüstrasyonlarımda figürlerim yere sağlam basar, ama bakıyorum bunda ufak tefek bazı kayganlıklar görüyorum. Tabii oradan buraya çok yol yürüdüm. Gene de o gün için başarılı işler bunlar.
DG: Bu kitabı basıma Erdal Öz hazırlamış.
MD: Erdal Öz’ü ben önce kitaplarından tanıdım; Yaralısın (1971) ve Kanayan (1973). O bu kitaplarla ünlenmişti. 12 Mart’tan (1971) sonra hararetli bir dönemdi. Sol kitaplar, romanlar, şiirler öne çıkmıştı. Hepimiz heyecanlıydık. Nasıl olduğunu hatırlamıyorum ama Erdal Öz beni çağırdı. Cem Yayınevinde Çocuk Kitapları dizisini yönetiyordu. Gittim, tanıştım, çok da mutlu oldum tabii ki.
DG: Arkadaş Kitaplar olarak da adlandırılan bu dizinin ilk kitabı Nazım Hikmet’in Sevdalı Bulut’u, 1975’te yayımlanmış. O yıl bu diziden toplam 32 kitap çıkmış. Bravo doğrusu. Peki, siz önceden Erdal Öz ile tanışmıyordunuz. Aklına nasıl gelmiş olabilirsiniz?
MD: Ben 1968’de bir reklam ajansında çizgi film fonu boyuyordum. İlk öyle başladım. O yıl Türkan Şoray’ın “Abbase Sultan” filmi vardı, jeneriği boyunca bir Bağdat görüntüsü geçer, onu renkli çalıştım. Grafik işleri, illüstrasyonlar öyle devam ettim. Bir ara Oluş Kitabevi’ne iki kapak yapmıştım. Biri 1974 yılında çıkan Ostrovski’nin Fırtınayla Gelenler kitabıydı. Bu kitabın kapağıyla müthiş bir ün yaptım. Muhtemelen Erdal Öz de beni oradan tanımıştır. Para Dolu Damaca’nın kapağının da çok özel olmasını istemiştim. (Kapağa bakarak) Acaba Elmatohumu’nun ayaklarını niye bu kadar büyük çizmişim?
DG: Kitapta Elmatohumu’nun “bir çift kocaman erkek potini” giydiği yazıyor, metne sadık kalmışsınız. Peki, kitaptaki Amerikan yaşantısından kesitler sunan illüstrasyonları nasıl çizdiniz?
MD: Bunlar benim özgün çizimlerim. Ama yararlandığım dokümanlar olabilir. Mesela bu hikâye Amerika’da geçtiği için o döneme ait illüstrasyonlara bakmış olabilirim. Bu ağaç örneğin orada yetişen bir ağaç türü, onu çizerken bir illüstrasyondan esinlendiğimi hatırlıyorum. Bu hikâyeyi çok sevmiştim, çıkan kitabın resimleri de beni tatmin etmişti. Erdal Öz yaptığı kitapların içine böyle renkli föyler atardı, bazı kitaplar saman kâğıt olur, onların içine de beyaz kağıtla renkli föy atardı.
DG: Siyah beyazların ardından renkli resimlerle karşılaşınca okuyucu seviniyordur.
MD: O dönem itibarıyla hiç görmemiş ki.
DG: 1970’li yılların ortasındaki çocuk kitapları furyasında çocuk kitapları resimleyen birçok ressam ismine rastlıyoruz. Ama sonra çoğu kayboluyor. Siz buradasınız hâlâ, bunun sırrı nedir?
MD: Benim yüzyıllık projem var ayrıca (Gülüyor). Şimdi tabii şüphesiz işini iyi yapmaya çalışmak, ciddiye almak, işine sarılmak, yorulmadan sürekli kendini tazeleyerek ilerlemek, sonra çalıştığın insanları incitmeden, işini asla geciktirmeden yapmak, işini sevmek çok önemli. Hâlâ yoğun bir şekilde çalışıyorum.
DG: Bugüne dek toplam kaç tane kitaba illüstrasyon yapmışsınızdır?
MD: Net bir rakam olmasa da iki bin adete yakındır. Yani boşa çiğnemedik yalan dünyayı (Gülüyor).

 

Para Dolu Damacana
Truman Capote
Türkçeleştiren: Mehmet Fuat
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Cem Yayınevi Çocuk Dizisi, 62 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Doğan Gündüz 1966’da İstanbul’da doğdu. Kitapları: Kaçan Uykuların Peşinden (Can Çocuk, 2013), Sahi Benim Annem Hangisi? (Can Çocuk, 2014), Kayıp Çocuklar Bahçesi (YKY, 2015), Unutma Oyunu (YKY, 2015), Alaturkadan Alafrangaya Zaman Osmanlı’da Mekanik Saatler (Ege Yayınları, 2015), Acayip Bir Hediye (Can Çocuk, 2015), En Sevdiğim Oyuncak (YKY, 2016), Fare Adlı Kedi (Can Çocuk, 2016), Bisküvi Kutusundaki Martı (Can Çocuk, 2016), Denize Mektuplar Atan Çocuk (YKY, 2018), Ailenin En Yaramazı (Can Çocuk, 2018)

Yorum yaz