İyi Kitap

Tuhaf bir kuzey serüveni

Kayıp Çocuklar, Norveçli yazar Lars Joachim Grimstad’ın, ülkesinde sevilen “Tuhaf Kuzey Serüvenleri” dizisinin ilk kitabı.

Yazan: Gökhan Yavuz Demir

Bahar geliyor. Bütün canlılığı ve yeşiliyle doğa, kış uykusundan nihayet uyanıyor. Çiçeklenen erik, elma ve kiraz ağaçlarının altında, tomurcuk veren güllerin ve leylakların kokusu arasında Kocabaş ile güneşleniyoruz. Geçen akşamdan beri komşunun Linda adındaki yavru Çin Aslanı kayıp. Gerçi Kocabaş, olur olmaz her şeye havlayıp sürekli şımaran bu yavrunun kaybolmasından memnun ama yine de kendi bölgesinde ondan habersiz çevrilen gizli işlere bozuluyor. Eh Kangal olmanın raconu bu! Günün bu en dingin saatlerinde gelen kargocuya havlayacak hâli bile olmayan koca kızın bakışları arasında yeni kitabıma kavuşuyorum. “Tuhaf Kuzey Serüvenleri” serisinin ilk cildi Kayıp Çocuklar. Yazarı Norveçli Lars Joachim Grimstad. Yoğun kar yağışı altında geçen bu romanı güneşlenerek bahçede okumaya başlıyorum. Yoldan geçen herkese potansiyel yavru köpek hırsızı gibi davranan koca kızım bile güneşe yenik düşüp uyukluyor. Güneşin altında her şey ve herkes geri çekiliyor ve bir tek okuduğum roman her yeri kaplıyor. Artık sadece Finn
Popps’un hikâyesi var.
Finn, taksi şoförlüğünden Norveç başbakanlığına hızla yükselen Daha Çok Partisi’nin kurucu genel başkanı babası Teddy Popps, sinir bozucu ağabeyi Bendik ve Kanarya Adaları’na sevdalı babaannesi Linda ile başbakanlık konutunda yaşıyor. Kuzey Borezya diktatörü Kim Il-Seng’in Norveç ziyaretinde babasına sunduğu sürpriz hediyeyle birlikte yeni bir kardeşi daha oluyor: “R”leri söyleyemese de “Kesinlikle ‘y’leyi söyleyebiliyoyum,” diye “ısyay” eden Kim Il-Im veya kısaca Kilimim.
Finn, babasının yollardaki tümsekleri gidermek, cips paketlerini hava boşluksuz ağzına kadar cipsle doldurmak ve her Norveç vatandaşına ücretsiz gofret dağıtmak gibi halkın istemediklerini daha az ve istediklerini daha çok vermek vaadiyle kısa süre önce başbakan olmasıyla okul değiştirmek zorunda kalıyor. Onu, sevimsiz ağabeyi Bendik ve Kuzey “Boyezyalı” Kilimim ile beraber yeni okullarına ilk gün şoförleri Bayan Syversen arabayla götürüyor. Daha hemen okulun bahçesinde Koca Jimmy ve onun altına alıp yumruklamaya hazırlandığı Viktor ile karşılaşıyorlar. Viktor’u tanıdıkça daha da sevimsiz bulacak olan Finn, Koca Jimmy’e hak vermeye daha o an başlar. Çünkü Daha Çok Partisi’nin genel başkan yardımcısı olan babası Ernst Kranz kadar Viktor da kibirli ve kendini beğenmiştir. Çok geçmeden sessiz beden eğitimi öğretmeni Bojan, sınıf öğretmeni Gulliksen ve Müdür Eğribel gibi temel karakterlerle ve asıl önemlisi Müdür Eğribel’in duyurduğu bütün ülke çapında düzenlenecek bilgi yarışmasında Finn ve Kilimim ile birlikte yarışacak “Koruma Faktörü 50” takımının üçüncü üyesi Sunniva’yla da bu ilk gün içinde tanışıyoruz.
Bu üçlü bir yandan birbirlerini tanımaya çalışır ve diğer yandan da yarışma için hazırlanırken, önce Koca Jimmy’nin şüpheli kayboluşu ve ardından sınıftaki diğer çocukların da birer birer akıl almaz şekilde ortadan yok olmasıyla kendilerini nasıl çözeceklerini bilemedikleri bir olaylar yumağı içinde bulur. Dışarıda kaybolan çocukların, neden ve nasıl kaybolmuş olabileceklerini bulmaya çalışırlarken, içeride de partisinin genel başkan yardımcısı tarafından bir komploya kurban giden Teddy Popps’a başbakanlığı kaybetmemesi için yardımcı olmaya çalışırlar. En zoru ise bütün bu detektifçilik oyunu esnasında bu üçlünün bir de kazanmaları gereken bir bilgi yarışmalarının olmasıdır. Hele ki karşılarındaki rakip takımda kibirli ve sevimsiz Viktor varken.
Sevimli Kilimim’in Kuzey Borezya diktatörü tarafından ajanlık yapması için programlanmış bir android olduğunu, yarışmanın okul finali öncesinde Bayan Syversen ile arkadaşı Maxwell’in, onun kafasını kopardığını görerek dehşet içinde öğrenen Finn ve Sunniva yine de sahneye çıkıp bilgi yarışmasında finale kalırlar. Çocukların birer birer evlerinden yok olup gitmesinin gizeminin altında yer alan Akbaba ve Kasket’le de çok geçmeden başbakanlık konutunda tanışınca sis bulutu yavaş yavaş dağılmaya başlar. Akbaba ve Kasket eve herkesi uyutacak kadar güçlü bir gaz sıktıktan sonra maskeleriyle içeri girip, doğrudan Finn’in yatak odasına giderler. Kayıp arkadaşlarının evlerinde gördüğü solmuş çiçeklerin veya yakınlarından dinlediği “iki sinek rüyası”nın ne anlama geldiğini o anda anlayan Finn, onlara yakalanmamak için çatıda karların içine saklanır. O iki çocuk hırsızından öğrendiği şeyler ise çözülmesi gereken bilmecenin yeni parçalarıdır: Albay ve limandaki Angelica.
Finn, Sunniva ve Kilimim topladıkları delillerle birlikte kayıp vakıaları aydınlatabilecek bu derli toplu çocuk kaçırma hikâyesini Başmüfettiş Malthe’ye anlatırlar. En başından beri şüphelerini hangi yetişkinle paylaşsalar karşılık bulamayan kahramanlarımız, nihayet kendilerini ciddiye alan bir muhatap bulduklarına sevinirler. Acaba hakikaten öyle midir? Çünkü çok geçmeden kaçırılan çocuklar kervanına, ekibin en kıymetli üyesi Sunniva da dahil olur. Finn elini şimdi daha da çabuk tutmalıdır.
Son satırları okuyup kitabın kapağını kapattığımda bu güç bulmaca da çözülüyor. Kocabaş uyanıyor. Sonra bahçeye Daha Çok Oyun Partisi’nin genel başkanı Fıstık giriyor ve kovalamaca başlıyor. Tuhaf bir kuzey serüveniyle beraber hoş bir bahar akşamı da sona eriyor.

 

 

 

Kayıp Çocuklar
Lars Joachim Grimstad
Türkçeleştiren: Ebru Tüzel
Final Kültür Sanat Yayınları, 320 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1973 yılında Edirne’de doğdu. Sosyoloji Doçenti olan Demir’in bugüne kadar yayınlanan telif ve tercüme kitapları şunlardır: Sosyal Bir Fenomen Olarak Dilin Belirsizliği (İthaki, 2015); Borges'in Dediği Gibi (Nora, 2016); Anlamak İçin Yaşamak (Nora, 2017); Claude Lévi-Strauss, Mit ve Anlam, (İthaki, 2013); George Lakoff & Mark Johnson, Metaforlar: Hayat, Anlam ve Dil (İthaki, 2015); Paul Ricoeur, Yorum Teorisi: Söylem ve Artı Anlam (yakında Nora’da). Edebiyat ve linguistikle zenginleştirilmiş ve derinleştirilmiş bir sosyolojiyi anlamlı bulan Demir, birgün roman yazacağına olan inancını asla kaybetmiyor ve kendini ısrarla “entelektüel edebiyatçı” olarak tanımlamayı tercih ediyor.

Yorum yaz