İyi Kitap

Hayal ile gerçek arasında esen Rüzgar…

Çocuklar, yalnızlıkları ve hüzünleriyle bazen hayal dünyaları sayesinde başa çıkabilirler. Bu kitap, bir çocuğun gözünden özlemi ve yalnızlığı anlatıyor. Dahası, insanın yüreğinde ince bir sızı bırakıyor.

Yazan: Gökçe Gökçeer

‘’Rüzgar’ın gerçekte olmayan bir köpeği vardı. Evet, bir köpeği vardı. Ama bu köpek, aslında yoktu.’’

Bu satırlarla başlıyor kitap. Okura, Rüzgar’ın hayal gücünün izinden gideceğini en başta söylüyor. Rüzgar’ın olmayan köpeği, onun en yakın arkadaşı. Onu kimse göremiyor ama bunun bir önemi yok. O çok cesur ve eğlenceli… Üstelik tuzlu suyu da çok seviyor. Rüzgar’ın zaman zaman akan gözyaşlarını hiç düşünmeden yaladığı için, bundan emin Rüzgar. Birlikte ormana, bazen de ninesini ziyarete gidiyorlar. Sonra bir gün… Köpek ortadan kayboluyor. Çünkü artık sırasını savıyor: Rüzgar’ın “gerçek” bir köpeği oluyor. Belki diğeri kadar cesur ve eğlenceli değil ama olsun. Onu herkes görebiliyor. Rüzgar, artık onunla vakit geçirmeye hazır.

Rüzgar’ın babasının nerede olduğu ve ne iş yaptığı belirtilmemiş. Neden uzakta? Neden sadece telefonla konuşuyorlar? Rüzgar belli ki onu çok özlüyor ve eksikliğini hissediyor. Metinde bir ipucu yok. Ama çizimlerden anladığım kadarıyla, babası bir denizci. Bu durum, Rüzgar’ın onu neden bu kadar özlediğini açıklıyor. Rüzgar’ın hayatında eksikliğini duyduğu şeyler, metnin ve çizimin müthiş uyumu eşliğinde mükemmel bir biçimde anlatılıyor. İnsanın kalbine dokunan, iç burkan bir hikâyeye tanıklık ediyoruz.

GERÇEK, HAYALIN YERINI TUTABILIR MI?
Rüzgar’ın yeni ve gerçek köpeğinin gelişinden sonra hayali köpeğinin ortadan kaybolmasıyla, hayallerinden vazgeçtiğini zannetmeyin. Kitabın sonunda, hayal gücünün farkına varan ve onun hayatındaki yerini kavrayan Rüzgar, hayallerinin peşini bırakmıyor ve düşlemeye devam ediyor. Bu açıdan, kitabın verdiği bu mesajı da çok beğendim. “Gerçekler, hayal etmenin gücünü elinizden alamaz!”

Her çocuğun değilse de birçok çocuğun bir ya da birkaç hayali arkadaşı vardır. Bu arkadaşlar bazen bir çocuk, bazen bir hayvan, bazen de “gerçek dünyada” karşılığı olmayan varlıklardan oluşur. Bu hayali arkadaşların, özellikle erken çocukluk döneminde sıklıkla çocukların hayatında rol alabildiklerini, kendi deneyimlerim dışında yakın çevremin deneyimlerinden de biliyorum. Çocuğu olan pek çok kişinin bildiği ve uzmanların da söylediği gibi, çocuklar onlarla sık sık sohbet eder, dertleşir ve oyunlar oynarlar. Kendilerinde eksik gördükleri özellikleri onlara yükleyip, onlar aracılığıyla eksikliğini hissettikleri o güce sahip olurlar. Aslında biraz da olmak istedikleri kişiyi hayali arkadaş üzerinden yaratırlar. Tıpkı Rüzgar’ın hayali köpeği üzerinden ninesinden çekinmesini yenmesi, köpeğinin çok cesur ve becerikli olması gibi… Ya da tam tersi, onu kendinden daha güçsüz kılıp, kendi güçleriyle onu korumaya alırlar. Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi, hayali arkadaş kavramını da ustalıkla işliyor.

YAZAR ILE ÇIZERIN MÜTHIŞ UYUMU
Edward van de Vendel, Hollandalı bir yazar. Çocuklar ve gençler için kitaplar yazıyor. Yine Hollandalı olan genç çizer Anton van Hertbruggen ise çizimleriyle harikalar yaratmış. İngilizce, Fransızca, Almanca, Çince gibi birçok dilde yayımlanan kitabın başarısında onun da payı büyük. Renk seçimleri ve yarattığı atmosferle, hikâyenin derinliğine bambaşka bir boyut katıyor. Yazar ve çizerin yakaladığı az rastlanan bu sinerji, iyi kotarılmış resimli bir çocuk kitabının nasıl olması gerektiğinin en güzel örneklerinden birine hayat vermiş. Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi, Alman Gençlik Edebiyatı ve Altın Palet gibi birçok ödülü kucaklamış. Kesinlikle hem okurun gözünden hem de akademik olarak incelenmeye değer, kıymetli bir iş çıkmış ortaya…

Çocukların hayal güçlerine ve onun üzerindeki hâkimiyetlerine, içlerine kapandıklarında o küçücük gibi görünen dünyalarında yarattıkları dev evrende yaşadıklarına, kapıldıkları duygusal dalgalanmalara işaret eden, okudukça ve sayfalardaki her detayı inceledikçe içe işleyen, iz bırakacak bir kitapla karşı karşıya olduğunu anlıyorsunuz. Kitapta rahatsız eden tek şeyin, pek de okunaklı olmayan font seçimi olduğunu da belirterek satırlarıma son vereyim. Orijinali de böyle mi bilmiyorum. Ancak öyleyse bile, daha okunaklı bir font kullanımına kitabın yurtdışındaki yayıncısının hayır demeyeceğini düşünüyorum.
İyi okumalar!

 

 

 

Olmayan Bir Köpeğin Hikâyesi
Edward van de Vendel
Resimleyen: Anton van Hertbruggen
Türkçeleştiren: Nurşen Kaya
Final Kültür Sanat Yayınları, 40 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1975 doğumlu Gökçe Gökçeer Ankara'da büyüdü, Hacettepe Üniversitesi'nde felsefe eğitimi aldı. Birçok yayınevi ve dergide, redaktör ve editör olarak çalıştı. Çocuk kitapları hakkında tanıtım ve eleştiri yazıları yazıyor, çocuklar için içerik hazırlıyor, seslendirme yapıyor. Birçok basılı ve dijital yayında yazıları yayımlanan Gökçeer, kendi blogu Bitmeyen Kitaplar'da da çocuk kitapları tanıtıyor, önerilerde bulunuyor. İstanbul'da yaşayan yazarın resimli bir çocuk kitabı serisi bulunuyor.

Yorum yaz