İyi Kitap

Kafana tokadan başka bir şey takma!

Nilay Kaya 6 Eylül 2018 Çocuk Kitaplığı, Nilay Kaya, Sayı 106 - Eylül 2018 Kafana tokadan başka bir şey takma! için yorumlar kapalı

Edebiyat metinlerinde modern hayata dair eleştirilesi konuların didaktik ve sıkıcı olmadan işleyen bir kurgu içinde, üstelik okuyucuyu güldürerek konu edilmesi yazarın maharetine işarettir.

Yazan: Nilay Kaya

Bir kız ki sürekli etrafta dolanıp rol kesiyor. Bir gün çok ünlü bir aktris olacak; çeşit çeşit ölme taklidi yapabiliyor, gülerken birden ağlamaya başlayabiliyor ve her şeyi çok biliyor. İkiz erkek kardeşi de bir gün onun gibi çok ünlü olacak, sadece ne yaparak ünlü olacağına henüz karar vermiş değil. Aslan terbiyecisi mi olsa? Poposuyla trompet mi çalsa? Yoksa şaka oyunları üreten bir fabrikanın müdürü mü olsa? Çünkü şakaları o kadar çok seviyor ki 1 Nisan’ın her gün kutlanmasını istiyor. Bu iki kardeşin birkaç ortak özelliği var. İkisi de hayvanları çok seviyor ve odalarına kilitlendikçe hepten yerlerinde duramaz oluyorlar. Kısacası bu ikizler tam bir baş belası! Ama kime göre? Sadece Lot ile Max’ın değil, yeryüzündeki bütün çocukların baş belası olduklarını ve bir an önce büyümeleri gerektiğini düşünen annelerine göre.

Lot ile Max’ın annesi tam bir hastalık hastası. Hijyen takıntılı olduğu için zavallı yardımcıları Alice’i, çocuklara dadılık yapması için işe aldığı hâlde temizlikçi gibi kullanıyor ve kızın yaptığı temizlikten asla memnun kalmıyor. Kendisi gibi çocuklardan pek hazzetmeyen ve akıllarını doğal yaşamla bozmuş kadın arkadaşlarından oluşan, düzenli olarak bir araya geldiği bir grubu var. Bir araya geldiklerinde mikroplarla nasıl savaşacaklarını, etrafa mikroptan başka bir şey yaymadıkları için çocukları bir an önce büyütecek bitkisel bir çayın nasıl yapılabileceğini tartışıyor ve yeni geliştirdikleri türlü bitki çayını deniyorlar. Bir nevi “Şifacı Teyzeler Birliği” yaratmışlar anlayacağınız, yoksa onlara “Modern Cadılar” mı demeli? Masallardaki cadıların da çocuklarla arasının pek iyi olmadığını düşünürsek… Hayvan dostu Lot ile Max’ın, evcil hayvan olarak sadece bir akvaryum balıklarının olmasına izin veriliyor. Neden mi? Çünkü ancak balıklar mikrop taşımazlar. Bu evde köpeklere asla yer yok!

Peki ya Lot ile Max’ın babaları nasıl biri dersiniz? Çılgın biliminsanı Bay Spruit’in sayesinde, kel insanlar için saç çıkaran mucizevi ilaçlar üreten bir fabrikanın sahibi olan babalarının en büyük takıntısı gür ve yumuşak saçlara sahip olmak. Ailesinden ziyade en büyük hazinesi kendi gür ve yumuşak saçları olan Bay De Leeuw, öyle bir işkolik ki ailesiyle birlikte kısacık bir tatile çıkacak zamanı bulamıyor. Bayan De Leeuw da tatil yerlerinin dev mikrop yuvaları olduğunu düşündüğü için ikizler hiç tatil yapamıyor. O yüzden kendi yarattıkları hayal dünyalarına, kendilerinin icat ettiği oyunlara, oyunculuk yeteneklerini ve şakalarını geliştirmeye vakfediyorlar kendilerini.

Daha önce yine Can Yayınlarından çıkan Korkunç Yüzme Antrenörü ile tanıdığımız ödüllü Hollandalı yazar Jozua Douglas’ın bu yeni kitabı, ironik bir şekilde, Korkunç İkizler adını taşıyor ama görüleceği üzere bu hikâyede “korkunç” olan hiç de ikizler gibi durmuyor. Tıpkı Grimm Kardeşler masallarında olduğu gibi şatolara hapsedilen bu çocuklar, masum bir iksirden medet umarak hem eğlenmek hem de özgürleşmek istiyorlar. Böylelikle de bizi zamanla yarışılan, soluksuz, eğlenceli bir maceraya dâhil ediyorlar. Hikâye boyunca, ikizler hariç hemen hemen herkesin başına bu “masum” iksir yüzünden, takıntılarıyla ilgili bir bela geliyor. Kitabı okuma zevkini bozmamak adına tam olarak neler olduğunu söylemeyelim ancak bu “belaların” aslında her karakterin kendi takıntısıyla ilgili durup düşünmesini ve hayatında yeni bir sayfa açmasını sağladığını, bize de ustalıklı bir dramatik ironinin tadını çıkarma fırsatını verdiğini söyleyelim.

Edebiyat metinlerinde modern hayata dair eleştirilesi konuların didaktik ve sıkıcı olmadan işleyen bir kurgu içinde, üstelik okuyucuyu güldürerek konu edilmesi yazarın maharetine işarettir. Jozua Douglas, hastalık hastası ve “organik” yaşam takıntılı anneyi, “modern cadılar kulübünü”, sistem tarafından dayatılan estetik değerlerin bir sonucu olarak saç ektirme ve çıkarmanın nasıl tartışılması gereken bir sektör hâline geldiğini, çocukları korumak adına yaratılan “konserve yaşamları”, anne ve babaların bencil olabilme hâllerini, insanlardaki şöhret olma takıntısını, sihirin ve bilimin hayat kurtarıcı ve mucizevi olabildiği kadar felaketlere de yol açabileceğini olabilecek en eğlenceli ve akıllı bir kurmaca maharetiyle ele alıyor. Korkunç İkizler’i okuduktan sonra barınaklarda yaşayan hayvanlara, tozlara ve mikroplara, en önemlisi biricik takıntılarınıza bambaşka gözlerle bakacağınız garantidir!

 

 

 

Korkunç İkizler
Jozua Douglas
Resimleyen: Elly Hees
Türkçeleştiren: Hasan Türksel
Can Çocuk, 200 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author