İyi Kitap

Koşulsuz sevgi en büyük kahramanlıktır

“Ateş de tıpkı insanlar gibi ince bir yapıya sahipti ve yine tıpkı insanlar gibi bir araya gelip büyüdüğünde yıkıcı, yok edici olabiliyordu. Ateşi insanların bulmasına şaşmamalıydı.”

Yazan: Özlem Toprak

Çocukluk günlerimizden biliriz; masalların dünyasında iyiler ve kötüler arasında hep keskin bir ayrım vardır. Canavarlar kötü, kahramanlar iyidir, tarafımızı seçer ve macerayı izleriz. Oysa hayat hiç de öyle siyah-beyaz akmıyor. Her gün değerlerimizi sorgulatan karar anları ile karşı karşıya geliyoruz. Fantastik edebiyatın yaratıcı kalemlerinden Göktuğ Canbaba, çocuklar için yazdığı Ürkütücüler’de, farklı ve zor olan yolu seçen Oli ile tanıştırıyor bizleri. Doğan Egmont Yayıncılık etiketiyle çıkan, Biğkem Karavus’un resimlediği kitap, hepimize kime kahraman denileceği sorusunu yöneltiyor.

YAN YANA YAŞAMAK MESELESI
Oli’nin içine doğduğu dünya kesin hatlarla ayrılmış bir yapıdadır. Sahilin bir ucunda insanlar diğerinde ise Ürkütücüler yaşar. Ürkütücüler adından da anlaşılacağı üzere devasa boyutları, koca boynuzları, sipsivri dişleri, uluyuşları ile korku salan yaratıklardır. Topraklarında yetişen leziz meyveleri izinsizce toplayan insanlardan hoşlanmazlar. İnsanlar da bu tuhaf yaratıklardan korkar. Birbirinden hiç de hazzetmeden ortak bir coğrafyayı paylaşan bu iki topluluğun kaderi Oli isimli Ürkütücü’nün doğumuyla yepyeni bir eşiğe girer. Köyün yaşlıları tarafından ay tutulması günü  doğacak bu çocuğun kurtarıcı kahraman olacağı ilan edilmiştir. Ancak Oli, bütün Ürkütücülerden farklı olarak dümdüz dişleri, sıcacık bakan kocaman gözleri, yumuşacık beyaz tüyleriyle çok sevimli bir yaratık
olarak büyür. Kehanet sistemi o zamana kadar hiç yanılmamış olmasına karşın, köyün gözünde kanaatleri sorgulanmaya başlayan yaşlılar çareyi Oli’nin kahraman değil soytarı olduğunu ilan etmekte bulur. Gerekçeleri iktidar denilen mekanizmanın tanımıdır: “Yaşlılar o zamana kadarki öngörülerinde hiç yanılmamıştı. O an da yanılmadıklarını biliyorlardı ama kaybettikleri otoriteleri, itibarları onları farklı düşünmeye itiyordu. Güç, bir varlığa çok uzun süre hükmediyorsa sonunda varlık o güce bağımlı oluyordu; bu, canlıların değişmeyen kuralıydı.”

Böylece kendi kavminden dışlanan, ailesinin bile gereğince arkasında duramadığı Oli, çaresiz nehre atlayarak kaçar. Kendine geldiğinde üzerinde zıplayan Çilli isimli tatlı bir kız vardır. İnsanların kalıp önyargılarından bağımsız, kendi tanışıklığı üzerinden Oli’yi seven Çilli, bu kez de sevimli canavarın insanların hışmına uğramasına neden olur. Birlikte kaçan ikili bir yandan gerçek dostluğu inşa ederken, arkada bıraktıkları dünya ile boğuşmaya devam edecektir…

KITLENIN KORKUTUCU GÜCÜ
Göktuğ Canbaba, bu sürükleyici macerada kâh Ürkütücüler’in kâh insanların galeyana gelme ve yargısız infaz etme hâline odaklanıyor. Çilli üşümesin diye kendisine korku salan yegâne şey olan ateşi yakan Oli, bu dehşet verici gücü bir benzetmeyle paylaşıyor okurla: “Ateş de tıpkı insanlar gibi ince bir yapıya sahipti ve yine tıpkı insanlar gibi bir araya gelip büyüdüğünde yıkıcı, yok edici olabiliyordu. Ateşi insanların bulmasına şaşmamalıydı.”

Oli’yi tanıdıkça seven ama onun varlığına inanmayan köylüler yüzünden dalga geçildiği için de öfke büyüten bir diğer çocuk karakteri olan Cesur üzerinden topluluk baskısı, dürüstlük, cesaretin asıl anlamı gibi kavramları da sorguya açan roman; bir yandan da bitkiler, kök boyalar ve ağaç reçineleri ile heykeller üreten Oli aracılığıyla sanatın şifa veren, umut olan yönüne vurgu yapıyor. Sonlara doğru mesajlar kimi yerde fazla vurgulu bir hâl alsa da Ürkütücüler Dilin açıklığı ve akıcılığı Kurgunun özgünlüğü ve tutarlılığı Çizimlerin ifade gücü Kapak tasarımı ve baskı kalitesi Redaksiyonun titizliği pek çok erdemi yeniden düşünmeye sevk ediyor.

Yazar, fotoğrafçı ve seyyah Göktuğ Canbaba, Anadolu Üniversitesi Basın-Yayın Bölümü’nden “Şarap ve İnsan” adlı belgesel fotoğraf projesi teziyle mezun oldu. Tayland, Nepal, Hindistan gibi ülkeleri kapsayan seyahatlere çıkan ve kişisel fotoğraf projeleri üzerine çalışan üretken yazarın Doğan Egmont’tan çıkan Fener Balığının Kayıp Işığı, Valizdeki Kedi, Arayış Ormanı, Meraklı Gezginin Notları, Uzayda Sahibini Arayan Köpek, Barış’ın Meslek Hikâyeleri ve Değerler Serisi kitapları dışında Kuzey Kıtalar Efsaneleri “Ozanın Şarkısı”( Ankira Yayınları), İşeyen Atmaca ( Marjinal Kitap) ve İthaki Yayınlarından Ayyaş Buda ile Tılsım-ı Kudret romanları da bulunuyor.

Hayal gücünün sınırsızlığında büyülü bir yolculuk vadeden Ürkütücüler, bir yandan da bu dünyanın en gerçek dertlerine dokunuyor. Çocuklar ve onlar kadar cesur büyükler için bu hikâyenin sunduğu çok fazla ayrıntı var. Yeter ki düşünmeye, hissetmeye ve kabullenmeye hazır olalım.

 

 

 

Ürkütücüler
Göktuğ Canbaba
Resimleyen: Biğkem Karavus
Doğan Egmont Yayıncılık, 172 sayfa

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz