İyi Kitap

Leylek desem değil, lahana desem değil, sahi sen nasıl yapıldın?

Annesinin karnına nasıl girdiğini de oradan nasıl çıktığını da öğrenmek isteyen ve bunu öğrenmeye hakkı olan çocuklara verebileceğimiz yanıtlardan ne haber?

Yazan: Suzan Geridönmez

Çocuk dediğin sorunlu bir varlıktır. Biz yetişkinler bunu genellikle yadsıma, çocukluğu idealize etme eğilimindeyiz. Çocuğu mutlulukla özdeşleştiririz. Küçükken gece yatağımızı ıslattığımızı, akran zorbalığı altında ezildiğimizi, kekelediğimizi ya da tırnaklarımızı yediğimizi kolayından unutur ya da unutmuş gibi yaparız. Günümüz toplumunda çocuğa atfedilen özellikler arasında güzelliğin, saflığın, neşe ve huzurun her tonu vardır ancak kaygı, huzursuzluk, güvensizlik ve mutsuzluk yoktur. Bu yüzden çocuğumuzun bir sorunu olduğunu fark etmekte bazen gecikir, bazen fark ettiğimizde de ne yapacağımızı şaşırırız.

İşte, Bilgi Yayınevinden çıkan 9 kitaplık “Teo” dizisi, böyle an ve dönemeçlerde anne-babaya rehberlik etmek, çocuğa ise sorunu ve çözümü yaşına ve kavrayışına uygun anlatmak iddiası taşıyor. Teo’nun Kaka Kitabı, Teo’nun Tırnak Yeme Kitabı, Teo’nun Gece Korkusu Kitabı vb. isimlerden de anlaşıldığı üzere ele alınan sorunlar genellikle okul öncesi ve ilkokul çağı çocuklarını ilgilendiriyor.

Seriye ait tüm kitaplar, biri çocuklara seslenen resimli bir öyküden diğeri anne-babalara tavsiyelerden oluşan iki kısma ayrılıyor. Yine hepsi “Madalyon Psikiyatri Merkezince Onaylanmıştır” damgası taşıyor. Çok tartışılan bu konuda tarafım net: Çocuk kitaplarından yazar, çizer, çevirmen, editör ve yayıncı sorumludur. Bunun dışında kalan herhangi bir kuruma ya da uzmana onaylatılmalarına hele de denetlenmelerine karşıyım. Birincisi böyle uygulamalar özgür yaratımı zedeler, sansüre kapı aralar; ikincisi çocuğun yararından çok pazarlamayı odağa koyar.

Ancak bilimsel eserlerde durum biraz farklıdır. Örneğin Teo dizisi gibi doğrudan psikolojik sorunları konu eden bir serinin bu alanın uzmanlarınca kaleme alınması doğaldır. Yayıncının eserleri ayrıca bir psikiyatri merkezinin onayına sunmasını da aşırı bulmakla birlikte yadırgamam. İnsana tuhaf gelen, Teo kitaplarını yazanlarla diziyi onaylayan psikiyatri merkezi çalışanlarının aynı kişilerden oluşması, yani bir “kendi kendimi onaylıyorum” durumunun söz konusu olmasıdır.

İyi de Teo’nun “Ben Nereden Geldim?” Kitabı hakkında yazacakken buraya nerden geldim? Başta çocukların sorunlu varlıklar olduğunu iddia etmiştim. Oysa bu kitap çocukların sorunlarından ziyade sorularına eğiliyor. Öyle ya, üreme, doğum, seks yani cinsellikle ilgili konular çocuklar için de merak konusu. Peki, annesinin karnına nasıl girdiğini de oradan nasıl çıktığını da öğrenmek isteyen ve bunu doğru bir şekilde öğrenmeye hakkı olan çocuklara verebileceğimiz yanıtlardan ne haber? Ne yön veriyor tepkilerimize: Anne babamızdan gördüklerimiz mi? İç sesimiz mi? Takip ettiğimiz literatür mü? Literatürü takip edebilen kesimi bir yana bırakalım. Bize bu konuda yol gösteren kaynaklar son derece sınırlı. Hele de çağdaş, bilimsel bir yaklaşım arıyorsak. Teo’nun “Ben Nereden Geldim?” Kitabı bu açıdan önemli bir eksiği kapatıyor. Bir çocuğun cinselliğe dair merak edebileceği temel sorulara verilen yanıtlar gayet açık, gayet anlaşılır. İllüstrasyonlar erkek ve kadın bedeninin farklılıklarının, hamilelik ya da doğum gibi olguların anlaşılmasını kolaylaştırmakla kalmıyor, metinde değinilmeyen cinsel hazzı da es geçmiyor. Keşke kadın ve kız çocuğu bedeninin arkasına pembe, erkek ve oğlan çocuğu bedeninin arkasına mavi renkli leke konulmasaydı. Keşke LGBTİ bedenler de kitapta yer bulabilseydi. Keşke Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan çocuk edinmenin biyolojik yoldan çocuk sahibi olamayanlara özgü olduğu yanılgısı yaratılmasaydı.

Keşke listesi uzatılabilir. Ancak iyi ki duygusu ağır basıyor yine de. Evet, iyi ki “‘Cinsellik bir tabu değil, hayatın doğal bir parçasıdır’ mesajını çocuğumuza vermemiz önemlidir.” diyen Teo’nun “Ben Nereden Geldim?” Kitabı gibi başvuru kaynakları ülkemizde de üretiliyor. Eksikliklerine rağmen buz kıran işlevleriyle değerliler. Kaldı ki eksiklikler giderilebilir.

Örneğin, “akranlarından ya da teknolojik aletlerden yaşına uygun olmayan bilgi edinmiş” çocuğa, “Bunları konuşmak için erken, yaşın büyüdüğü zaman elbette konuşabiliriz,” diye yaklaşma önerisi gözden geçirilmeli. Bir çocuğu yaşına uygun olmayan bilgiyle yaşı gelinceye dek baş başa bırakmak ne kadar doğru? Hele de bize sorma güveni gösterdiyse. Yaşına uygun olmayan bilgiyi yaşına uygun açıklamalarla yerli yerine oturtmasına, hazmetmesine yardım edebiliriz pekâlâ. Bu kitabı onunla okumak iyi bir başlangıç olabilir.

 

 

 

Teo’nun “Ben Nereden Geldim?” Kitabı
Yağmur Artukamaç – İpek Gökozan
Resimleyen: Nurbanu Asena
Bilgi Yayınları, 24 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz