İyi Kitap

Kaybın şifası bazen hikâyelerdir

Hikâyelerin de iyi anlamda palavralar olduğu fikrinden hareketle, insanı kendi kaderine sahip çıkıp dönüştürmeye davet eden bu sıcacık kitap, sevmenin ne anlama geldiği üzerine düşündürüyor.

Yazan:Özlem Toprak

Sevdiklerimizi ayrılıkla ya da ölümle kaybetmek hiç kuşkusuz bu hayatın en zorlu sınavı. Hele de çocukların dünyası açısından etkileri çok daha büyük, çünkü çocuk hep var olacağını sandığı birinin ya da bir şeyin neden birden yok olduğunu anlamlandıramaz. Yaşadığı şeyin ağırlığına uygun sözcük de bulamaz ve bocalar. Sevgili Kedimin Beş Canı, işte bu zorlu sınavı yetişkinlere taş çıkartacak olgunlukla veren iki çocuğun hikâyesi.

Joanne Rocklin’in, The Five Lives of Our Cat Zook başlıklı İngilizce aslından Merve Yıldırım’ın çevirdiği, Altın Kitaplar’dan çıkan roman, 184 sayfalık boyutuyla çocuk kitapları açısından hayli hacimli görünse de sürükleyici kurgusuyla bir çırpıda okunuyor. Bu akıcılıkta elbette en büyük pay, ilk andan itibaren okurda sarılıp bağra basma hissi yaratan on yaşındaki Oona ve beş yaşındaki erkek kardeşi Fred.

Abla-kardeşin bağı, romanın içinde ilerlerken anladığımız üzere iki yıl önce, otuz bir yaşındayken kanserden ölen babalarının kaybıyla perçinlenmiş. Oona, o dönem üzüntüden çok kilo kaybeden Fred’in yeni bir kayıpla sarsılmasını önlemek ve bu arada besbelli kendisi de güç bulmak için tıpkı babasının da ona bir zamanlar yaptığı üzere, kardeşine hikâyeler anlatmaya başlıyor. Bu seferki mesele, hastalandığı için veteriner kliniğine yatırılan biricik kedileri Çarli. Çocukların renkli karton kostümlerle reklamını yapıp karınlarını doyurdukları O’Leary’s Pizzacı’sının arkasında uzanan geçitte buldukları ve Fred’in bu lokantada en sevdiği şey olan çarliston biber kızarmasından ilhamla Çarliston, kısaca Çarli diyerek sahiplendikleri kedi, mütevazı koşullarda sürdürülen hayatın en güzel ayrıntılarından biri. Yine Çarli’nin arka avlularına girmesi üzerine tanıdıkları Hintli büyükanne ve torunu Riya da zamanla Oona ve onun büyükannesi Dee’nin yakın arkadaşı olmuş. Oona, sürekli babasının Oakland Raiders baskılı siyah eşofman üstüyle dolaşırken bütün olumsuzluklara rağmen hikâyelere ve anılara yaslanarak umudunu koruyor.

HIKÂYE IÇINDE HIKÂYE
Oona, bu sıkıntılı süreçte Fred’e kedilerin dokuz canı olduğunu, Çarli’nin de şu an beşinci hayatını yaşadığını söyleyerek onun farklı isimlerle sürdüğü önceki yaşamlarını anlatmaya koyuluyor. Bir yandan da hikâyelerin arasına serpiştirdiği resimli bulmacalar aracılığıyla Fred’e okumayı öğretiyor.

Bin Bir Gece Masalları’nı anımsatan bu kurgu, kitaba çok katmanlı bir zenginlik kazandırmış. Oona’nın Çarli’nin önceki hayatlarını anlattığı hikâyeleri kafasını ya da kalbini meşgul eden ayrıntılarla dolu. Bir de sırrı var küçük kızın; çok kötü bir hâlde bulduğu ve tüfek saçmasıyla yaralandığını fark ettiği Çarli’nin tasmasındaki künyeyi yırtıp atmış. Gel gelelim, tam da o adreste oturan Dylan adındaki hemşire ve gitarist genç adam, Oona’ın annesi Terry ile arkadaş olup hayatlarına karışıyor. Bakalım Oona’yı bu tuhaf girdaptan hangi hikâye kurtarabilecek?

Montreal, Kanada doğumlu Joanne Rocklin çocukluğunda uzun kış aylarını okuyup yazarak geçirmiş. Ardından Los Angeles’a yerleşerek burada iki oğlunu yetiştiren ve ilk kitaplarını yayınlayan yazar, hâlen Sevgili Kedimin Beş Canı’nın da geçtiği Oakland’da eşi, Golden Retriever köpeği Zoe, kedileri Mitzie ile Mimi ile yaşıyor. Pek çok önemli ödüle layık görülen yazarın diğer romanları arasında One Day and One Amazing Morning on Orange Street, Strudel Stories, For YOUR Eyes Only!, Love Penelope, Fleabean Loves Franny ve The Best Hannukkah Gift sayılabilir.

PALAVRALARIN RENGI
Joanne Rocklin, aklı ve kalbiyle okuru ilk andan itibaren büyüleyen Oona aracılığıyla insan ilişkilerinin özüne dair çarpıcı yaklaşımlar sunmuş. Dilin akıcılığı Kurgunun özgünlüğü ve tutarlılığı Kapak tasarımı ve baskı kalitesi Redaksiyonun titizliği Oona’nın işlevi ve etkisine göre renklerle sınıflandırdığı palavralar buna çok iyi bir örnek. “Mavi palavralar; kendi paçanızı veya bir başkasının paçasını kurtarıp işleri bir süreliğine yoluna koymanızı sağlar. Kırmızı palavralar; başkalarının sizi olduğunuzdan daha önemli görmesini sağlayan palavralardır.

Siyah palavraların tek bir amacı vardır: Birini gerçekten incitmek. Hayatım boyunca böyle bir palavra attığımı sanmıyorum. Beyaz olanlar ise tam tersidir, birine kendini daha iyi hissettirir. Bir de hiç söylemediğiniz palavralar vardır. Bir şeyi hiç işe karıştırmadığınız ve tamamen sır olarak sakladığınız zamanlar. Bunlar da sarı palavralardır.”

Hikâyelerin de iyi anlamda palavralar olduğu fikrinden hareketle, insanı kendi kaderine sahip çıkıp dönüştürmeye davet eden bu sıcacık kitap, sevmenin ne anlama geldiği üzerine düşündürüyor. Doğrusu, bu konuda hayallerle bezeli kocaman ruhundan ve sorumluluk duygusundan öğreneceğimiz çok şey var.

 

 

 

Sevgili Kedimin Beş Canı
Joanne Rocklin
Türkçeleştiren: Merve Yıldırım
Altın Kitaplar, 184 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz