İyi Kitap

“İnsan çocukluğuna yetişmek için koşmamalı, ancak durursa çocukluğuna yetişebilir.”*

Yazan: Cahit Ökmen

Alfabenin, ağaçların, mevsimlerin, hayvanların, karın, yağmurun, babaların her gece uykusu açılmış mı diye gidip uykusuna baktığı çocukların, üzümün, Nar’ın… uykusunda duruyor bu kez Haydar Ergülen, Uykucu Şiirler kitabında. Türkçenin içinde, harflerin, sözcüklerin yüreğinde, dilin sihrinin fışkırdığı bir iklimde “durmak” bu. Şairin, uykudaki çocuk gülümseyişlerinin şerbetiyle tatlandırdığı, iyiliğin ve kardeşliğin sakin dili her yaştan okuru kucaklayan ve kuşatan güçlü bir etki yaratıyor. Kitaptaki şiirlerle çizilen dünyalar, hızın kupkuru keşmekeşinde, duygu, düş ve derinlikli yaşam yoksunluğu içinde deli danalar gibi seyirtmeyi nasıl da anlamsızlaştırıyor…

“Doğaya ve hayvanlara en güzel, çocukların diliyle teşekkür edebilirdim.”* Haydar Ergülen, 2012 yılında yayımlanan, ilk çocuk kitabı Nar Alfabesi’yle bu teşekkürü yerine getirmişti. Alfabe, şair için dünya genişliğinde bir çocuk bahçesi, bir lunapark. Bu, ilk kitabı için de Uykucu Şiirler için de geçerli. Alfabede yer alan harfler, sesleri ve biçimleriyle sonsuz sayıda çağrışım olanağı yaratıyor Ergülen şiirinde. Nar Alfabesi’nde, D harfinde yer alan Deve’de, bir Fransız ressamının, “Deve gerçeküstü bir attır” sözüyle de karşılaşıyoruz, Uykucu Şiirler’de kardeşlerin birbirine yaslanarak harfler gibi uyuduğuyla da. Okullardaki okuma yazma öğretiminde, her iki kitapta da şairin doğrudan alfabeyi ve harflerin bin bir ilişkisini, dilin büyüsü ve olanak zenginliğiyle sergilediği yaşantılar sınıflara taşınsa çocukların dil algısı bambaşka biçimlenir, çocuklar kendi evrenlerini bir dönme dolabın en üst katından şaşkınlık ve mutlulukla seyrederlerdi. “Ne güzeldir küçük a / gibi kıvrılıp uyumak / alfabenin ilk uykusu olmak.”

Nar Alfabesi, ağaçlar, çiçekler, meyveler, hayvanlar üstüne ayrıntı zenginliğine dayalı göndermelerle kurulmuş, bilgilendirmenin ve tanıtmanın öne çıktığı bir kitaptı. Uykucu Şiirler’de ise Haydar Ergülen, bilgilendirme ve tanıtma tutumunu bütünüyle geriye çekiyor, şiirin hayal-et gemisini, dil ve yaşam evreninin sonsuz çeşitliliğini ve genişliğini “uyku” bağlamında sezdirmeye, hissettirmeye ayarlı rotasıyla, doğrudan “bir başka dilin”, şiirin sularına sürüyor. “Sözcükler şiir adına düş görürler.” diyordu İlhan Berk, Haydar Ergülen de kitabın tematik bağlamına (uyku) tam yakışır bir uygunlukla sözcüklere bu düşü gördürüyor. “Rüya mı, ne rüyası / yaz rüyadan da güzel /ağaçlara bak yeter / dallardan toplarsın uykuyu”, “ağaçlar uyanmasın diye dünya bile / sabaha yakın dönmesini durdurur / ayla, yıldızla, lacivertle, mehtapla / ağaçlar salkım saçak bir aile gibi uyur.”

Çocuklar için yazdığını hiçbir zaman unutmadan, çocuk sesini ve duyarlığını dizelerine yedirerek, okyanusun derinliklerindeki evrensel bir dalgıç gibi şiirin sularını tarıyor. Kimi kez muzip ve şefkatli bir neşeyle: “Şeker de neymiş, aman / şu gelen uykuya bak, ne tatlı / havadayken daha hemen kapmalı / gözkapaklarımızın üstüne koymalı.” Kimi kez mülteci çocukların acılı hüznüyle, kimi kez doğanın canlı ve cansız varlıklarının şiir gözüyle görülen özellikleriyle: “Üzümler, uykusu güzeller / güz gelir, gözleri yarı uykulu / üstünde incecik bir su terler / üzümlerin uyanışıdır bağbozumu.”

Sözcüklerle bir akrabalık belirlersek, sözcükler kardeşidir Haydar Ergülen’in. Kardeşlik, imgelerine sımsıcak duygu değerleriyle sızar: “kardeşlik daha derindir
uykudan”, “ah, büyüyünce, o güz uykularının / kardeş sıcaklığı nerde bulunacak.”

Konuşma diline dayalı yalınlık, çocuk dünyasında karşılığı olan durumlarla imgesel olanın iç içeliği (hadi biz de hep birlikte Bilge’yle / günebakalım yıldıztutalım, ayaçıkalım / bakalım boyumuz uzuyor mu uyuyunca), sözcük yakıştırmalarının ve deformelerinin doğallığı (bak üzümler de uyuyor bağlarda / birbirlerine sokulmuşlar salkım saçak / salkım salkım olacakmış doğrusu / sarmaş dolaş olsunlar güz ve uykusu) (yoksa Bal’dan mı sabahın neşesi / iki gözü iki rüya uyanıyor) kitabın dikkat çeken özelliklerinden birkaçı.

Uykucu Şiirler’i Elif Balta Parks resimlemiş. Çocuk dünyasının içli sevimliliğini yansıtan çalışmalar, şiirlerin imgesel zenginliğini yansıtan daha düşsel resimler olabilirdi.

Uykucu Şiirler’in kardeş göğsüne yaslayın başınızı, şiirle uyunan akşamlar içimizin şiiriyle yaşanan sabahlara açılsın diye…

* Haydar Ergülen’in söyleşisinden ve kitap arkası yazısından alıntılanmıştır.

 

 

 

Uykucu Şiirler
Haydar Ergülen
Resimleyen: Elif Balta Parks
Kırmızı Kedi Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1963 yılında doğdu. ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarında özellikle öğretmen eğitimine yönelik Türkçe ve Edebiyat dersleri koordinatörlüğü yapıyor. 1998 yılında Öteki Yayınları’ndan yayımlanmış “Melankolik Masal” adlı bir şiir kitabı var; 1990 yılında Varlık Dergisi Şiir Başarı Ödülü’nü, 1995 yılında Behçet Aysan Şiir Ödülü’nü, 1998 yılında Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü aldı. Pera adında bir kızı var, Ankara’da yaşıyor.

Yorum yaz