İyi Kitap

En zorlu anlarda bile bir çıkış yolu vardır…

Yazan: Nihan Bora Sapmaz

İnsan, bazı olumsuzlukları yetişkinlere bile açıklamakta zorlanırken; bir çocuğa onu üzmeden, kırmadan anlatabilmek epey güçtür. Bu, bir kayıp da olabilir bir hastalık da. Çocuklar için bazı şeyler yaşamın en güzel çağlarında ağır bir yük olabilir ama bu anları bile eğlenceli hâle getirmek mümkün.

Çocuk edebiyatının usta kalemi Sevim Ak, yeni kitabı Anahtar Öyküler’de nahoş bir durumun yarattığı atmosferi, incelikle hafifletiyor. Kitap, sekiz yaşındaki Tuna’nın on binde bir rastlanan bir hastalığa yakalanmasının ardından, nasıl da umutlu olabileceğini naif bir dille anlatıyor. Çocuk bile olunsa, bazen soğukkanlılıkla sıkıntıları göğüslemenin mümkün olduğunu gösteriyor. Anahtar Öyküler, bir çocuk kitabı gibi görünmesine rağmen yetişkinler için de ders niteliğinde bir eser.

Kitabın henüz başlarında, Tuna’nın şu sözleri birçok şeyi açıklıyor: “Her tatsız olayda küçük bile olsa tılsımlı bir şey çıkar, umulmadık şekilde sorunu çözer.” Yaşama olan inanç ve umudun küçük yaşlarda oluşması, hayata bir sıfır önde başlamakla eşdeğer…

Tuna, bembeyaz bir odada yalnız kaldığında, önceleri bu durumu kabullenemez. Odada onu oyalayacak herhangi bir şey yoktur. Fakat bir gün, beklenmedik anlarda beklenmedik malzemelerle çıkagelmesiyle ünlü teyzesi, odasına gizlice bir teleskop sokar. Tuna, bu teleskobun onu bu büyük sıkıntıdan kurtaracağını o anda tahmin edemez.

Farklı renklerde iç içe geçmiş bu teleskop, kar yağdığı bir gün Tuna’nın hayal gücüne destek vermek için oradadır. Tuna her kar tanesine bir arkadaşının ismini verir ve teleskopla oynamaya başlar. Birinci hikâye, turuncu silindirin içinde gizlidir. Kilosundan şikâyetçi, trompet çalan Doğa bu hikâyenin en sevimli karakterlerinden biridir. Kilo vermeye niyetlenen Doğa, karşısına çıkan köfte, çikolata, çöreklere karşı koymaya çalışır. Arzu da onu hem desteklemek hem de kafasını karıştırmak için oradadır. Bu tatlı hikâye, Tuna’nın oldukça hoşuna gider. Yalnızlıktan bir nebze olsun, onu neşelendiren bir hikâye ile sıyrılmıştır.

Kartondan yapılan sıradan bir teleskobun onu ne kadar mutlu ettiğini düşünür. O anda, teleskobun diğer renklerinde nasıl hikâyeler saklı olduğunu merak etmeye başlar. Sıra
gelir mavi silindirdeki yolculuğa…

Futbol oynamayı seven bir çocuğun yeni formasının yırtılması ve formayı bir tamirciye götürmesiyle başlar bu hikâye de. Tuna da patlamış mısırla maç seyrettiği günleri özlediğini fark eder. Bununla birlikte ardı arkası kesilmeyen diğer özlemlerini düşünmeye başlar.

Günü ve saati takip edebileceği herhangi bir eşya da olmaması Tuna’nın biraz canını sıkar; başlar dışarıda olsaydım ne yapardım, diye hayal kurmaya. Sonra hızla kendini toparlar ve içinde bulunduğu durumu olumluya çevirmeye çalışır. Gözü yine teleskoba takılır ve kırmızı silindirden, bisikletli kızın hikâyesi düşer önüne…

En büyük hayali bir bisiklete sahip olmak olan iyi niyetli Gülce’nin hikâyesi, insanın içini ısıtacak cinsten. Bisikletinin sepetinde iyilik için bazı zarflar taşıyordur Gülce ama işin içinde başka bir şey olduğunu düşünen arkadaşı Arzu, bu zarfların içeriğini öğrenmek ister. Biraz münakaşa ederler; sonra Gülce, henüz bisiklete binmeyi beceremese de cesaretini toplar ve bir şekilde bu işi becerir, oradan uzaklaşır. Bu hikâye Tuna’ya bisiklete binmeyi öğrendiği günleri hatırlatır. Yine anılara, geçmişe döner. Hikâyelerin onu iyi hissettirdiğini düşünüp teleskoba sarılır.

Anahtar Öyküler, bazı hikâyelerin, umudun kapısını açan sihirli anahtarlar olabileceğini anlatıyor. Bir teleskoptan bakıp keyifli yolculuklara çıkmayı kim istemez? Oturduğumuz yerden umutlu hikâyelere dahil olmak, dostlar edinmek ve hayata dair anlamlar çıkarmak hiç umulmayan anlarda dahi mümkün. Mesele, görmeyi bilmekte…

Sevim Ak, çocukların dünyasına usulca girip nefis hikâyeler anlatan usta bir yazar. Hayatını 30 yıldır çocuk edebiyata adamış ve bana kalırsa onların geleceğinde büyük bir rol oynayan kıymetli bir isim. Anahtar Öyküler kitabıyla da bir hastane odasından dahi hayata gülerek bakmanın mümkün olduğunu anlatıyor.

Anahtar Öyküler
Sevim Ak
Resimleyen: Sibel Demirtaş
FOM Kitap, 72 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi ilk mezunlarından. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Gazetecilik üzerine tamamladı. 2001’de Milliyet gazetesindeki stajının ardından birçok gazete ve dergide çalıştı, yazdı. 2011’de NTV’deki yeni medya editörlüğü deneyimi sonrası internet sitelerinde kıdemli editör, yazı işleri müdürü, haber müdürü; reklam ajanslarında içerik direktörü olarak çalıştı. Şu an serbest olarak haber ve röportaj yapmaya, içerik üretmeye, yayınevlerine editörlük, redaksiyon yapmaya devam ediyor. Bir yandan içerik üretimi, yeni medya, medya okuryazarlığı ve haber yazımı üzerine eğitim veriyor.

Yorum yaz