İyi Kitap

Bir sahnedir dünya!

Sempé’nin karikatürleri, yıllara yayılan emeğin ve ustalığın bir ürünü olarak, çarpıcı ayrıntılarıyla, insana dair çelişkileri serbestçe yansıtmasıyla ve sosyal eleştiriyi elden bırakmayışıyla, dünya karikatür tarihinde apayrı bir yerde duruyor.

Yazan: Deniz Poyraz

Pıtırcık serisiyle ünlenen Fransız karikatürist Jean-Jacques Sempé, bu kez Sahne Işıkları ve Diğer Şeyler ile karşımızda. Sempé’nin usta işi çizgileri tiyatroların, müzikallerin, sinemanın ve zaman zaman da sirklerin büyülü dünyasına davet ediyor okuru; görünen simgelerle çizgilerin derinliğine saklı imgeler arasında salınıp duruyoruz sayfaları çevirdikçe. “Diğer Şeyler” dizisinin bu kitabında da insana dair bin bir tuhaflığı gözler önüne seriyor çizer. Hemen hemen tüm karikatürler aynı atmosferi paylaşıyor olsa da her çizgi ayrı uçtan tutuyor meseleyi. Sahne tozu yutanların renkli evreninde keyifli bir gezintiye çıkmadan evvel, bu büyük karikatüristi biraz daha yakından tanımakta fayda var.

Sempé, İkinci Paylaşım Savaşı arifesinde, Fransa’nın Bordeaux kentinde doğar. Fakat okulla yıldızı barışmaz bir türlü, sınavlarda başarılı olamayınca on dört yaşında pes eder ve okulu bırakır. Yaptığı iş başvurularına olumlu yanıt alamaz, bir süre ufak tefek işler yapmak zorunda kalır. Orduya katılır. Ordudan ayrıldıktan sonra hayatının büyük bölümünü geçireceği Paris’e yerleşir. Çizgi kariyerine, gazetelerde yayımlanan mizahi karikatürlerle başlar.

Bilindiği üzere, yüz yılı aşkın süredir günlük gazetelerde karikatüre yer verilmektedir ve karikatürün gazetede önemli bir işlevi vardır. Bunların başında illaki haber vermek gelse de bir karikatürist siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik, sanatsal ve felsefi birçok meseleye hâkim olmak durumundadır. Hayli üretken bir sanatçı olan Sempé’nin işleri, oldukça prestijli gazetelerde yayımlanır. Neredeyse hiç çizim eğitimi almasa da dünyanın en ünlü karikatüristlerinden biri olacaktır. Yolunun Fransız çizer René Goscinny ile kesişmesi ve beraber Pıtırcık karakterini yaratmaları, Sempé’yi büyük bir üne kavuşturacaktır.

Turhan Selçuk: “Karikatürün güçlü bir sanat olmasının nedenleri vardır. Karikatür yaygın bir sanattır. Basım yoluyla, sinemayla, televizyonla, afişlerle, sergilerle halkın her an karşısındadır. Söyleyeceğini en kısa yoldan, zahmetsizce fakat çarpıcı bir şekilde söyler,” diyor. Çizginin bir sanat alanı olduğu kabulüyle, karikatürün bu alanın en özlü biçimlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Sempé’nin karikatürleri, yıllara yayılan emeğin ve ustalığın bir ürünü olarak, çarpıcı ayrıntılarıyla, insana dair çelişkileri serbestçe yansıtmasıyla ve sosyal eleştiriyi elden bırakmayışıyla, dünya karikatür tarihinde apayrı bir yerde duruyor. Özgün fikirlerini beyaz kâğıt üzerinde uygulayabilmek adına geliştirdiği metotlar da mevcut çizerin. Bunlar, bütün bir çizgi külliyatında kendine daha geniş bir yer açmasına imkân sağlarken, çizgiyi takip eden göze de büyük bir zenginlik
sunuyor. Karikatürün ön plana çıkarmaya uğraştığı fikrin elbisesi çizgiyse şayet, buna dair tüm materyal Sempé’nin elinde -kültürel öğelerden ve insanlar arasındaki iletişim yöntemlerinden yola çıkarakçapraşık değer yargılarını, günlük hayatın olağan durumlarını, toplumların absürt ve çelişik uygulamalarını ince bir mizahla işaret etmeye ve okuru bıyık altından gülecek kıvama getirmeye olanak sağlıyor. Çizginin ve mizahın dünyadaki en tanınmış ustalarından Kübalı çizer Rene de la Nuez, “Küba’da şöyle bir atasözü vardır: bir desen bin sözden üstündür,” diyor ve ekliyor: “Ama bunu başarabilmek için bir karikatürcü olmak gerekir.” Sempé’nin çizgisi, Nuez’in dile getirdiği koşulun sağlamasıymışçasına, onu sıradan bir karikatürist olmanın çok ötesine taşıyor. Sempé’nin çizgileri nefes alıp veriyor adeta. Büyük bir titizlikle işlediği karakterleri, yalnız kâğıt üstündeki pozlanışlarıyla bile bir şeyler anlatmayı başarıyor.

Kabul etmeliyiz ki hepimiz okumaktan çok bakmaya eğilimliyiz. İçinde yaşadığımız dijital çağın koşulları da göz önünde tutulduğunda, şöyle bir bakıp geçtiğimiz şeylerin niceliğinin okuduklarımızdan fazla olduğunu kolayca söyleyebiliriz. Bunların niteliğini yükseltmemiz de yanımıza kâr. O hâlde, Sempé bu yolda bize iyi bir yoldaş olacak. “Diğer Şeyler” dizisinin Türkçeye çevrilen son kitabı Sahne Işıkları ve Diğer Şeyler, her yaştan okurun ilgisini çekecek. Bilhassa genç okur Sempé’yle tanışmalı, bir an evvel!

Sahne Işıkları ve Diğer Şeyler
Sempé
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Desen Yayınları, 64 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1991 yılında Lüleburgaz’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Çağdaş Yayıncılık ve Yayıncılık Yönetimi alanında yüksek lisans yapıyor. Edebiyat ve güzel sanatlar alanlarında yazdığı eleştiri, makale ve röportaj türündeki çalışmalar Ayrıntı, Duvar, Evrensel Kültür gibi dergilerde, BirGün gazetesinde ve kitap ekinde, ayrıca Bianet gibi çeşitli internet sitelerinde yayımlandı.

Yorum yaz