İyi Kitap

İlk andan itibaren birbirine düşman kesilen Eylül ve Ziba’nın peşi sıra ilk gençlik maceralarının içinde süzülürken, aslında bu iki genç kızın bütün farklılıklarına rağmen özünde birbirine nasıl da benzediğini keşfediyoruz.

Yazan: Özlem Toprak

Ergenlik denilen canavarla hangimiz boğuşmadık ki? Dış görünüşümüzden yaşadığımız eve, arkadaşlarımızdan ders ve sınavlara her şeyin üstümüze üstümüze geldiği, sanki kimsenin bizi anlamadığı bu zamanlarda bir kitabın dostluğuna sığınmak çok değerli ama bir o kadar da zor bir iştir. Asuman Portakal’ın Sista Patina Labirenti romanı, 11-14 yaşın ruhsal çalkantılarına seslenerek, işte bu zahmetli göreve soyunuyor.

Tudem Yayınlarından çıkan roman, on dört yaşındaki Eylül’ün birinci tekil anlatımı üzerine kurulmuş. Yaklaşan seçme sınavlarının stresini, hemşire annesi ve vardiya amiri olarak çalışan babasının yokluğunu hisseden Eylül, üst katlarında oturan ve kendisi gibi tek çocuk olan Can’la avunuyor. Abla-kardeş gibi büyüyen çocuklar, sıcacık ilişkileriyle ilk andan okuru ele geçiriyor. Özellikle ileri zekâlı olan ama dikkat sorunu yaşayan Can’ın sakarlıklarına taban taban zıt, birbirinden yaratıcı soruları hepimizi gülümsetmeye aday: “Bir uçurtma rüyasında ne görür? Bulutlar birbiriyle kavga ettiği için mi şimşek çakar?. Uzay istasyonundaki astronotlar güneşin doğuşunu bir günde kaç kez görürler…”

Roman ilerledikçe Eylül’ün yakın arkadaşları voleybolcu Gizmo (Gizem) ve resimle edebiyata meraklı Müge ile tanışıyoruz. Ama kitabın Eylül’ün yanı sıra asıl ikinci baş kahramanı, can düşmanı Ziba, nam-ı diğer Sista Patina. Çalışkan, hırslı ama saldırgan bir kız olan Ziba, birkaç kavga sonrası Eylül’e “kafayı takınca” ve onu instagram, e-mail gibi mecralardan rahatsız etmeye başlayınca, matematik yıldızı Eylül de onun şifrelerini kırarak intikama soyunuyor. Elbette Ziba da boş durmuyor ve macera başlıyor…

ÖNYARGI KALIN DUVARLI BİR ZİNDANDIR
Asuman Portakal romanını, Panait Istrati’den yaptığı bir alıntıyla açmış. “Ben yalnız bir şey, bir tek kardeşlik tanırım; iyilik ve kötülükte aynı duygulara boyun eğen insanların kardeşliği.” Kitabın en önemli mesajı önyargıların yanıltıcılığı üzerine. İlk andan itibaren birbirine düşman kesilen Eylül ve Ziba’nın peşi sıra ilk gençlik maceralarının içinde süzülürken, aslında bu iki genç kızın bütün farklılıklarına rağmen özünde birbirine nasıl da benzediğini keşfediyoruz. Gerisi, onların bu keşfe katılmasını beklemekten ve seçili kardeşliğin kan bağından bile daha güçlü olduğunu anlamaktan ibaret. Çünkü Ziba’nın o agresif görünümünün ardında, ailesinden uzakta olmaktan kaynaklı çok derin bir yalnızlık saklı ve birinin şifrelerini kırdığınızda aslında onun sırlarına ortak olursunuz…

Resim ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Asuman Portakal’ın kaleme aldığı Sista Patina Labirenti, yazarın kendi ilgi alanlarından ayrıntılarla harmanlanmış. 1978’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni (MSÜ) bitiren Asuman Portakal, çocukları yıllarca resim sanatıyla buluşturdu. Çeşitli karma sergilere katıldı, iki kişisel sergi açtı. Yapıtları Türkiye’den başka, İrlanda, İsveç, Japonya, İsviçre, Yunanistan’da özel koleksiyonlarda yer aldı. Üretken yazarın çocuklar için yazdığı pek çok kitap arasında Entrika Mühendisi Kanavoz, Denize Yağan Yıldızlar, Zeplin Teyze’nin Yıldızları, Seni Kediyorum, Günleri Gıdıkla Şapşu, Dolambaç Ağacı da Neymiş, Geveze Çizgiler, Azıcık Gülümse, Çok Komiksin Margarita, Domates Diktatörü sayılabilir.

Yazar, emo maceralarından, sosyal medya kullanımına, şifre kırıcılığından kaçış evi oyunlarına gençlerin teknolojiyle buluştuğu alanları bu maceraya ortak etmiş. Dolayısıyla genç okurlar, akıcılık ve sürükleyicilik açısından hiç zorlanmadan kitabı okuyacaklar. Beni rahatsız eden tek konu, yazarın gençlerin günlük jargonlarını kullanmasına karşın pek çok yerde mesaj kaygısıyla didaktik bir tona kayması ve Eylül başta olmak üzere bütün genç kızlara yaşlarından büyük ve altı fazlasıyla kalın çizilmiş öğretici cümleler kurdurması oldu.

Yetişkinlerin kimi yerde çocuklarının dilini ve dünyasını anlamakta yetersiz kalışına ve büyümek denen hikâyenin pek çok sınavdan geçmek anlamına geldiğine dikkat çeken Sista Patina Labirenti, insan ruhunun karmaşık yapısı içerisinde dostluğun; teknolojinin en gelişkin zamanlarında bile değerinden bir şey kaybetmediğini gösteriyor. Tıpkı edebiyat, resim, müzik gibi sanatların da olduğu gibi. Sonuçta insanlık macerasında değişmeyen evrensel ihtiyaçlar var. Sevgi ve anlayış ise bunların en başta geleni. Yediden yetmişe hepimiz için…

Sista Patina Labirenti
Asuman Portakal
Tudem Yayınları, 128 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz