İyi Kitap

Kitabın başkahramanının Sigrun olduğunu sansak da anlatının esas ağırlığını, zamanı aşan özelliğiyle Prenses Obsidiana’nın masalı oluşturuyor. Deliler gibi âşık olduğu kraliçe doğum sırasında ölünce, kızının üzerine titreyen ve Obsidiana’yı zamanın hoyrat elinden kurtarma saplantısına kapılan Kral Dimon, dünyayı fethetse de zaman karşısında çaresiz olduğunu görüyor.

Yazan: Karin Karakaşlı

Dünyanın kendi felaketine doğru sürüklendiği, bütün canlıların hayatının tehdit altında olduğu distopyalar, edebiyat dünyasının cazip bir konusu olmakla birlikte her yazarın kolaylıkla cesaret edebildiği bir tür değil. Hele konu gençlik ve çocuk edebiyatı olduğunda, genç okurun elinden umudu almadan bu işin altından kalkmak çok zorlu bir iddia. İzlanda’nın dünya edebiyatına kazandırdığı üretken isimlerden Andri Snaer Magnason, bol ödüllü yapıtı Zaman Sandığı’nda bu çetin konuya talip olarak, peri masalıyla distopyayı baştan sona sürükleyici bir roman kurgusunda harmanlamayı başarıyor.

Domingo Yayıncılık etiketi ve Cenk Pamay’ın çevirisiyle çıkan hacimli kitap, mitolojik ve folklorik esintiler taşıyan, Katla Ros Völudottir imzalı özgün kapak tasarımı ile dikkat çekiyor. Kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmasın, zira yayınevi rahat okunan iri puntoları tercih etmiş ve hikâyenin sürükleyiciliği, heyecanlı bir yolculuk kıvamında.

ÇERÇEVELER İÇİNDE BİR GÜNCEL MASAL
Zaman Sandığı’nın kurgusu son derece ilginç. Öncelikle yakın bir gelecek diye adlandırılabilecek, teknolojinin son derece gelişkin olduğu ve televizyon ekranlarında ekonomistlerin sürekli olarak felaket haberi verdiği bir zamanda, Sigrun ve ailesi ile tanışıyoruz. Aile, kötü zamanları hiç yaşamadan atlatmayı vadeden reklamların etkisiyle diğer herkes gibi ZamanKutusu denilen sihirli kara kutulardan satın alarak, krizi, zamanın içine nüfuz edemediği bu sandıkların içerisinde atlatmaya karar veriyor. Ancak Sigrun’un kutusu zamanından önce açılınca, küçük kız kendisini vahşi doğanın şehri adeta yuttuğu, terk edilmiş şehirde kendisi gibi birkaç çocuk eşliğinde Grace isimli esrarengiz bir yaşlı kadının yanında buluyor. Dünyanın başında, tam da bu sandıklardan ötürü büyük bir lanet olduğunu söyleyen Grace, çocuklara Pangea Kralı Dimon ve güzeller güzeli kızı Obsidiana’nın masalını anlatmaya başlıyor…

ZAMANSIZ BİR MASALIN UYARISI
Kitabın başkahramanının Sigrun olduğunu sansak da anlatının esas ağırlığını, zamanı aşan özelliğiyle Prenses Obsidiana’nın masalı oluşturuyor. Deliler gibi âşık olduğu kraliçe doğum sırasında ölünce, kızının üzerine titreyen ve Obsidiana’yı zamanın hoyrat elinden kurtarma saplantısına kapılan Kral Dimon, dünyayı fethetse de zaman karşısında çaresiz olduğunu görüyor. Ta ki cüceler, içine zamanın sızamadığı örümcek ipeğinden yapılma sandığı getirene kadar… Bu sandığın içinde zamanın dışına çıkarılan Obsidiana, rızası dışı atıldığı bir macerada, kendisine koşulsuz sevgiyle bağlı Anori eşliğinde, dünyayı ihtirasın ve iktidarın çılgınlığından korumaya çalışıyor. Hayatı bir an önce avuçlarımızın içine almaya çağıran bu büyülü hikâye, aynı zamanda insanlara doğanın eşsiz gücünü anımsatan kuvvetli bir mesaja sahip.

Distopya, Andri Snær Magnason’un sadece bu kitabında değil, diğer pek çok eserinde de kendisine dert edindiği bir konu. Final Kültür Sanat Yayınlarından 2013’te çıkan LoveStar romanında yazar, paranın tüm değerlerden üstün tutulduğu, gelişiminden memnun olmadığınız çocuğunuzu dahi yedeğiyle değiştirebildiğiniz bir dünyada, hayatı tekeline almış LoveStar şirketler grubuna karşı aşklarıyla mücadele eden İndridi ve Sigridur’un hikâyesini anlatmıştı. Keza, 2016 tarihli Pegasus Yayınlarından çıkan Mavi Gezegenin Hikâyesi’nde de Magnason, uzayın derinliklerinde, sadece çocukların yaşadığı mavi bir gezegende mutlu bir hayat süren Brimir ve Hulda’nın; tuhaf görünümlü uzay gemisiyle ve çocukların gençlikleri karşılığında hayatlarını çok daha eğlenceli hale getireceğine söz verip onlara sunduğu fırsatlarla doğal düzeni alt üst eden Pekmutlu İyigünler’e karşı mücadelesine tanık etmişti bizi.

1973 Reykjavik doğumlu Andri Snær Magnason roman, şiir, tiyatro oyunu, öykü ve deneme gibi farklı türlerde verdiği eserlerle tanınıyor. Eserleri otuzdan fazla ülkede yayınlanan, tiyatro ve filme de uyarlanan dört çocuk babası Magnason, 2016’da İzlanda devlet başkanlığı seçimlerinde aday olmuştu. Yazar, ülkesinin sanayi ve enerji politikalarına ve İzlanda’nın dağlık arazisindeki tahribata karşı verdiği etkin mücadele ile biliniyor. Yazarın, aynı isimli kitabından hareketle Þorfinnur Guðnason ile birlikte yönetmenliğini üstlendiği 2009 yılı yapımı “Draumalandið” (Düş Ülkesi) adında bir de belgesel filmi bulunuyor.

Neoliberal ve neokapitalist düzenle, toplumsal hayatın baskıcı, riyakâr kurallarıyla derdi olan Andri Snær Magnason’un edebiyatında genç okurlara yönelmiş olmasına şaşırmamalı. Sonuçta distopyaları geçersiz kılabilecek olanların başında, hayatlarına sahip çıkmaya azimli gençler geliyor. İçindeki gücü ve inancı hatırlamak isteyen yetişkinler de Zaman Sandığı’nın kapağını mutlaka açmalı. Burası kâbuslarımızın içinden ve onlara inat umudumuzun ışıldadığı benzersiz bir dünya…

Zaman Sandığı
Andri Snær Magnason
Türkçeleştiren: Cenk Pamay
Domingo Yayınevi, 328 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz