İyi Kitap

Gökyüzümüzdü Okyanus, insan merkezli ideolojilere, türcü dünya düzenine ve korkularımızla büyüttüğümüz “öteki” kavramına indirilmiş incelikli bir darbe.

Yazan: Deniz Poyraz

“Bizler mağruruzdur: okyanusun mağrur canlıları. Okyanusa hükmederiz, onu fethederiz, önümüzden çekilmeyen ya da dediğimizi yapmayan hiçbir varlık yoktur. Okyanus en yüce olandır; yaşadığın, yarıştığın ve avlandığın tüm o üç boyutun tamamıdır. Biz onun karanlıklarını aydınlattık, balıklarını idareli kullandık. Gökyüzümüzden dökülen dağların doruklarından, muazzam şehirler kurduk. Okyanus biziz.”

Gökyüzümüzdü Okyanus, Herman Melville’in ölümsüz eseri Moby Dick’in evrenine tersinden bakan, epik bir hikâye. Moby Dick’in yayımlanmasından yaklaşık yüz yetmiş sene sonra, bu sefer bir balinanın gözünden bakıyoruz engin sulara. Okyanus gökyüzü, atmosferse uçurum burada. Güneş dipte doğuyor balinalara göre, dağlar uçuruma uzanıyor. Bu sadece bir bakış açısı meselesi mi? Değil elbette. Bu hikâye, insan merkezli ideolojilere, türcü dünya düzenine ve korkularımızla büyüttüğümüz “öteki” kavramına indirilmiş incelikli bir darbe.

Romanın yazarı Patrick Ness, 2011 yılında İngiltere’nin en saygın çocuk edebiyatı ödüllerinden olan Carnegie Madalyası’nı kazanmış. Üstelik aynı ödülü 2012 yılında Canavarın Çağrısı kitabıyla bir kez daha alarak, bu madalyayı üst üste iki kere kazanan ikinci yazar olma unvanına sahip olmuş. 2018 yılında yayımlanan Gökyüzümüzdü Okyanus romanı ise tüm bu başarının tesadüf olmadığını ispatlar nitelikle.

Nice okyanusların, nice derinlerin ve uçurumların en büyük, en amansız balinası Aleksandra, gerçekliği tartışmalı bir deniz efsanesinin, “şeytanın ta kendisi” denen Toby Wick’in peşinde. Wick, düzinelerce balinanın katili. Bu yüzden yok edilmeli, her balinanın yüreğine korku salan Wick efsanesi sona ermeli.

Hikâyenin anlatıcısı Bathsheba, Kaptan Aleksandra’nın taburunda bir balina-savaşçı. Bir insan avcısı. Wick, bir zamanlar annesini yok etmiş, hem de gözlerinin önünde. Fakat Bathsheba biliyor ki bu acı yalnız kendisine ait değil. Doğrudan ya da dolaylı olarak her balina bundan etkilenmiş. Bathsheba’nın kalbi kırık. O kalp, derinlerde yatan ve görünmese de etrafındaki okyanusu fokurdatan bir volkan ağzı gibi gizli bedeninde.

Toby Wick denen balina katili, Bathsheba için bir efsane değil; annesini öldüren geminin kaptanı sadece. Annesi öldürülürken, Bathsheba’nın gözleri herhangi bir şeytana rastlamamış; tek gördüğü bir insan. İnsanlar efsane değildir. Balina efsanelerinin ardındaki gerçek aslında şudur: Bütün insanlar Toby Wick’tir ve insan dediğin varlık dururken, kimin şeytana ihtiyacı vardır ki? Fakat şunu da bilmektedir Bathsheba: “Eğer şeytanla savaşırsan, şeytan olup çıkarsın.” Balinalarla insanlar arasındaki avların nasıl binlerce yıldır devam ettiğini, bu sayede iki ayrı toplum birbirine yaklaşıp birlikte büyürken, savaşın iki tarafını da farklı farklı buluşlara nasıl ittiğini; bir bakıma hayatın diyalektiğini aklından çıkarmaz Bathsheba, her daim şüphecidir.

Yine de tüm balinalar gibi o da insanlardan nefret etmektedir ve buna tek sebep de annesinin öldürülmesi değildir: insanların kanlı cinayetleri, ihtiyaçtan değil de zevk aldıklarını gösteren baştan savma ve savruk hasatları… “Sözde, denizlerin hâkimiydi hepsi; oysa tek yapabildikleri uçurumun dibine yapışıp kalmak ve o ücra köşeden bizim ihtişamlı sürülerimizi ve şehirlerimizi tehdit etmekti.”

Bir gece, karanlık tıpkı bir ahtapot mürekkebi gibi okyanusun içine sızdığında, Toby Wick gelecek. Bathsheba, annesinin ölümünden sonra onu bir kere daha görecek. Cellat ile kurban, doğa ile insan, geçmiş ile bugün bir kez daha ve sonuncu kere karşı karşıya gelecek. İşte kehanet de tam burada gerçekleşip can bulacak. Bu noktada unutulmaması gereken bir şey var ki balinalar da en az insanlar kadar özgür ve acımasız. Sıcak kanlı damarlarını dolduran oksijen ve beyinlerine kan pompalayan kalpleri; balinaları tüm okyanusun hâkimi yapmakta.

Gökyüzümüzdü Okyanus, heyecan dozu yüksek sahneleriyle, imgelem gücümüzü özgür kılan çizimleriyle usta işi bir edebiyat ürünü olmuş. Kafamızdaki “şeytanlarla” yüzleşmemiz için de bir anahtar kitap. O vakit, sözü Bathsheba’nın şu cümlesiyle bitirmek yerinde olacak: “Şeytanı hayaledersen, şeytanı yaratırsın.”
İyi okumalar…

Gökyüzümüzdü Okyanus
Patrick Ness
Resimleyen: Rovina Cai
Türkçeleştiren: Olcay Mağden Ünal
DeliDolu Kitap, 164 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1991 yılında Lüleburgaz’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Çağdaş Yayıncılık ve Yayıncılık Yönetimi alanında yüksek lisans yapıyor. Edebiyat ve güzel sanatlar alanlarında yazdığı eleştiri, makale ve röportaj türündeki çalışmalar Ayrıntı, Duvar, Evrensel Kültür gibi dergilerde, BirGün gazetesinde ve kitap ekinde, ayrıca Bianet gibi çeşitli internet sitelerinde yayımlandı.

Yorum yaz