İyi Kitap

Bir çocuk, kardeşi doğduğunda, bunu çabucak kabullenip benimseyebilir mi?

Yazan: M. Banu. Aksoy

Her birimizin hayatı ayrı bir maceradır ve güzel bir hikâyede her zaman krallar, ejderhalar, periler olmaz. Bazen hayatımızın biri giriverir ve olanlar olur. Hayat bir daha asla eskisi gibi olmaz. Sen ve Ben adlı kitabın anlatıcısı küçük çocuk da bunu söyleyerek giriyor konuya: “Bu hikâyenin ana karakterleri biziz: ben ve sen.”

Öykü, kahramanımızın annesi ile babasının, onu mutluluğa boğduğu gün başlıyor. Ona dünyanın en güzel hediyesini veriyorlar: Bir bebek. “Onu marketten mi aldılar acaba? Nereden sipariş ettiler? Acaba postacı mı getirecek yoksa gökyüzünden gelen kocaman bir leylek mi?” gibi her küçük çocuğun sıralayabileceği olası soruları sayıp döken kahramanımız, durumu her küçük çocuğun kabulleneceğinden daha kolay biçimde, hatta biraz fazla kolay kabullenerek bekleme başlıyor. Doğacak kardeşini düşünüp mutlulukla dolup taşarken onun neye benzeyeceğini hayal ediyor. Odasının rengine karar vermeye çalışıyor; eşyalarını seçiyor ve büyük gün gelip çatıyor. “Annemle babam bana çok uzun zamandır beklediğim o en güzel hediyeyi vermişlerdi. O hediye sendin!”

Bebeğin sürekli uyumasını, hiç konuşmamasını ve hep ağlamasını hoşgörüyle karşılamak ve bu ağlamaların farklı anlamlarını anlayabilmek, onunla oynamak, bir şeyleri paylaşmak, onun bir an önce büyümesini istemek… Kahramanımız tüm süreci kavrayışı öyle ideal düzeyde ki ve olayları kendinden beklemediğimiz bir olgunlukla anlatıyor ki, bu noktada “Bir dakika,” deme ihtiyacı duyuyoruz. Sürecin bu kadar olumlu ve olaysız ilerlemesi mümkün mü? Bir çocuk, kardeşi doğduğunda gerçekten de bunu bu kadar çabuk kabullenip benimseyebilir mi?

Tam da o anda kahramanımız bizimle bir sırrını paylaşıyor. “İlk birkaç gün içinde, garip bir durum fark ettim. Herkes hayranlıkla sana bakıp duruyordu. Beni artık görmezden geldiklerini düşündüm ve aniden büyük bir üzüntüye kapıldım.” (…) “Onlara dedim ki: ‘İçimde büyük bir boşluk hissediyorum. Boşluk büyüdükçe ağlayasım geliyor.’” Kıskançlık duygusu bu kadar basitçe gündeme geliyor. Abartmadan ve yanlış bir şey olmadığı hissini vererek…

Elisenda Roca’nın yazdığı kitabın resimleri Guridi imzası taşıyor. Roca’nın sözcüklerle yaptığını Guridi çizgiyle yapmış ve ortaya bir çocuğun duygularının en yalın hâliyle tasviri çıkmış. Sen ve Ben, kardeş kaygısı yaşayan çocuklar ve onların duygularına rehberlik edecek ebeveynler için can simidi olacak bir kitap…

 

 

 

Sen ve Ben
Dünyanın En Güzel Hikâyesi
Elisenda Roca
Resimleyen: Guridi
Türkçeleştiren: Mehmet Çilingir
Tekir Kitap, 44 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

MSGSÜ’de Sanat Tarihi eğitimi aldım. Çeşitli kültür sanat ve çocuk programlarında metin yazarlığı ve senaristlik yaptım. 2010’dan beri eşim Yıldıray’la birlikte Bir Dolap Kitap adlı blogda sevdiğimiz çocuk kitapları hakkında yazıyor, Açık Radyo’da aynı isimli programı sürdürüyoruz. Son iki yıldır genel kültür dergisi Dünyalı’nın ekibindeyim. Az sayıda kitabım, çok sayıda hayalim var. İki küçük oğlumdan fırsat bulur bulmaz yazmaya, seramik ve origami yapmaya ve bisiklete binmeye kaldığım yerden devam edeceğim.

Yorum yaz