İyi Kitap

İnsanın ve dünyanın kayıp ruh parçaları

İngiliz illüstratör ve yazar Isabel Greenberg’in Türkçedeki ilk kitabı Evvel Zaman İçinde Dünya, seçtiği özgün grafik romanlarla dikkat çeken Desen Yayınları tarafından kısa süre önce yayımlandı. İngiltere’deki ilk baskısını 2013’te yapan kitap, yirmilerindeki sanatçının da yayımlanan ilk grafik romanı.

Yazan: Mehmet Erkurt

RUHUN KAYIP PARÇASI
Dünyada, zamanda ve hatta zamansız boyutta büyük bir yolculuğa çıkıyoruz şimdi. Hep birlikte, Kuzey Adamı’nın ruhundaki kayıp parçayı arıyoruz. Yolculuğu büyük kılan şey ise uğranılan yerlerin sayısından çok öte.

Kuzey Adamı, on üç yaşındayken ruhundaki eksikliğin farkına vardı. Onu çok seven üç anne tarafından büyütülmüştü ve ruhu, çocukken, bedeniyle birlikte üç parçaya bölünmüştü. Her parça, o ebeveynle yaşadığı hayatın ve deneyimin izlerini taşıyordu. Psikolojik kalıtım, tıpkı bizler gibi, her parçayı farklı biçimlendirmişti. Sonra bu üç parça, çocuk on üç yaşına ulaştığında bir araya geldi. Ebeveynlerini ruhunda taşıyan tüm zamanların çocuğu, ergenlikle birlikte yeniden doğdu. Ama yetişkinliğe adım atarken, kendini daha çok fark etmeye, konumlandırmaya başladı: Ruhunun bir parçası eksikti. Aşina olduğumuz, belki en çok ergenlikte hissettiğimiz, yetişkinliğin farklı evrelerinde de yüzeye çıkan o tanımlaması zor “eksiklik”. Bunu tamamlamasının tek bir yolu var: Kayıp parçanın peşine düşmek.

Yolda geçen zaman ve edinilen deneyim, yetişkinliğe atılan bir adım. Yol, hem içsel bir yolculuk, hem de hayatı ve kendini tanımak demek. Ergenlikte başlayan bu oluşum ve büyüme hikâyesi, bir açıdan bildungsroman belki de. Tıpkı Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin Kutsal Kâse’yi arayışı, tıpkı Yerdeniz Büyücüsü’ndeki Ged’in yolculuğu gibi: Ötekini ararken kendini bulma yolculuğu.

Kuzey Adamı, farklı diyarlarda farklı halklarla tanışıyor. İnsanı ve toplumu tanıyor. Kültürü, inançları, sınırları ve çelişkileri görüyor. Yıllar sonra da ruhunun eksik parçasını, “ruh eşiyle” tamamlıyor. Böylece Aristofanes’in dilinde hayat bulan Platon’un aşk felsefesi kurgulanmış oluyor. Ancak bu da yetmiyor. Çünkü ruh eşiyle bedenleri yakınlaşamıyor. Aralarında, nedeni açıklanamayan bir manyetik alan var. Tanışarak, sözle, karşılıkla anlayışla, belki en çok da sabırla aştığımız o alan gibi. Böylece başlıyorlar birbirlerine hikâyelerini anlatmaya. Hayatın döngüsü, hikâyelerle sürüyor.

DÜNYANIN HİKÂYESİ
Kitabın orijinal adı, The Encyclopedia of Early Earth, yani erken dünyanın ansiklopedisi. Kitabın, özellikle sonunda yer alan ansiklopedik bilgiler dışında ana hikâyeyi besleyen hikâyelerden ve bağımsız ek hikâyelerden oluştuğu düşünülürse, çeviride tercih edilen Evvel Zaman İçinde Dünya’nın çok daha uygun olduğunu düşünebiliriz. “Evvel zaman içinde”nin anlatıya, rivayete, yaptığı gönderme, tarihimizin de bir anlatı olduğunu ve “bugün”de hayat bulduğunu hatırlatıyor. Tarih, belgelerle, dayanaklarla, stratejilerle, siyaset ve hayal gücüyle biçimlenen, öne çıkarılmış ya da geride bırakılmış öykülerden mürekkep bir kurgudan ibaret.

Evvel Zaman İçinde Dünya için grafik roman desek de, “roman” özelliği bilhassa vurgulanmalı. Kişi, aile, toplum, kültür, sistem, devinim, beşeri bağlantılar, mikrodan makroya bütün katmanlar bu eserin merkezine dokunuyor. Yaradılış miti, pek çok mitin bir araya gelişiyle yeniden yazılıyor. İskandinavya’dan Mezopotamya’ya uzanan farklı halkların destanları, folklorları, arka kapakta da ifade edildiği üzere arketipleri, tanrıları, büyücüleri, şifacıları bir araya geliyor. Babil Kulesi, Nuh’un Gemisi, Havva ile Adem, Kabil ve ilk cinayet artık yeni bir Genesis’in, yeni bir ulvi kurgunun unsurları. Hikâyenin engin, derin tarihsel ve coğrafi kapsamı, desenlerle ve üslupla da desteklenen özgün bir absürtlük ve naiflik içeriyor. Bu, hikâyeye yalnızca tat katmakla, onu daha kolay okunur kılmakla ve postmodern bir havaya sokmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlam kurulmuş mantık altyapısını destekliyor.

YENİDEN ANLATIM VE GÖNDERMELER
Eserin teolojik yaklaşımına baktığımızda, dinin mizahla ele alındığını görüyoruz. Hiçbir inancın üstünlüğü söz konusu değil. Pagan mitlerden beslenen hikâye, pagan unsurları tek tanrılı dinlerin öğelerine dönüştürüyor. Bir yandan da dinlerdeki aşırılıkları, insani zaafları teatral bir anlatıma büründürürken, farklı inanç sistemlerinin arasındaki sürekliliğe ve akışkanlığa vurgu yapıyor.

Evvel Zaman İçinde Dünya’yı genç/yetişkin edebiyat içinde konumlandırmak daha doğru. Çünkü eser pek çok referansı aynı anda içermekle kalmayıp, onlardan kendi içinde tutarlı bir yeni evren yaratıyor. İnsanı ve tarihini görece anlamlandıran genç bir okurun, hikâyedeki belli şiddet unsurlarını işlemesi de daha kolay.

Yine de Isabel Greenberg gibi genç ve yetkin bir sanatçının ve öykü anlatıcısının şu başarısının altını çizmekte yarar var: Hikâyeye kapılıp gitmek için, illaki referanslara ihtiyacınız yok. Eserin sağlam kurgusu, yeni ve kendine yeten bir öykü anlatıyor. Elbette destanların, söylencelerin kökenlerine, psikolojinin temellerine bir nebze olsun aşina olmak, kurgudaki incelikleri, muzipliği ve yeniden anlatım gücünü fark etmeyi sağlayacaktır. Ancak eser bunu okurun önüne entelektüel bir zorunluluk olarak koymuyor. Kitabın insana ve içinde yaşadığı dünyaya ilişkin uyandıracağı sorular bile, kendimizdeki ve dünyadaki kayıp ruh parçalarının peşine düşmemiz için yeterli.

 

 

 

Evvel Zaman İçinde Dünya
Isabel Greenberg
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Desen Yayınları, 176 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1983’te İstanbul’da doğdu. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ardından, Günışığı Kitaplığı’nda, basınla ilişkiler, sosyal medya ve tanıtım içerikleri üzerine yoğunlaştıktan sonra, yayınevinin gençlik kitapları markası ON8’in editörlüğünü üstlendi. Fransızca’dan roman çevirileri yaptı. Bugün, yayıncılığa Can Çocuk’ta editör olarak devam ediyor ve Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde yıllardır geciktirdiği yüksek lisans tezini yazıyor. Çevirmenliği sürdürürken, sivil toplum çalışmalarından da kopmamaya çalışıyor. Kitaplar üzerine yazsa da, en çok okumayı tercih ediyor.

Yorum yaz