İyi Kitap

Hayalsiz ve hikâyesiz olunmaz

Alışılageldik çocuk kitaplarının aksine bir olaydan çok bir durumu anlatmayı tercih eden Sema Aslan, genç okurlardan yalın ama sağlam bir edebiyat dilini esirgememiş.

Yazan: Karin Karakaşlı

Çocukken Unubli ve Kolunkbank adlı iki hayali arkadaşım vardı. Birlikte battaniye altında kampçılık oynar, kedileri besler ve çok gülerdik. Sadece benim görebildiğim bu arkadaşlarım, özellikle bütün çocukların eve çekildiği gece saatlerinde yalnızlığıma ortak olur ve dünyamı güzelleştirirdi. Zaman ve mekândan özgürleşir, hayal gücümle istediğimi her şeyi yapabileceğimi hissederdim. Sema Aslan’ın İletişim Yayınlarının Çocuk Kitapları Dizisi’nden çıkan Topur’daki Dünya kitabını okuduktan sonra kim bilir en son ne zaman aklıma gelen bu arkadaşlarımın sesini bir kez daha içimde duydum. Çünkü bu kitap içimizdeki, o zaman içinde unutulan sese bir övgü.

Çizer Seda Mit’in besbelli hikâyeye âşık olarak türlü ayrıntılarla ve çocukların içini açacak cıvıl cıvıl bir kolaj tekniğiyle resmettiği Topur’daki Dünya, özenli baskısıyla da dikkat çekiyor. 2017’de Şehrin Göbeğini Bulamıyorum! adlı çocuk kitabı yine İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Sema Aslan, bu kez sadece aşkla bağlananların yaşamayı tercih ettiği Topur köyü adında bir vaha kurmuş. Yazar köyü gözümüzün önünde masalsı bir anlatımla inşa etmiş: “İki yanında kavak ağaçlarının sıralandığı toprak yolu izleyip Topur’a varan herkes, daha ilk anda haritada olmayan bir yere geldiğini anlardı. Öyle bir yerdi ki burası, sözler rüzgârla savrulur, yağmur hep upuzun bir çizgi gibi yağardı. Civarda, öbek öbek dizilmiş kavaklardan ve geride dimdik duran dağdan başka hiç ama hiçbir şey yoktu. Bu köy, sanki Dünya üzerinde değildi!”

Adını, eteğine kurulduğu ve yazarının deyimiyle “bir çatlama ve cızlama sesi” eşliğinde bir anda yükselen adeta topraktan doğuveren koca dağdan alan Topur, bu hikâyenin gizli kahramanı. “Şehirde pelte kıvamına gelen” babası ve annesinin yolları aşarak ve bu dağdan büyülenerek yerleştikleri Topur’da küçük İpek’le tanışıyoruz. İpek, hikâyelerin içine doğmuş bir çocuk. Günlerden bir gün hayali arkadaşı Kadife ortaya çıkmaya başlayınca o da kendi hikâyesini yaşamaya ve yazmaya başlıyor bize…

BAĞ KURMANIN GÜCÜ
“Sevdikleriyle arasını sıkı fıkı tutanlara, arkadaş canlısı herkese” ithaf ettiği bu sıcacık hikâyesiyle Sema Aslan, ancak bağ kurulacak bir yerin ev ve aidiyet hissedilip hayat paylaşılacak kişinin bir arkadaş sayılabileceğini hatırlatıyor bize. Bir de hayatı bir hikâye misali yaşamanın yaşı, cinsiyeti, hiyerarşisi olmadığını. Bir yanda köyün nineleri buranın efsanevi masalı her anlatışla yeniden yaratırken, diğer yandan hayali arkadaşı kapüşonlu koyun Kadife’yle heyecanlı bir maceraya atılan İpek’in peşi sıra sürükleniyoruz. Derken günlerden bir gün anne ve babasının da birileriyle konuştuğunu fark ediyor. Meğer babası, Bahri isminde bir kuşu farklı renk ve malzemelerle yeniden üretirken, annesi de çocukluğunda bir kız kardeş yakınlığıyla hayatında yer edinen Cancağız adındaki arkadaşıyla sohbetler edermiş. Çünkü aslında insanın her daim tutkuya, anlama ve kendi varlığını hatırlamaya ihtiyacı varmış.

“Bu köy Dünya’nın üzerinde mi bilmeyiz ama dünya mutlaka bu köyde, tam Topur’da.” diyen nineler, insanlığın ortak belleğine dönüşüyor ve her yerin yakıp yıkıldığı, yağmalandığı bir düzende bir yerin, bir şeyin parçası hissetmenin büyüsünü canlandırıyor içimizde. Annenin kastettiği bağı içimizde hissediyoruz. “İlk gecelerinde köye yağmur yağdı. Genç kadın, Topur’daki yağmurdan öylesine etkilendi ki, ertesi sabah genç adama ‘Burada yağmur uzun, upuzun bir çizgi gibi yağıyor,’ dedi, ‘sağa sola tek bir damla düşmüyormuş gibi’.”

Alışılageldik çocuk kitaplarının aksine bir olaydan çok bir durumu anlatmayı tercih eden Sema Aslan, genç okurlardan yalın ama sağlam bir edebiyat dilini esirgememiş. 1978 Berlin doğumlu Sema Aslan, sosyoloji ve iletişim okudu, gazetecilik yaptı. Benim Kitaplarım/35 İsim 35 Kütüphane (Doğan Kitap, 2009) isimli bir söyleşi kitabı ve Kozalak (İletişim Yayınları, 2012) adlı bir romanı bulunuyor. İradenin İyimserliği (Ayizi Kitap, 2015), Sayfiye-Hafiflik Hayali (İletişim Yayınları, 2014), Yengeler Cumhuriyeti (İletişim Yayınları, 2017) kitaplarına yazılarıyla destek verdi.

Kendi iç dünyamıza çekildiğimizde “Nereye daldın yine?” diye sürekli “gerçekliğe” geri çağrıldığımız bir düzende Sema Aslan, gerçeğin, hakikatin sesine kulak vermemizi ve kendimizi hiç unutmamamızı salık veriyor. Büyük küçük herkesin keyifle okuyacağı bu kitap, pek çok kişisel anının canlanmasına ve paylaşılmasına da vesile olacak. Çünkü hikâyesiz hayat sadece yavan bir ömürdür. Ne mutlu her ânının hakkını verene… Kendi Topur’unu inşa edene ve özüne hiç ama hiç ihanet etmeyene…

Topur’daki Dünya
Sema Aslan
Resimleyen: Seda Mit
İletişim Yayınları, 52 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz