İyi Kitap

“En güzel macera, birisiyle paylaşılandır.”

Yazan: Hazal Baydur

Sam Usher’ın birçok dile çevrilen, mevsimler temalı serisinin son iki kitabı Güneş ve Fırtına artık Türkçede. Yağmur ve Kar, geçtiğimiz yıllarda İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yine Ali Berktay çevirisiyle yayımlanmıştı. Sam Usher’ın artık imzası hâline gelen sarı kulplu kırmızı evin kapısı, bu kez yeni mevsimlere açılıyor. Bir çocuk ve büyükbabasının maceralarını anlatan serinin aynı zamanda illüstratörü de olan Sam Usher, absürt mekânları, ev eşyalarını, oyuncakları ve yeryüzünü detaylı bir şekilde suluboya tekniğiyle önümüze getiriyor. Kitabın detaylıca resmedilmiş olması, oyunlara dayalı yaratıcı okuma pratiklerine imkân tanıyor. Örneğin alfabeden harf seçip o harfle başlayan nesneleri kitapta bulma oyunu eğlenceli olabilir.

Yazarın dili özellikle sesli okumada kendini gösteren bir şiirsellik taşıyor, tekrar eden sesler ve ikilemeler ile anlatım zenginleştirilmiş. Sözcüklerin bahsedilen mevsimin özelliklerini canlandırmak için özenle seçildiği anlaşılıyor. Kitapta kullanılan yansıma sözcükler hem çocuk okuyucuya mevsimlerdeki hareketliliğe dair adlandırmalar yapma fırsatı vermiş hem de kitaplara dozunda bir mizah katmış. Örneğin takır takır takır takırdayan camlar, çatır çatır çatır çakan şimşekler, fiyuv fiyuv fiyuv uğuldayan rüzgâr ile ifade edilen fırtınayı hissetmek hiç zor değil. Kitapların bir diğer mizah unsuru ise şiirsel dili. Çeviride bu anlatım korunmuş ve satırlar arasında devrik cümleler ve seçilen kelimelerle bu uyum sağlanmış. Çocuk kitapları çevrilirken başvurulan yerelleştirmeyi metindeki bir kültüre ait nesneyi, espriyi veya isimleri anlaşılır kılmak adına önemli buluyorum. Ancak, bunun istisnai durumlarda, gerekliyse yapılmasını savunuyorum. Güneş kitabında yer alan “tarhana çorbası” ifadesini okuyunca kitabın orijinal metnini merak ettim, biraz araştırınca aslında “brokoli çorbası” olduğunu gördüm. Brokoli çorbasının kültürümüzden uzak olduğunu düşünmemekle birlikte, çocuk kitaplarında farklı yemeklerin olmasının, “başka evlerde başka yemekler pişebilir” fikri üzerinden, çocuğa yeni tanımaya başladığı dünyaya dair daha fazla bilgi vereceğini düşünüyorum. Bu sebeple metnin değiştirilmemesini tercih ederdim.

EN GÜZEL MACERA, BİRİSİYLE PAYLAŞILANDIR
Çocuk ve büyükbabanın maceralarını okumak, kitaplarda böyle bir ikiliye pek rastlamadığımızı fark ettirdi bana. Çocuğun anne ve baba dışında başka bir aile üyesiyle de keyifli zaman geçirebildiğini görmek oldukça önemli. İlkokulda, Muzaffer İzgü’nün “Anneannem” serisindeki Hikmet Hanım ve torunu Metin’in maceralarını büyük bir iştahla okuduktan sonra anneannemin anılarını dinleme, kendime Metin gibi maceralar yaratma konusundaki hevesimi hatırlayınca karakter seçiminin önemi gözümde daha da anlam kazandı. Sadece karakter seçimiyle değil maceraların ölçüsü ve benzersizliğiyle de kitapların içeriği oldukça özgün.

Güneş; tarhana çorbasından, Atacama Çölü’nden, hatta Güneş’in yüzeyinden bile daha sıcak bir günde, çocuk ve büyükbabasının piknik yapılacak en güzel yeri bulmak üzere çıktıkları macerayı anlatıyor. Çocuğun hevesi, büyükbabanın organizasyon becerisiyle birleşince piknik sepeti hazırlanıyor ve doğru yeri bulmak için uzun uzun yollar hatta çöller aşılıyor. Anlatılanların ne kadarının gerçek ne kadarının hayal gücünün bir ürünü olduğu ise tamamen okuyucuya kalmış.

Fırtına ise rüzgârın deli gibi estiği bir günde çocuk ve büyükbabasının uçurtma uçurmak için çıktıkları macerayı anlatıyor. Evde uçurtmayı ararken karşılarına serinin önceki kitaplarından aşina olduğumuz nesneler çıkıyor. Bizimle birlikte, çocuk ve büyükbabası da Kar’da, Yağmur’da ve Güneş’te yaşadıkları maceraları hatırlıyorlar. Fırtına’yı sona saklayıp önceki kitaplara çakılan selamları almak okur tatmini sağlasa da kitapları farkı zamanlarda okumak Fırtına’nın değerini azaltmıyor. Hikâye, her hâlükârda sizi büyükbaba ve çocuğun macerasını paylaşmaya çağırıyor. Tıpkı büyükbabanın dediği gibi, “En güzel macera, birisiyle paylaşılandır.”

Güneş
Fırtına
Sam Usher
Türkçeleştiren: Ali Berktay
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,
36 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Kadıköy’de dünyaya geldi. Kilis ve Erzincan’da geçen öğrenim yıllarından sonra hasbelkader Kadıköy’e geri dönmeyi başardı. İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Film Festivali, !f İstanbul, KuirFest gibi çeşitli film festivallerinde çalıştı. Şimdi ise Kalem Ajans’ta, ağzına kadar kitapla dolu bir odada yabancı yazarların yurtiçi temsilini yapıyor.

Yorum yaz