İyi Kitap

Hep çocuklarla, yine çocuklarla: Cemal Süreya

“Okul kitaplarına girmez benim şiirlerim.”

Yazan: Sema Aslan

İlk edebiyat ödülünü ilkokul ikinci sınıftayken alan; “yayın hayatına” ilkokul üçüncü sınıfta arkadaşıyla birlikte çıkardığı dergiyle atılan; daha o yaşta, boyu kadar büyük bir sandığı roman ve öykü kitaplarıyla tepeleme doldurduğu söylenen Cemal Süreya’nın dil ve edebiyatla gönül bağı, sanki gözünü açtığı o ilk anda kuruluvermiş. Sözcüklerin sesi ve kıvraklığı, epey erken yaşlarında anlamlı işaretlerini vermeye başlamış. Cemal Süreya’ya edebiyat yaşamının ilk ödülünü getiren, bir tek sözcük olmuş: Canciğer. Bir kaplumbağa ile tavşanın arkadaşlığını anlattıkları ödev metinlerinde, diğer tüm çocuklardan farklı olarak, bu arkadaşlığın canciğer bir arkadaşlık olduğunu yazınca şair, ödülü de almış! Böyle yaparak sadece ödülü kazanmamış, tüm sınıfa da bir sözcük armağan etmiş –canciğer. Artık ne olsa, ne sorulsa cevabında canciğer geçer olmuş. Şairin, okurlarına hediye ettiği belki de ilk sözcük.
İkinci Yeni şiirinin önde gelen isimlerinden Cemal Süreya, yayımlandığında büyük yankı uyandıran, İkinci Yeni şiirinin de en çok konuşulan kitabı olan Üvercinka ile çıkıyor, Berk’in karşısına ilk kez. Berk, Erol Büyükmeriç’in yazıp Zeynep Özatalay’ın resimlediği Cemal Süreya ve Çocuk kitabının kahramanı. Ev ödevini hazırlamak üzere Kadıköy Mühürdar Caddesi üzerindeki kitabevlerini ve sahafları dolaşan çocuk, dükkânın birinde kanlı canlı Cemal Süreya ve sahaf tezgâhına düşmüş, fiyatı da epey artmış Üvercinka kitabının ilk baskısıyla karşılaşır. Ne kitabı ne de şairini tanır. Ancak kitabın adı ve kapak tasarımı da sıcak bakışlı şair de ilgisini çeker. 1958 yılında Yeditepe Yayınları tarafından yayımlanan, kapak tasarımı ressam ve grafik tasarımcısı Sait Maden’e ait olan bu kitap, adıyla, sadece Berk tarafından değil; zamanında tüm edebiyat dünyasınca merakla karşılanır. Ne demek
üvercinka? Cemal Süreya ve Çocuk kitabının sonundaki kısa Cemal Süreya biyografisinde sözcüğün güvercin kadın anlamına geldiği, sözcüğün kısaltılarak elde edildiği aktarılıyor.
Berk, Cemal Süreya ile aynı havayı solumuş olmasının yanı sıra, onu “Afrika” şiiri, Üvercinka kitabı ve çeviri çocuk kitaplarıyla da tanıma fırsatı yakalar. Afrika’yla ilgili hazırlayacağı ödevde, çok ilginç bir “kaynak” bulan; şairin ağzından “Afrika” şiirini dinleyen Berk, sorar: “Yani bu benim ödevime katkı mı oluyor şimdi?” Süreya’nın yanıtı anlamlı: “Bilmem, öğretmeninin anlayışına bağlı. En azından sınıfta bu şiirimi okuyabilirsin.” Yanıtın ikinci cümlesi ayrıca anlamlı. Berk daha birkaç sayfa önce şairi tanımadığını söylerken, ders kitaplarında kendisine hiç rastlamadığı bilgisini referans olarak göstermiştir: “Hayret, hiç okumadım bugüne dek bir şiirinizi. Türkçe kitabında da yoksunuz.” Şairin yanıtı elbette şiirinden gelir: “Okul kitaplarına girmez benim şiirlerim.”
Kısacık bir tanışma anını, şiir okumaya, hatta şiir çözümlemesi yapmaya fırsat bilen Berk ve Cemal Süreya’nın “Afrika” üzerine konuşmaları, kitabın önemli sahnelerinden birini oluşturuyor. Şiir nasıl okunur, nasıl anlatılır, imge nedir, şiirde nasıl yol alınırı sade, anlaşılır bir dille aktarmış Erol Büyükmeriç. Bir de küçük pencere açmış; damıtılmış olanın zengin kaynağına taşımış okurunu; “Neden?” sorusunu şairin ağzıyla “Dil güzellemesi olsun, sözcüklerin çağrışım gücünü ortaya çıkarsın, diye söyledim, işte! Yine de daha birkaç neden söylenebilir bu benzetme için,” diye yanıtlarken hem dil güzellemesinden, çağrışımdan söz etmiş hem de görünmeyenin nasıl açığa çıkarılabileceğinden ya da nerede saklandığından. Cemal Süreya ve Çocuk kitabı, şairin kılık kıyafetinden; gündelik hâlinden/ üslubundan; çok bilinen şiirlerinden, çeviri çocuk kitaplarından; bir dönem Gençlik Kitabevi’nde sürdürdüğü ve daha sonra kitaplaşan “Cumartesi Söyleşileri”nden, dönemin dergilerinden; Süreyya’nın, teki bir bahisle kaybedilen “y” harfinden; Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi’den; oğlu Memo’dan -Memo’ya olan tutkusundan söz ediyor. Gerçek mekânlarda ve şairin ölümünden birkaç ay önce geçtiği belirtilen bu kurmaca öyküde, yazarının dili, çocuk okur için belli noktalarda bazı “yenilikler” içeriyor olabilir. “Us” diyor mesela yazar; “ayırdındayım” diyor… Birkaç yerde “humor” sözcüğünü kullanıyor -şairin şiirindeki “humor”dur bu.
Bir çocuk karakterin gözünden, şiire ve şaire bakışı yansıtırken, şairin yapıtlarına ve yaşamına ilişkin önemli detayları, üstelik kısa denilebilecek bir metinde aktarmış yazar. Bir kitaptan diğerine nasıl sıçranır, kitaplar kitaplara şiirler şiirlere nasıl bulaştırır insanı, Cemal Süreya ve Çocuk, iyi bir örnek.
* Bu yazıdaki biyografik detaylar için bana kaynaklık eden Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil kitabı, 2008’de Can Yayınları tarafından yayımlandı.

Cemal Süreya ve Çocuk
Erol Büyükmeriç
Resimleyen: Zeynep Özatalay
Tudem Yayınları, 48 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1978 Berlin doğumlu. Sosyoloji ve iletişim okudu, gazetecilik yaptı. “Benim Kitaplarım / 35 İsim 35 Kütüphane” (Doğan Kitap) ve “Kozalak” (İletişim Yayınları) isimli iki kitabı bulunmakta.

Yorum yaz