İyi Kitap

“Her an, her yerde çocuklardan sorular gelebilir; ölümsüzlük yürüyen merdivenlerde çıkar, özgürlük süpermarket reyonlarında gelir, Tanrı öğle yemeğinin tam ortasında yuvarlanır.”

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Eleştirel düşünmenin, verileni olduğu gibi kabul etmemenin, düşünceler arasında bağlantı kurabilmenin yolu felsefe eğitiminden geçiyor. Ezbere/ezberlemeye alışmış zihinlerin açılması ve soru sormaya, sorgulamaya başlamasında felsefenin rolü çok büyük. Çocuklar için felsefe eğitimi de ezberci eğitim sistemi karşısında eleştirel düşünen, sorgulayan çocukların yetişmesi için bir umut. Ki çocuklara yakından baktığımızda o meraklı miniklerin, filozoflara ne kadar benzediğini rahatlıkla görebiliriz. Hiç olmadık bir yerde, hiç olmadık bir zamanda öyle sorular sorarlar ki nasıl cevap vereceğimizi şaşırırız. Aslında bu sorular biz ebeveynleri de soran, sorgulayan yetişkinler olmaya zorlar. Ebeveynler ve eğiticiler olarak biz yetişkinlere düşense soruların, sorgulamaların belirmesine izin vermektir. Durmadan cevaplar yetiştirmek değil, düşünme sürecinde çocuğa eşlik etmektir. Roger-Pol Droit, Çocuklarla Felsefe Sohbetleri isimli kitabında, sorgulamaları takip etmeye hazır olmanın iyi olacağını söyler ve şöyle der: “Her an, her yerde çocuklardan sorular gelebilir; ölümsüzlük yürüyen merdivenlerde çıkar, özgürlük süpermarket reyonlarında gelir, Tanrı öğle yemeğinin tam ortasında yuvarlanır.” Bazen keçileri kaçıracak gibi hissetsek de biz yetişkinlere düşen, çocuğun, düşünmenin hazzını keşfetmesine önayak olmak. Bunun için didinirken de Droit’in şu sözleri kulağımıza küpe olabilir: “Çocuğunuzun derin ve baş döndüren sorularına çözüm getirmeyeceğiniz gibi, nihayetinde her çocuğun yalnızca yeniden icat ettiği ve yeniden keşfettiği insanlığın metafizik sorgulamalarına da çözüm getirmeyeceksiniz. Verimli şekilde felsefe konuşmaya cüret etmek için, bir yere varma baskısından kurtulmak gerekir.”

Gerek çocuklarla gerek gençlerle felsefe konuşurken anlaşılması zor kelimelerle büyük büyük laflar etmekten, filozofların söz dağarcığıyla/kavramlarıyla konuşmaktan kaçınmak gerek. Kendi sözcüklerimizle ve çocuğun anladığı sözcüklerle konuşmamız şart. Bunun için de felsefe-edebiyat ilişkisinden ve uygun yazınsal metinlerden faydalanmak en etkili yoldur. Nuran Direk de “Metinlerle Eleştirel Okuma ve Düşünme Çalışmaları” altbaşlığını taşıyan Gençler İçin Felsefe kitabında bunun altını çizer: “Felsefe problemlerine yaklaşmanın en elverişli yollarından biri uygun yazınsal metinlerle işe başlamaktır. Nitekim edebiyat-felsefe ilişkisinin pek çok filozofta çok sıkı olduğunu görürüz. Bilindiği gibi metin inceleme, edebiyat ve felsefe eğitiminin ortak uğraşıdır.” Son yıllarda çocuklar için felsefe eğitiminin önemi ve gerekliliği konusunda direten ve bu alanda yol gösterici kitaplar kaleme alan/yayınlayan yazarların/ yayınevlerinin sayısı giderek artıyor. Ama elbette aslolan nicelik değil, nitelik. Bu tür kitapların işin ehli kişiler (felsefeciler) tarafından kaleme alınması gerektiğinin altını da çizeyim.

FELSEFİ ÖYKÜLERLE FELSEFİ DİYALOGLAR
Kurtul Gülenç ve Filiz Karadağ’ın ortak çalışması olan Çocuklar İçin Felsefi Öyküler de çocuklarla felsefe konuşmaya cüret etmemize yardımcı olacak kitaplardan biri. 2013 yılında Ben Kimim?, Doğru ve Yanlış Nedir?, Sevgi Nedir?, Mutluluk Nedir?, Özgürlük Nedir? başlıklarını taşıyan “Felsefe Dedektifi” serisini de kaleme alan Gülenç, bir felsefeci-akademisyen. Karadağ ise bir eğitimci. Doktora eğitimine devam eden Karadağ, okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocuklarla “Çocuklarla Felsefe Öğretim Programı”nı uyguluyor. Bir felsefeci ve bir eğitimcinin güçlerini birleştirmesiyle ortaya çıkan Çocuklar İçin Felsefi Öyküler, “kendiliğinden”, bir başka ifadeyle “doğal olarak” felsefi akıl yürütme becerisine sahip olan çocuklarla felsefi diyaloglar gerçekleştirmek adına çocuklarla felsefe uygulayıcıları için bir başvuru kitabı olarak iş görebilir. Önsözde de vurgulandığı üzere “çocuklarla felsefe oturumunun verimli geçebilmesi, iyi bir uyarıcının sunulmasına bağlıdır. Sunulan uyarıcının çocukları sorgulama sürecine katması açısından felsefi bir içeriğe sahip olması oldukça önemlidir.” Dolayısıyla bu kitap gerçeklik, farklılık, adalet, sorumluluk, büyümek, mutluluk, arkadaşlık, özlem, dürüstlük, özgür irade/özgürlük, varlık/var olma, barış, zaman gibi kavramlarla ilgili yirmi hikâyeden oluşan bir uyarıcı arşivi aslında. Hikâyeler çocukları sorgulamaya ve akıl yürütmeye, kendilerini ifade etmeye, karar vermeye, eleştiri yapmaya davet ediyor. Her bir hikâyenin sonunda, ele alınan kavramla ilgili açık uçlu sorular, yazma ve düşünme etkinlikleri yer alıyor.
Örneğin, “sorumluk” kavramıyla ilgili hikâyenin ardından “Bir şeye neden olmak ile bir şeyden sorumlu olmak arasında nasıl bir ilişki vardır? Neleri tercih edebiliriz? Özgür olmak ile sorumlu olmak arasında bir ilişki var mıdır?” gibi sorular soruluyor. Bu etkinlikler, eğitimcilere ve çocuklara daha çok soru sorma, düşünme ve düşünceler arasında bağlantı kurma şansı sunuyor. Ayşe Şahin Deniz’in yalın ve etkileyici illüstrasyonları da kitaptaki hikâyeleri destekliyor.

Çocuklar İçin Felsefi Öyküler
Kurtul Gülenç – Filiz Karadağ
Resimleyen: Ayşe Deniz Şahin
Dinozor Çocuk, 128 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, kitapeki.com, edebiyathaber.net isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar.com, bilmekvaktidir.com, Ajan Literer gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayımlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. Ayrıca Murat Gülsoy’un Nisyan isimli romanıyla ilgili değerlendirme yazısı Murat Gülsoy: Edebiyatta 30. Yıl/Basında Yazılanlar isimli kitapta yer alırken, Ercan Kesal ile Peri Gazozu isimli kitabı üzerine yaptığı söyleşi Aslında isimli kitapta yer aldı. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. İnsan Hakları Anabilim Dalı ve İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Danışma Kurulu Üyeleri arasında yer alıyor. Bir yandan da İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü Bülteni’ni hazırlıyor. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz