İyi Kitap

Öykü Ağacı, yeryüzüne yayılan tüm öykülerin öyküsü; bir çocuk iki avcunun arasında tuttuğunda, sayesinde dünyaları unuttuğu kitapların öyküsü.

Yazan: Sima Özkan

Yazdığım kitapları, bir tohuma benzettiğim çok olmuştur. Biz yazarlar hayal gücümüzden hasat ettiğimiz çiçeklerden, rüyalarla şekerlenen rengârenk meyvelerden, bilgiyle besleyiciliği artan sebzelerden tohum alır, saklar ve bu tohumların yeryüzüne savrulmasına, toprakla buluşmasına, yüreklerde filizlenmesine yardım etmeleri için onları okurların avuçlarına bırakırız. Bu tohum, okundukça uyanır.
İtalyanca orijinal ismi “Rüyaların Bahçıvanı” olan Öykü Ağacı, Claudio Gobbetti tarafından yazılıp Diyana Nikolova tarafından resimlenmiş. Fransızcası da orijinal isminin bire bir çevirisiyle yayımlanırken Türkçedeki çeviri tercihi malum.
Bu hikâye, bir yazarın dünyasında bir kitabın nasıl tomurcuklandığını, çiçeklendiğini, meyve verdiğini ve köklerinden söküp çıkarıldığını, ardından tohumlarının yeni bir baharda, yeni avuçlarda tekrar filizlenebileceğini anlatıyor.
Hikâyedeki belki 100, belki de 1000 yaşındaki yaşlı adam gibi biz yazarlar da “istediğimiz şeyi yetiştirmek” için doğru zamanı bekleriz. İhtiyar yazar elindeki o ilk sayfayı toprağa eker. Sular, çapalar; zihninden, yoktan var ettiği o ilk tohuma canı gibi bakar. O minicik filizin büyüyüp büyüyemeyeceğini de en iyi o bilir. Yani bir kitaba dönüşüp dönüşemeyeceğini. Her kitap bir tohumdur önce, sonra bir ağaç gibi
gökyüzüne uzanır ve ağacın yaprakları ise sayfalarıdır o öykünün. Hasat vakti mi? Bir yazarın artık dosyasıyla vedalaşma zamanı geldi demektir. “Öyküleri özgür bırakma vakti.” Bahçıvan yazarın yetiştirdiği öykü ağacının leziz meyveleri ise kelimeleriyle dolup taşan sayfalardır. Yapraklar hazır olduğunda onları birer birer toplar. Ertesi sabah sayfaları toparlayıp birbirine diker ve öykülerini ciltler. Ardından öykülerini penceresinden özgür bırakır ki göçmen kuşlar gibi gitmeleri gereken yere uçsunlar. Kitaplar ise sayfalarını kanatlar gibi çırpar, dağları, denizleri, çölleri aşar. Ta ki bir şehirdeki en doğru istikamete, kütüphaneye ulaşana dek. İşte o zaman kendilerini evlerinde hissederler ve küçük bir çocuğun iki avcunun arasında, yaşam boyu süren bir tutkuya dönüşür: okuma aşkına. Evlerimizden çıkamadığımız bu zor günlerde her çocuğun onu gidemediği diyarlara ve hayatlara götürecek böylesi iyi bir kitapla buluşması dileğiyle…

Öykü Ağacı
Claudio Gobbetti
Resimleyen: Diyana Nikolova
Türkçeleştiren: Lori Sis Kalaycı
Arden Yayınları, 40 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz