İyi Kitap

Kalpleri yumuşatan sihirli sözler

Ebeveynlerin, evdeki diyaloglara “günaydın, lütfen, teşekkür ederim, aferin, hoş geldin, özür dilerim, seni seviyorum ve sana yardım edeyim”i dâhil ederek, çocuklara örnek olmaları önemli.

Yazan: Elif Şahin Hamidi

Evlere hapsolduğumuz şu günler, bazı sözcükleri kullanmamıza da fırsat vermiyor sanki. Örneğin, “hoş geldin”. Evlerimize gelen olmadığı gibi gidecek yerimiz de yok çünkü. Belki bazılarımız yalnız yaşıyor ve sabah uyandığında “günaydın” diyecek kimsesi yok. Ama uzaktan uzağa, telefonlar ve ekranlar aracılığıyla da olsa hepimizin merhaba, günaydın, aferin, seni seviyorum, özür dilerim gibi sihirli sözcüklere ihtiyacı var.
Gerçekten iyileştirici gücü olan sihirli sözcükler bunlar. Üstelik hiçbir bedeli olmayan, büyük küçük herkesin sıklıkla kullanabileceği, etki
gücü büyük sözcükler. Ama kimileri, sözgelimi “özür dilerim” ya da “seni seviyorum” gibi sihirli sözcükleri ağzından çıkarmakta
bazen zorlanıyor nedense. Aslında bu sözcüklerle ilk kez çocukluk döneminde tanışıyoruz. Bu sözcükleri kullanan ebeveynlere sahipsek tabii. Çünkü rol modelimiz onlar. Onlar ne ise, nasıl bir insansa çocuklar da ufak tefek farklarla ebeveynlerinin muadili oluyorlar âdeta. Demem o ki kalpleri yumuşatan sihirli sözcükleri, asıl büyüklerin öğrenmesi lazım.
Giuditta Campello’nun Birlikte Keyifli Vakit Geçirmek İçin Sihirli Sözler kitabı, bu açıdan hem büyüklere hem küçüklere yol gösterebilir. Ebeveynlerin, evdeki diyaloglara “günaydın, lütfen, teşekkür ederim, aferin, hoş geldin, özür dilerim, seni seviyorum ve sana yardım edeyim”i dâhil ederek, çocuklara örnek olmaları önemli. Campello’nun kitabı, ebeveynlerin bu sekiz sihirli sözcüğü, eğlenceli bir şekilde gündelik hayattaki diyaloglara dâhil etmesine yardımcı olabilir. İvon Cerrahoğlu’nun Türkçeleştirdiği, Laura Addari’nin yalın çizgileriyle hareket kattığı kitap, Tino ve annesinin günaydınıyla başlıyor. Tino yalnız bir çocuk, çünkü yaşadığı apartmanda ondan başka çocuk yok. Ama balkona çıkıp parlak gökyüzüne doğru “günaydın” diye seslenen Tino, bir arkadaş sahibi oluyor. Küçük Milo, ablası An’la fırına ekmek almaya gittiğinde “lütfen” demeyi unutmuyor. Bu sihirli sözler üzerine Milo, fırıncının kocaman gülümsemesini kazanıyor. İşte bu sihirli sözler böyle güzel kazanımlara kapı aralıyor, mutlulukları çoğaltıyor. Diğer sihirli sözleri de kitaptaki miniklerden, kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Ayrıca kitabın sonunda, bu sihirli sözlerin birkaçının, dört farklı dildeki karşılığını da bulacaksınız.

Birlikte Keyifli Vakit Geçirmek
İçin Sihirli Sözler
Giuditta Campello
Resimleyen: Laura Addari
Türkçeleştiren: İvon Cerrahoğlu
Arden Yayınları, 88 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, kitapeki.com, edebiyathaber.net isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar.com, bilmekvaktidir.com, Ajan Literer gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayımlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. Ayrıca Murat Gülsoy’un Nisyan isimli romanıyla ilgili değerlendirme yazısı Murat Gülsoy: Edebiyatta 30. Yıl/Basında Yazılanlar isimli kitapta yer alırken, Ercan Kesal ile Peri Gazozu isimli kitabı üzerine yaptığı söyleşi Aslında isimli kitapta yer aldı. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. İnsan Hakları Anabilim Dalı ve İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Danışma Kurulu Üyeleri arasında yer alıyor. Bir yandan da İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü Bülteni’ni hazırlıyor. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz