İyi Kitap

“Ben nereden geldim?”, “Dünya nasıl oluştu?” ve “Yaşam nasıl başladı?” insanlığı ezelden beri meşgul eden temel soruların başında yer alırlar. Üstelik bu sorulara tarih boyunca yanıt arayanlar düşünürler, din âlimleri ve bilim insanları ile sınırlı değil. Bir zamanlar çocuk olan ve bunu unutmamış herkes, o yaşların bitip tükenmeyen “Neden?” ve “Nasıl?” heyecanını, yapılan her açıklamanın yeni bir soruyu beraberinde getirdiğini bilir.

Yazan: Suzan Geridönmez

Sadece bilginin peşinde değildir çocuk, ucu temel sorulara dayanan meseleyi çözmek, olayın iç yüzünü anlamak ister. Yoksa en sevdiği oyuncağı kurcalayan, kırılıp döküldüğünde yana yakıla ağlasa da aslında bunu, merakı oyuncak sevgisine üstün geldiği için bile bile yapan siz değil miydiniz eskiden?

Kendi adıma daha korkuncunu itiraf edeyim. Dört-beş yaşlarındayken küçük beyaz bir balığım vardı. Bir gün akvaryumda suyun üzerinde süzüldüğünü gördüm. Ölüydü! Ölümün dehşet verici olduğunun farkındaydım ama tam ne anlama geldiğini bilmiyordum. Merakımın, dehşetime üstün geldiğini ve o balığa bir nevi otopsi yaptığımı hatırlıyorum. Yaşamın, ölümün ve balık olmanın sırrını çözmek istemiştim. Ama annem beni iş üstünde yakaladı. Sonra da beni acımasızlıkla suçlayıp balığımı kısa bir veda merasimi eşliğinde klozete attı. O an ağlamaya başladım.

Çünkü annem haklıydı. Küçük bir çocuğun zavallı ölü bir balığı deşmesi ancak bir miktar acımasızlıkla açıklanabilir. Peki, buna yol açan, dizginlenemeyen merakı ne yapacağız? İşte onu yok sayamayız ama gözyaşı yerine doyumsuz heyecanlara yol açan etik, demek oluyor ki insana ve parçası olduğu doğaya hizmet eden bilimsel kanallara yönlendirilebiliriz. Dahası yönlendirmeliyiz de! Çünkü bilimsel bilgi ve düşünceyle beslenmeyen merak acımasızlaşmakla kalmaz, daha kötüsü olur. Merak körelir, yerini dogmalar, tabular, hurafeler alır. Küçük yaşlardan itibaren en acımasızından hem de…

Bu yüzden “Ben nereden geldim?”, “Dünya nasıl oluştu?” ve “Yaşam nasıl başladı?” diye merak eden çocuklara vereceğimiz yanıtlar üzerine düşünmek, onları bu soruları çeşitli yönlerden aydınlatan kaynaklarla buluşturmak önemlidir.

Dinozor Çocuk’tan çıkan Yaşam – Evrimin Muhteşem Hikâyesi, küçük yaş grubuna seslenen bu kaynaklardan biri ve tam da sözünü ettiğimiz üç soruyla başlıyor.

Evren, Dünya ve yaşamın oluşum süreçlerini irdeleyen eser, tek hücrelilerden bugünkü canlı çeşitliliğine nasıl geldiğimizi, tarih öncesi bitki ve hayvanların geçirdiği değişimleri, doğanın evrim yasalarıyla nasıl şekillendiğini ve insanın gelişimini konu ediyor. Büyük boy etkileyici görsellerin eşlik ettiği metinde duru bilimsel bir üsluptan yana tercih kullanılmış. Belli ki küçük okura güvenen, bilimsel açıklamaların merakı ayakta tutmaya hayli hayli yettiğine inanan yazarlar var karşımızda. “Evrimin muhteşem hikâyesi”ni anlatmak için ne ek bir hikâye kurgulamaya ne de dinozorlar, tek hücreliler dururken sevimli bir kahraman yaratmaya gerek duymuşlar. Bunun yerine tüm dikkat, karmaşık konuları anlaşılır kılmak üzerinde yoğunlaştırılmış. Sağ sayfalarda yer alan büyük resimler konuyu tamamlayan ve özetleyen nitelikler taşırken, sol sayfada metne eşlik eden resimler bir hücrenin kesiti, bir yanardağın iç yüzü ya da güneş sistemimizdeki gezegenlerin dizilimi gibi detayları görselleştirme işlevi üstlenmiş. Boşluktan evrene, ölü maddeden yaşama, suda oluşan ilk ilkel hücrelerden denizi, karası ve havasıyla tüm yeryüzüne yayılan karmaşık canlılara giden milyarlarca yıllık yolculuk birbirini takip eden ana metinde ele alınmış. Daha fazla ayrıntı öğrenmek isteyen okurlar içinse sayfalara ek bilgiler serpiştirilmiş. Ortasında yer alan ve katlanmış hâlde hücreden günümüzdeki canlı çeşitliğine uzanan evrimi gösteren görsel açıldığında 4 sayfaya yayılan bir yaşam ağacına dönüşüyor. Dalları takip ettiğinizde karşınıza dinozordan dinozor kadar eski ginko yaprağına, filin atası mamuttan evrimsel kökü maymuna dayanan insana dek saymakla bitmeyen yaşamın farklı biçimleri çıkıyor.

Kitabın başarısına katkı sunan çeviri ve özellikle insanın evrimini gösteren resimlerde, erkek kadar kadına rol verilmesi de bahsedilmeyi hak ediyor kesinlikle.

Yaşam
Evrimin Muhteşem Hikâyesi
Jakob Brodersen
Pernille Engsig Eskildsen
Resimleyen: Kamilla Wichmann
Türkçeleştiren: Sadi Tekelioğlu
Dinozor Çocuk Yayınları, 40 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz