Büşra Tarçalır, Klinik Psikolog
Çocuklara kitap okuduğumuzda, kelime haznelerinin genişlemesinden dil becerilerinin erken gelişimine, duygularını ifade ederek sorgulayıcı bir tutum sergilemelerinden meraklarını yitirmeyen bir neslin kendi gelecekleri için hayal kurabilmelerine kadar bir faydalar listesi, uzayıp gidiyor.
Bebeklikten çocukluğa, oradan da çocukların kendi başlarına okumaya başlayacakları zamana kadar ebeveynlerin ya da birincil bakım verenlerin çocukların yaşamında kitapları var etmelerinin ne kadar önemli olduğunu artık biliyoruz. Nereden ve nasıl başlamak gerektiği sorusunun yanıtı ise, kitabı tanıdık kılmaktan geçiyor elbette. Dikte edilenden çok gördüklerini modelleyen çocukların evin çeşitli yerlerinde kitaplara ulaşabilir olmaları, çevrelerinde kitap okuyan birilerini görmeleri maruz bırakmanın ilk basamakları.
Hayallere, bilinmeyenlere yelken açıp, henüz bilmediği duygularının adını koyması, kitabın karakteriyle kendini özdeşleştirerek yaşadığı deneyimde yalnız olmadığını öğrenmesi bir çocuğun erişebileceği en güvenli ve en muhteşem yerlerden biri bence. Kitap tüm bunları yapma muktedirliğinde ve bir o kadar da mütevazı bir duruşla bizi büyülü dünyasına davet eden bir araç. Ona kapılıp çıkılabilecek yolculukların sayısını sanırım hesaplayamayız ama kırmızı nesnelerin neler olduğundan başlayan serüvenimiz, orman sakinlerinin atıldıkları sihirli bir yolculuğun gizemiyle arşa çıkar zaman içinde. Bu tohumu ekmenin nasıl ekinler vereceğini görmek ise bir ebeveynin hevesle ve merakla bekleyeceği bir süreç olacaktır gelecekte.
Öngörülebilir bir taraftan, çocuklara kitap okumanın nasıl etkileri olabileceğini araştırmalar bize nicedir gösteriyor. Hatta literatürde bunu tanımlamak için kullanılan, çocukla beraber etkileşimli kitap okuma anlarına (Shared interactive book reading- SIBR) dair pek çok araştırmaya rastlamak da mümkün. Sonuçlar ortak; çocuklara kitap okuduğumuzda kelime haznelerinin genişlemesinden dil becerilerinin erken gelişimine, duygularını ifade ederek sorgulayıcı bir tutum sergilemelerinden meraklarını yitirmeyen bir neslin kendi gelecekleri için hayal kurabilmelerine kadar bir faydalar listesi, uzayıp gidiyor. Çocuklara kitap okurken yankılanan sesimizin de elbette tüm bu gelişimsel alanlara katkısı büyük.
Katkılarıyla beraber yapabileceklerimizi sıralarsak biz de kendi küçük rehberimizi oluşturabiliriz;
- Evde yemek esnasında, uyku öncesinde ve hatta banyo saatinde sesli okumalar yapma rutinleri oluşturabiliriz. Gittiğimiz her yere çantamızda bir iki kitap taşıyabiliriz. Böylece okumanın mekan ve zamandan bağımsız bir şey olduğunu göstermiş oluruz çocuğa.
- Çocuğun çevresinde görme sıklığının fazlaca olduğu konularda kitaplar seçmek ve zamanla ilgi duyduğu alanları fark ederek bu konularda daha fazlasını ona sunmak da kitaba olan ilgisini canlı tutacaktır. Aynı şekilde ilgi duymadıklarını da eleyip başka konulara yönelmek iyi olacaktır.
- Kütüphanelere ve kitapevlerine gitmek, okuma etkinliklerine katılarak okumayı eğlenceli ve etkileşimli bir hobiye dönüştürmek çocuğun zihninde olumlu bağlantılar kurmasına yardımcı olacaktır. Okumak yalnız bir eylem olmak zorunda değil, paylaşılan bir şey olarak da anılarına kaydedeceği bir şey olabilir.
- Sözcükleri tekrarlamasına teşvik etmek ve bunu görsellerle eşleştirerek somutlaştırmak yeniden o kitaba dönmeyi kolaylaştırır çünkü insan beyni aşina olduğunun peşine düşer. Çocuk sayfasını çevirdiğinde karşılaşacağının ne olduğunu bildiği kitabı defalarca bize getirir. Böylece yeni bağlantılar kurmaya ve yeni bilgiye aç olan beynini doyurmaya başlar.
- Sayfalardaki görseller hakkında sorular sormak, abartılı ses tonlamaları yapmak, mimikler katarak karakteri canlandırmak yaş kaç olursa olsun hikayenin içine dahil olmayı mükemmel hale getirir. Bir kükreme ya da “Darıldın mı cicim bana, hiç bakmıyorsun bu yana…”* şarkısını söylediğinizde çocuğunuzun ne kadar eğlendiğini görebilirsiniz.
- Öyküde geçen bir detay ya da bir çizimle kişisel bir bağlantı kurmak çocuğun ilgisini cezbeder. Sizin evinizde de pişen bir yemeğe vurgu yaptığınızda, kedinin renginin bahçenizdeki kediyle aynı olduğunu söylediğinizde, çizimlerde köşeye saklanmış fareye “Hey! Sen ne yapıyorsun orada?” diyerek işaret ettiğinizde kitap daha dikkat çekici hâle gelir ve okumanızın resimlerle desteklenmesi işitsel ve görsel dikkati aynı anda uyarır.
- Kendi öykülerini yazmalarına teşvik etmek ve bunları ev halkının duyabileceği şekilde bir törenle ya da sunumla yüksek sesle okumak, hem uğraşlarına bir takdir olur hem de aile içi sıcak bir paylaşım rutini yaratabilir.
Tüm bunların ötesinde, bir öyküye şahit olmak; telaşsız, yavaş ve tüm cihazlardan uzak bu paylaşım anının tadını çıkarmak her gün yaptığımız bir alışkanlığa dönüştüğünde çocuğumuzla aramızda oluşan bağ ile uzaya bile gidebiliriz! Birbirimize ayırdığımız 8-10 dakikayı aynı zaman hızında yaşamak bu günlerde ne büyük ayrıcalık hem de. Bu anları çoğalttığımız ve çocuklarımız bıkana dek onlara kitap okumaya devam ettiğimiz uzun yıllara!
* Kurbağa Korosu, Uçanbalık Yayınları

