Son derece karmaşık olabilecek, her biri ayrı bir mühendislik dalını kapsayan konular olabildiğince basitleştirilerek ele alınmış. Bilgisayar programlamayı trafik ışıklarının çalışma prensibiyle, algoritma kavramını temiz çamaşırları dolaba kaldırma örneğiyle vermek işi sahiden de kolaylaştırıyor.
Çocukluğu benim gibi 80’li, 90’lı yıllarda geçmiş kişiler için bilgisayar, bizden önceki kuşağa göre daha aşina olduğumuz bir nesneydi. Hayatımızda “bilgisayar oyunu oynamak” diye bir mefhum vardı ama her an her dakika, elimizin altında olan bir cihaz da değildi bilgisayar. Muhtemelen pek çok çocuk Kara Şimşek (Knight Rider) dizisindeki konuşan araba KITT’e sahip olmayı hayal etmişti benim gibi. Henüz yapay zekâ kavramından haberdar değildik; ama bize fantastik gelen bu “her şeyi bilen” araç belki de yapay zekâyla ilk temasımızdı.
Robotlar ise sinema ve çizgi filmlere ait, farklı rol ve işlevlerle karşımıza çıkan unsurlardı. Örneğin Jetgiller’in hizmetçisi Rosie sevimli ve hayatı kolaylaştıran dost bir robottu. Bir cyborg polis olan RoboCop insansı bir makineyken, dünya dışından gelen Terminator, insanlığı tehdit eden bir ölüm makinesiydi.
Aradan geçen birkaç on yılda her şey çok hızlı değişti. Dijital dünyaya dair birçok kavram ve yeni teknolojiler artık hayal ürünü fütürist imgeler olmaktan çıkıp, günlük yaşama dair, normalleşmiş ayrıntılara dönüştü. Devasa bilgisayarlar artık avuç içine sığıyor. Birbirinden farklı yapay zekâ modelleriyle sohbet edebiliyor, karşılıklı oyun oynayabiliyor, dil öğrenebiliyoruz. Evlerimizi temizleyen robotlarımız, sürücüsüz çalışabilen otomobillerimiz, insansız fabrikalarımız, Mars’ı bizim için gezip araştıran robot-araçlarımız var. Engelli bireylerin gelişmiş yardımcı teknolojilerle yarıştığı “Cybathlon” bir tür cyborg olimpiyatı olarak tanımlanıyor.
Yine de her şey o kadar hızlı değişip gelişiyor ki bazen konuyu bir ucundan tutup yakalamak zorlaşabiliyor. Tom Jackson’ın yazdığı Robotlar, Teknolojik Cihazlar ve Yapay Zekâ işte tam bu noktada imdadımıza yetişiyor.
Günlük yaşamda karşımıza çıkan bilgisayar, robot ve yapay zekâ teknolojilerini yedi ayrı başlık hâlinde ele alan kitap, günlük konuşma dilinde sıkça karşılaştığımız kavramları, teknolojik cihazların çalışma prensiplerini tarihsel süreci de işin içine katarak anlatıyor. Günümüzde bu teknolojilerin hangi alanlarda ne biçimlerde kullanıldığını örneklendiren Jackson, yapay zekâ ve robot mühendisliğinin gelecekte hangi noktalara ulaşabileceğine dair varsayımlarda da bulunuyor. Son zamanlarda üzerinde çok sık durulan yapay zekânın tehlikeli olup olmadığı sorununa ve yapay zekâ etiğine de değinmeyi ihmal etmiyor.
Kitap, boyutuna göre oldukça yoğun bir içeriğe sahip. Ancak bu içerik kısa kısa bölümler, metin kutuları ve şemalarla parçalara ayrılarak anlatılmış. Bu da okurun arada nefeslenmesini sağlıyor ve okumayı kolaylaştırıyor. Son derece karmaşık olabilecek, her biri ayrı bir mühendislik dalını kapsayan konular olabildiğince basitleştirilerek ele alınmış. Bilgisayar programlamayı trafik ışıklarının çalışma prensibiyle, algoritma kavramını temiz çamaşırları dolaba kaldırma örneğiyle vermek işi sahiden de kolaylaştırıyor.
Kişisel web sitesinde kendini “bilim yazarı” olarak tanımlayan Tom Jackson, üniversitede zooloji eğitimi almış. Bir süre hayvanat bahçesinde görev yapmış; ama son otuz yılını bilimin farklı alanlarında pek çok kitap ve makale kaleme alarak geçirmiş. Ele aldığı konular onu Vietnam yağmur ormanlarından Afrika savanlarına, Galapagos Adaları’ndan Sahra Çölü’ne kadar dünyanın birçok etkileyici bölgesine götürmüş. Türkçe’ye daha önce başka kitapları da çevrilen Tom Jackson’ın Robotlar, Teknolojik Cihazlar ve Yapay Zeka adlı kitabı YKY tarafından “Meraklı Genç Zihinler İçin Çok Kısa Giriş Kitapları” etiketiyle yayımlandı. Yayınevinin 9-12 yaş grubu için önerdiği kitap, yapay zekâ konusuna ilgi duyan yetişkinler için de bir başlangıç kitabı olarak değerlendirilebilir.


Robotlar, Teknolojik Cihazlar ve Yapay Zekâ
Tom Jackson
Resimleyenler: Ekaterina Gorelova, Ana Seixas
Türkçeleştiren: Ata Türkoğlu
Yapı Kredi Yayınları, 96 sayfa

