İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Distopyadan gerçeğe…

Mars’a Seyahat, yapay zekâya ve bilimsel uygulamalarına olumlu yaklaşan gerçekçi bir anlatı. Yetişkin edebiyatında sıkça karşılaştığımız distopik insansı robot kurgularının aksine, ayakları yere basan ve okurunu teknolojinin eriştiği muazzam gelişmişlikle tanıştıran bir metin.

Hal 9000’i Hatırlamak

Yapay zekâ denince ne geliyor aklınıza? Terminatör filmindeki gibi tüm insanlığı yok etmeye çalışan insansı robotlar ya da Matrix’teki gibi insanları enerji kaynağı olarak kullanan makineler mi? Yoksa sizin yerinize ödevlerinizi hazırlayan, canınız sıkıldığında sohbet ettiğiniz ChatGPT gibi popüler yapay zekâ araçları mı? Belki aklınıza, kedinizin oyun arkadaşı robot süpürgeniz geldi ya da sosyal medyada şaşkınlıkla izlediğiniz sahte video ve görselleri üreten yapay zekâ yazılımları…

Benim aklıma ilk gelen ise “HAL 9000”… Henüz yapay zekâ kavramını bilmediğim onlu yaşlarımda, Stanley Kubrick’in kült filmi 2001: A Space Odyssey sayesinde tanıştım HAL 9000 ile. Filmi ilk izleyişimde, Arthur C. Clarke ve Kubrick tarafından kaleme alınan senaryonun örtülü mesajlarını anlamam mümkün olmasa da hikâyenin korkutucu kahramanı, süper bilgisayar “HAL 9000” kalıcı bir yer edinmişti hafızamda.

Metanet’le Tanışın

Ama merak etmeyin, bugün size HAL 9000’den ya da diğer yapay zekâ distopyalarından bahsedip içinizi karartmayacağım. Niyetim, Jasmine Warga’nın kaleminden çıkan Mars’a Seyahat romanı sayesinde tanıdığım bir başka yapay zekâdan söz açmak. Warga kitabında, metal bir gövdeye sahip, onlarca kamerayla donatılmış, kolları ve tekerlekleri sayesinde hareket edebilen bir robotun yer yer dokunaklı macerasını kurgulamış. Kahramanımızın adı “Metanet”. O, NASA’nın Mars’taki keşif görevleri için tasarladığı gezginlerden biri. Tamamen hayal ürünü olan HAL 9000’den farklı olarak Metanet, fiziksel özellikleri ve yetenekleriyle gerçek dünyadan kurguya transfer edilmiş bir kahraman. Yazar, pandemi döneminde yoğun bir araştırma yaparak, büyük ölçüde NASA’nın Mars Gezginleri Projesi’nden öğrendiği bilgilerle yaratmış Metanet’i. Bununla da yetinmeyip, kahramanımızın Mars yolculuğunun hemen her ayrıntısını gerçek bilimsel bilgiler ışığında aslına uygun olarak aktarmış bizlere. Ama sakın korkmayın, kitap bilimsel bilgilerle örülü sıkıcı bir metin değil; aksine okurunu yer yer hüzünlendiren ama sonunda gülümsetmeyi de başaran heyecanlı bir macera romanı. Warga, gerçek dünyadan ödünç aldığı bilgileri kendi hayal dünyasıyla harmanlayıp başarılı bir kurgu çıkarmış ortaya.

Hikâye iki koldan ilerliyor. Ana macerayı Metanet’in düşünce süreçlerinden ve diğer yapay zekâlarla iletişiminden izlerken; çocukluğundan yetişkinliğine kadar Metanet’e yazdığı mektuplarla da kitabın ikinci kahramanı Sophie’nin büyüme sancılarına tanıklık ediyoruz. Yazar bu ikili anlatım yöntemiyle, bir çocuğun gelişim süreciyle Metanet’in zorlu öğrenme ve gelişim süreçleri arasında paralellik kurmuş. Bu arada, Sophie kim diyecek olursanız, onu da kitabı okurken öğrenmelisiniz…

Roman boyunca Metanet’in gelişimini izlemek ilginç bir deneyim. Başlangıçta sadece komutları işleyen bir sistemken, çevresindeki “Tulumlular” dediği bilim insanlarını gözlemleyerek insan doğasını anlamaya çalışır. Metanet’in en büyük çatışması, programlandığı mantık ile sonradan geliştirdiği duygular arasındadır. Bir yandan görevini mükemmel yapmak isterken, diğer yandan korku, özlem ve gurur gibi “kodlarında olmayan” duygular geliştirir. Yol arkadaşı küçük dron Uçarı dışında, iletişimde olduğu diğer yapay zekâlar onun bu gelişimini, görevini tehlikeye atan bir hata olarak değerlendirseler de sonunda Metanet, duygularının yardımıyla görevini başarıyla yerine getirir.

Sorun İnsan Zekâsında

Mars’a Seyahat, yapay zekâya ve bilimsel uygulamalarına olumlu yaklaşan gerçekçi bir anlatı. Yetişkin edebiyatında sıkça karşılaştığımız distopik insansı robot kurgularının aksine, ayakları yere basan ve okurunu teknolojinin eriştiği muazzam gelişmişlikle tanıştıran bir metin. Ne var ki, ne Mars’a Seyahat ne de -ister kurgu ister kurgu dışı- herhangi başka bir kitap, bugün yapay zekâ üzerine yoğunlaşan tartışmaları sona erdirme gücüne sahip.

Son birkaç yılda, popüler kültürü şekillendirebilecek güce erişen kimi yapay zekâ uygulamaları etik ve ticari pek çok sorunu beraberinde getirdi. Yaratıcı insan emeğinin telif haklarının yok sayılmasından veri gizliliği ihlallerine, akademik intihal vakalarından sahte video/görüntü üretimiyle işlenen suçlara değin pek çok güncel örnek hepimizin malumu… Tıp, mühendislik, astronomi gibi pek çok alanda önemli başarılara imza atan yapay zekâ uygulamalarının günlük yaşantımıza yansımalarının bunca sorunlu oluşu, sanırım bizim zekâmızla ilgili bir mesele.

Mars’a Seyahat

Jasmine Warga

Türkçeleştiren: Şiirsel Taş

Editör: Alkım Özalp

Domingo Yayınları, 320 sayfa

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.