İyi Kitap

Kahraman Battaniye’yle tanışın!

Büyükler araya girmese de -ki girmeseler daha iyi- çocuklar, sorunlarına çok güzel çözümler bulabilirler. Çağla ve Yiğit de bize, bunun güzel bir örneğini sergiliyor öyküde. Aralarındaki anlaşmazlığı çözüm yolları, filmlere konu olabilecek fantastik bir kahramanı tanıştırıyor bize.

Yazan: Elçin Kuzucu

Çocuk ve gençlik edebiyatına keyifle hizmet veren bir yayınevi olsaydınız, onuncu yaş gününüzü nasıl kutlardınız? Kelime Yayınları, onuncu yılını yerli ve yabancı yazarlarından derlediği on öyküyle kutluyor! On öykünün her birinde, ya çocukların hayal dünyasına dokunuyor ya da onların duygularını gün yüzüne çıkartıyor.

Yetişkinlerin unutageldiği; saf sevgi, koruyuculuk, dünyanın kendisini dert etme, kahramanlık, kurtarıcılık gibi hasletler, hissettirilmeden gözlerimizin önüne seriliyor her bir öyküde. Bizler hızla tüketeduralım dünyanın tüm değerlerini, belki de her bir yazar yazdıklarıyla, yavaşlamamızı öğütlüyor bize… Üstelik bunu, salt öğreticilik hedefiyle didaktizme kaçmadan, eğlendirerek başarıyor bu özenle seçilmiş öyküler.

Peki, öykülerde çocuklar ne bulmak ister, neden öykü okurlar? Hayaller, anılar, ortak duygular, hayvan sevgisi, çevre duyarlılığı, macera; kısacası, kendisiyle bağ kuracağı durumlar… On öykünün hepsi de bir çocuğun bulmak isteyeceği bu şeyleri kapsıyor. Okurlar, çocukluğun sınırsız hayal gücüyle; bir tenis topunu dünya haliyle görebilir, kırmızı bir arabayla geçmişe bir kapı aralayabilirler.

Barınaktan sahiplendiği hayvanın sorumluluğunu üstlenen çocuğun öyküsünü ele alalım mesela. Hayvan sevgisi ve evcil hayvan/çocuk ilişkisine bir pencere açabilmesinin yanı sıra gerektiğinde çocuğun üstlenebildiği sorumlulukları hatırlatması açısından da önemli. Peki, ya bir öğretmenin hasta öğrencisine moral ve cesaret verebilmek için -bütün kasabanın diline düşmeyi göze alarak- her gün farklı bir süper kahraman kostümüyle kasabanın sokaklarında dolaşmasına ne demeli? Öğretmenlerin, bir dokunuşla neleri değiştirebileceğini görmek zor değil bu öyküyle!

Öykülerde bulduklarımız, hayatın belli kesitlerinin ruhumuza dokunuşunu yansıtmaz mı? İster çocuklar için yazılsın ister yetişkinler, fark eder mi? Bir bebeğin emeklerken tehlikeli yerlere ulaşmak istemesi, anne ya da babası onu oradan uzaklaştırsa da bebeğin tekrar tekrar yeni yerler keşfetmeye çabalaması, insanoğlunun merak duygusunun temellerinden biri değil midir? Andre Valente, “Dünyadan Dünyaya” öyküsüne “Benim dünyam evimdir!” diye başlarken; tam da insanın merak ve keşfetme duygularını, farklı dünyaları gezerek işlemiş.

Duygularımızın temeline baktığımızda, kardeş kıskançlığı, dünyanın “en masum” olumsuz duygusudur. “Ella Kiraz Ağacında” öyküsüyle Sabine
Bohlmann, Ella’nın, kardeşinin eve gelmesinden önce yaşadığı karmaşık duyguları, demokratik anne-baba tutumunun olumlu yansımasıyla çözmüştür.

Kitaba adını veren Ayşe Başcı’nın öyküsünde, sınırsız hayal güçleriyle, çöplerden adamlar yapıp kurdukları çamurdan şehirlerde oynatan, yaratıcı çocukları hatırlıyoruz yeniden! Evet, hatırlıyoruz diyorum, çünkü tüketim çılgınlığının en üst seviyelere yaklaştığı günümüzde, çocukların hayal gücü sergilemesine imkân tanımadan, onları kutu kutu oyuncaklara boğuyoruz. “Göktaşına Binmiş Dev Uzay Canavarı’nın Kahraman Battaniyeyle İmtihanı”nda, iki kuzenin fantastik oyununda, aslında çocukların çok fazla oyuncağa ihtiyaç duymadığını görüyoruz! Çocukların dünyasında küslükler uzun sürmez, öyle değil mi? Büyükler araya girmese de -ki girmeseler daha iyi- çocuklar, sorunlarına çok güzel çözümler bulabilirler. Çağla ve Yiğit de bize, bunun güzel bir örneğini sergiliyor öyküde. Kuracakları oyunda düştükleri anlaşmazlığı çözüm yolları, filmlere konu olabilecek fantastik bir kahramanı tanıştırıyor bize.

Her bir çocuğun dünyası birer öyküdür aslında… Vazoya çiçek kumbarası, rüzgâra uçuran güç, çalı süpürgesine at diyebilen; un çuvalındaki unla banyo yapabilen, bulutların şeklinden masal anlatabilen çocuklar, öykülerde de kendi dünyalarını bulmayı, onların ruhuna dokunulmasını istiyor. İşte bu kitapta, neyi bulmayı istiyorlarsa, onu bulacaklar!

Büyüdüğünde çocukların dünyasından yansıyan güzellikleri unutmamış, dünyanın hızla kirlenmesini kendine dert eden, doğum günlerinde en pahalı hediye yerine en değerli hediyeyi arkadaşına götüren yetişkinler yok mu aramızda? Ya da çocukken en sevdiği oyuncağı hâlâ saklayan ve ona baktığında geçmişe dönenlerimiz? Bu öyküler, çocuklar kadar sizleri de mutlu edecek!

14_dev_uzay_canavarlari

Dev Uzay Canavarının Kahraman Battaniyeyle İmtihanı Derleyen: Asya Çağlar Resimleyen: Necdet Yılmaz Kelime Yayınları, 104 sayfa

Dev Uzay Canavarının Kahraman Battaniyeyle İmtihanı
Derleyen: Asya Çağlar
Resimleyen: Necdet Yılmaz
Kelime Yayınları, 104 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

1980 Ankara doğumlu olan yazarımız, 2002 yılında Selçuk Üniversitesi İngilizce öğretmenliği lisan programından mezun olmuş ve İngilizce Öğretmeni olarak Konya’da çalışmaya başlamıştır. 2006 yılında Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri Eğitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim dalında ergenlik üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır. Uzun yıllar özel yetenekli öğrencilere dil, yaratıcı düşünme, problem çözme ve iletişim becerileri alanlarında danışmanlık yapmıştır. Ayrıca öğrencilerin akademik motivasyonlarını geliştirme üzerine uluslararası çalışmalarda yer almıştır.

Yorum yaz