İyi Kitap

Ashanti masalcıları, masallarını şu geleneksel kapanış cümlesiyle bitirir: “Size kendi masalımı anlattım, güzel ya da değil, onu başka yerlere götürün ve başka masalların bana gelmesini sağlayın.” Bu yazı da böyle başlamış olsun.

Yazan: Sima Özkan Yıldırım

Bir arabanın yedek lastiği gibi sıradan şeylerin, gündelik olayların yarattığı korku, merak gibi duyguların ve bir çift çizmeyi yuvaları bilip paylaşan kediyle farenin dostluğu gibi saf, duru, naif bir hikâyesi olan altı masal, şiirle buluşmuş, kitabın adı da Şiir Yazdım Masal Sandım olmuş.

Bu altı masal/şiir, yazarı Melek Özlem Sezer’in de ifade ettiği o “karşı masallar”dan değil. Klasik masalların yapıtaşlarını harcına hiç koymamış ki. Kahramana, şiddete, kurtarılan bir prensese ya da benzeri cinsiyetçi simgelere yer yok. Görünür hikâyenin altında sadece olağan, hiçbir aşırılığı olmayan, yaşayan, yaşadığımız masallar bunlar. Kimse kimseyi kurtarmaya da kalkmıyor neyse ki.

Masallarda sık sık rastlanan, o fazla yer kaplayan görkem ifadelerine de tek bir mısra bile kalmamış zaten. “En”ler mi? Kesinlikle yok! Fiziksel güç ya da sihir gücü de bulunmuyor hiçbirinin elinde. Her şey sıradan ve hiçbir şey kusursuz değil. Öte yandan her birinde, yer ve zaman olguları klasik masallardaki gibi belirsiz. Belki de her birinde yaşananlar; daha yeni taşındığı mahallede sokağa ilk çıkışının ardından eve dönen, dışlanmaktan, yeni arkadaşlar edinememekten nasıl korktuğunu anlatan çocuklar kadar yakın size.

Bu masallar arasında en sevdiklerimden biri, “Yedek Lastik Nerdesin?”. Evet doğru okuyorsunuz, masaldaki büyük kahramanımız bir yedek lastik. Onun başına gelenlerin; üniversiteden yeni mezun, girdiği ilk işte deneyimsiz olmakla suçlanan, jenerasyonlar arasındaki farkta fazla hevesli diye küçük görülen genç bir çalışandan ne farkı var ki? Ama masalımızda ona ihtiyaç duyulan an gelip çattığında, diğer lastiklerin yol tutuşunu dikkate almak gerek.

En sevdiğim diğer masalsa bana Kayıp Balık Nemo’yu hatırlatan “Meraklı Balık Şima”. Şima yuvasından ayrıldığında klasik masallarda alışılageldiği gibi çocuk olarak çıkar yola ama yetişkin olarak dönmez. Kendi rızasıyla ayrılır çünkü ne kovulmuş ne de kaçırılmıştır. Birinin peşinde de değildir. Daha mantıklı bir amacı ve nedeni vardır: merak. Katıksız merakla yolculuk başlar ve yüzgecinin altında sorularla geri döner. Şima, bir kendini (kendine) kanıtlama, bağımsız olma ve macera masalı.

Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı çalışmasından tanıdığımız üzere, toplumsal cinsiyet rollerinden uzak durmayı ondan daha iyi kim yansıtabilir ki kalemine, diyebileceğim Sezer; masal analizleri dersi veren, TRT radyolarında masal programları hazırlayan, çizgi film senaryoları yazan, pek çok çocuk kitabı ve şiir kitabıyla son derece üretken bir yazar. Burcu Yılmaz’ın yalın çizgileriyle azla çoğu anlatan bu kitap, sanki bir kuyruklu masal seçkisi. Anlatılan ve anlatılacak daha nice masallar kuyruğunda. Üstelik kitabın ikincisi de yolda, bu da benden size müjde.

Şiir Yazdım Masal Sandım Melek Özlem Sezer Resimleyen: Burcu Yılmaz Fom Kitap, 66 sayfa

Şiir Yazdım Masal Sandım
Melek Özlem Sezer
Resimleyen: Burcu Yılmaz
Fom Kitap, 66 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz