İyi Kitap

Futbol hakkında bildiklerinizi unutun!

Futbolun sadece erkeklerin egemenliğinde bir spor olmadığı ve kadın antrenörün de pekâlâ bir erkek futbol takımını başarıyla yönetebileceği temasını işleyerek toplumsal cinsiyet konusunda çok önemli bir iş yapıyor yazar.

Yazan: Özge Soylu Bozdağ

Futbol, dünyada en çok konuşulan, en çok sevilen spor dallarından biri hiç kuşkusuz. Christan Tielman’ın Süper Futbolcular adlı kitabı da çocukların futbol sevgisini konu ediniyor. Futbolla ilgili dediğime bakmayın, kitap sadece futbolu seven çocuklar için değil, sekiz yaşından büyük her çocuğun hatta yetişkinlerin bile okurken keyif alabileceği nitelikte. Cümlelerin uzunluğu, konunun işlenişi gibi özellikler nedeniyle, kitabın, okul öncesi, ilk okuma çağı için uygun olmadığını düşünüyorum.

Süper Futbolcular’ı, ilk okuma döneminde bir çocuğun tek başına okumasını güçleştirebilecek bir diğer konu da kitapta geçen yabancı isimlerin çokluğu. Daha rahat okunması adına belki yabancı kökenli isimler okunduğu gibi yazılabilirdi. İlk birkaç bölümden sonra kitaba alışınca kendinizi maceraya kaptırıyorsunuz gerçi. Hem Mehmet, Ali gibi Türkçe isimli kahramanlar da var. Yazar bu romanla kökenleri, görüşleri farklı da olsa, arada çatışsalar da birlikte barış içinde nasıl yaşanabileceğini gösteriyor âdeta.

Kitabın başında çocuklar birbirlerine takma adlar veriyor, dalga geçiyorlar. Ancak sonra başkaları da kendileriyle dalga geçtiğinde hatalarını fark ediyorlar. Empati konusu çok zarif bir biçimde, gündelik meseleler içinde ele alınıyor. Didaktik olmadan çocukların söz ve eylemleriyle o kadar hayatın içinden, her gün yaşanabilecek meseleler anlatılıyor ki çocukların bu kitabı okurken kendilerine örnek alacağı çok şey olur. Çocuklar “öğretici” kurmaca kitapları sevmiyorlar; kendisine parmak sallayan anlatıcı, kahramana rastlarlarsa kitabı hemen bir kenara fırlatıveriyorlar, kesin bilgi. Hem anne babalar hem de yayıncılar kitap seçerken bu açıdan her zaman dikkatli olmalılar. Neyse ki bu kitap didaktik, resmî bir dil kullanmadan, başöğretmen tavrı gütmeden eğlenceli bir anlatımla ilk sayfalardan okuru yakalıyor.

Futbolun sadece erkeklerin oynayabileceği bir spor olmadığı, kadın antrenörün de pekâlâ bir erkek futbol takımını başarıyla yönetebileceği temasını işleyerek aslında toplumsal cinsiyet konusunda çok önemli bir iş yapıyor yazar. Futbol ataerkilliğin yeniden üretildiği alanların başında geliyor. Çok kişi tarafından sevilen bir spor olduğu düşünüldüğünde futbolda cinsiyet eşitliğinin ele alınmasının ne kadar önemli olduğu ortadadır. Yazar kahramanlarının cinsiyet eşitliği konusunu deneyimleyerek anlamalarını sağlıyor.

Kurgudan biraz bahsedecek olursak: Antrenörlerinin kaba davranışlarından rahatsız olan bir grup çocuk kendilerine futbol takımı kurmaya çalışırlar ancak pek fazla imkânları yoktur. Antrenörsüz takım birlik içinde hareket edemeyince mecburen para istemeyen bir kadın antrenörle çalışmak zorunda kalırlar. Önce burun kıvırsalar da sonuç herkesi mutlu eder. Antrenör, takımı çalıştırmak için para almaz ama onlara bir teklifte bulunur (bu teklifin ne olduğu sürpriz kalsın). Maçlar başladığında rakip takımda olan çocuklar birbiriyle saygı çerçevesinde ilişki kurmayı, sorunları konuşarak halletmeyi becerirler. Bu becerileri de kurmacanın akışı içerisinde çok güzel anlatılıyor.

Örneğin, Vinz’in söylediklerine tepkiyle yaklaşmak yerine Clemens onun fikrine saygı duyduğunu belirtiyor, Toni de insanın arkadaşıyla dövüşmesinin doğru olmadığını düşünerek yumruğunu indiriyor. Çocuklar, arkadaşların her zaman aynı düşünceleri paylaşmak zorunda olmadan da arkadaş, dost kalabileceklerini gösteriyorlar. Gerçek hayatta yetişkinlerin bile karşısındakine saygı duymadığı, nefret söylemi içeren ifadeleri çok kolay telaffuz ettiği düşünüldüğünde bu kitap her yaştan okur için örnek diyaloglar, sahneler içeriyor diyebiliriz.

Çevirinin kitabın akıcı bir biçimde okunmasındaki rolünü de unutmamalı, hakkını teslim etmeliyim. Çevirmen Can Kırca aynı sözcüğü tekrar tekrar kullanmaktansa eş anlamlılarını tercih ediyor. Çeviriye gösterdiğini özene bir örnek teşkil ediyor. Kitabı okuyan çocukların kelime haznesine de katkıda bulunuyor.

Kitabın son okuma aşamasında gözden kaçmış bir-iki tane yazım hatası var. Umarım kitap tekrar baskı yapar ve yeni baskıda onlar da doğru biçimde yazılır.

Kitaptaki kahramanlardan sadece antrenör Schafer, kötü özellikleriyle ön plana çıkıyor. Onun dışındaki çocuk kahramanlar hem iyi hem kötü özellikleriyle tıpkı gerçek hayattaki kişilere benziyorlar. Bu da kitabın sağlam bir kurguya sahip olduğunu gösteriyor ve kurmacanın gerçeklik etkisini artırıyor.

Futbolun o şiddete dayalı, düşman yaratan, zayıf olanın üzerinde egemenlik kuran yanındansa kitapta iletişim kurarak, rakibi düşman görmeden, zayıflıkları değil sporcuların güçlü yanlarını ön plana çıkarmaya çalışan bir antrenör etrafında sporun asıl yaşatılması gereken yönleri betimleniyor.

Kitabın ismi sizi yanıltmasın. Sadece futbol sevenlerin ilgileneceği kitap değil. Futbolu konu ediniyorsa da yaşamın temel meselelerini eğlenceli bir dille anlatıyor. Çocuklara sorunlarını nasıl çözebileceklerine dair ipuçları sunuyor.

Süper Futbolcular Christian Tielmann Türkçeleştiren: Can Kırca FOM Kitap, 104 sayfa

Süper Futbolcular
Christian Tielmann
Türkçeleştiren: Can Kırca
FOM Kitap, 104 sayfa

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu. Bilkent Üniversitesi'nde Türk Edebiyatı Bölümü'nde yüksek lisansını tamamladı. Sabancı Üniversitesi’nde Modern Türk Edebiyatı ve İletişim Becerileri dersleri veriyor. Çeşitli dergilerde kitap eleştirileri yayımlandı. Arap Harflerinden günümüz Türkçesine uyarlamalar yapıyor. Çocuk kitapları özel ilgi alanına giriyor.

Yorum yaz