İyi Kitap

Altmış öyküden oluşan bu neşeli kitapta öyle masalsı, iyi sonlar yok hep. Eğlenceli bir anlatım içerisinde, gerçekçi bir yaklaşım izlemiş yazar. Ağustos böceği ve karınca, ormanların kralı aslan gibi bugüne kadar okuduğumuz birçok hikâyeyi de farklı bir pencereden okuruna sunmuş.

Yazan: Özlem Toprak

Çocuklara kitap okumayı sevdirmek ne zor, değil mi? Hele de günümüzde. Her şeyin bu kadar hızlı yaşandığı, bir çırpıda tüketildiği, teknolojik her türlü imkânın çocukların elinin altında olduğu günümüzde… Kitap okumak zamane çocukları için öyle durağan bir eylem kalıyor ki! Nasıl yapmalı da okumayı sevdirmeli sorusu çok konuşulup, çok tartışılıyor. Elbette bu konuda farklı pek çok yöntem üzerinde duruluyor. Vurgulanan noktalardan biri de çocukların ilgisini çekecek, kısa, akıcı metinlerin önemi. Çocuğun düşünce hızına eşlik eden öyküler başlangıç için hiç de fena sayılmaz.
İşte elimde tam da bu türde bir kitap var. Kelime Yayınları etiketiyle Ağustos 2016’da okuyucuyla buluşan Bir Dakikalık Öykücükler kitabı, daha ismiyle bile hafifletiyor insanı. Bir dakika! Bir dakikalık öykü olur mu, demeyin. Adeta çocuğun kısa süreli algı kapasitesi düşünülerek hazırlanmış bu kitapta, bir dakikada okunabilecek altmış öykü bir araya getirilmiş. Bir çocuğa “Elindeki bu kitabı bir saatte okuyabileceksin” iddiasıyla yaklaştığınızı düşünsenize bir. Daha baştan bu zorlu okuma alışkanlığı edindirme işinde bir sıfır galipsiniz!

Çocuğun ruhundan anlamak
Türkçede iki kitabı yayımlanan İtalyan yazar Andrea Valente’ye çocuğun ruhunu çözmüş bir yazar diyebiliriz. Çocuğun merak edebileceği konuları ustalıkla seçiyor. Bir Dakikalık Öykücükler kitabında tabiattaki o eşsiz ahengi; hayvanlar âleminden bitkiler âlemine varıncaya kadar anlatıyor. Hatta sadece yeryüzüyle de sınırlı kalmayıp gökyüzüne uzanan eğlenceli öykülerle, dinamik bir kurguyla çıkıyor çocuk okurun karşısına.
Yazarlık kariyerine 1990 yılında çizdiği kısa karikatür öyküsüyle başlayan, aynı öyküsü New York Times’ta da yayınlandıktan sonra birçok dergi ve gazetede yazan, 20’den fazla çocuk kitabı yayımlamış Andrea Valente;  Nisida’da bulunan çocuk hapishanesiyle yaptığı “Kara Koyun ve Öteki Rüyalar” projesiyle 2011’de Andersen Ödülü’ne layık görülmüştü.
Halen aktif olarak Nisida’daki çocuk hapishanesiyle çeşitli okul, dernek ve kültür merkezleriyle çalışmalarını sürdüren yazar, 2015’te Kelime Yayınlarının düzenlediği Uluslararası Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Konferansı’nın da özel konuğuydu. Konferanstaki konuşmasını araştırdığımda, kitabını okurken hissettiklerimde yanılmadığımı anladım. Konuşmasında hikâye anlatıcılığına değinen yazar şu görüşleri paylaşmış: “Her hikâye bir yolculuktur. Başlar ve başka bir yere ulaşır ya da gider ve başladığı noktaya geri döner. Aynı hikâyeyi tekrar tekrar anlatabiliriz, ancak her defasında farklılaşır. Bildiğiniz bir şey söylemek istemem, çünkü bu çok sıkıcıdır. Bir filmde yönetmen size görmediklerinizi gösterir. Siz ise göstermediklerini de görürsünüz.  Örneğin duşta olan birinin sadece omuzlarına kadar olan kısmını görseniz,  geri kalan kısımlarını görmeseniz de onun çıplak olduğunu anlayabilirsiniz. Yani her şeyi görürsünüz. Mesela size 9 Haziran’da kardeşimin düğünü var ve ben bir kravat alıyorum dersem siz benim 9 Haziran’da düğüne gideceğimi hayal edersiniz. Hayal gücünü yönlendirmek hikâye anlatıcının önemli bir görevidir.” Çocukların hayal gücünü oradan oraya uçurmayı amaçladığını açık bir şekilde ortaya koyan yazar, Bir Dakikalık Öykücükler kitabıyla bunu başarmış da.

Farklı öyküler, gerçek bilgiler
Altmış öyküden oluşan bu neşeli kitapta öyle masalsı, iyi sonlar yok hep. Aslında eğlenceli bir anlatım içerisinde gayet gerçekçi bir yaklaşım izlemiş yazar. Ağustos böceği ve karınca, ormanların kralı aslan gibi bugüne kadar okuduğumuz birçok hikâyeyi de farklı bir pencereden okuruna sunmuş. Kurnaz olmayan tilkiden, çizgilerinden utanan zebraya; küçük mutsuz çiçekten, konuşan bir mikroba kadar her türden kahraman, mizah öğeleriyle bezeli öykülerde karşımıza çıkıyor. Öte yandan yazar hayvanların alışkanlıklarından doğanın içindeki canlıların birbirleriyle olan ilişkilerine değin birçok ilginç bilgiyi de harmanlıyor kitabın içerisinde.
Mesela “Dün, Bugün ve Yarın” öyküsü, her şeyin zamanında güzel olduğunu vurgulayarak ve her günün içinde biraz dün, biraz bugün ve biraz yarın vardır diyerek, yaşamla ilgili çok temel bir mesaj veriyor. Öte yandan “Kurnaz Olmayan Tilki” öyküsü, kralla tilki arasında geçen muzip diyalogların sonunda öyle bir yere bağlanıyor ki yüzünüzde bir gülümseme beliriyor. Ya timsahın sırtına konan minik serçeye ne demeli? Nehrin diğer tarafına timsahın sırtında geçmek için izin isteme halleri, timsahın sürekli “hıımmm” diyerek yanıtlaması ve sonunda olanlar…
Öyküler bölüm bölüm sınıflanmış hissi de uyandırıyor okurken. Her bölümün girişindeki o şiirsel, hatta tekerleme tadındaki bölümler ayrı bir keyif. Öykülere konu olan hayvanlar, bitkiler ve diğer canlılar öyle rastgele seçilmiş değil. Her biri çocuğun dünyasında farklı yolculuklar yaratacak cinsten. Bugüne kadar bildiklerini bu eğlenceli kurgu sayesinde belki yeniden düşünecek, belki de yeniden yorumlayacaklar.
Sözün özü bu sıcacık öykülerin çocuk, yetişkin hepimizin uzağında bırakıldığımız doğayı kucaklayan bir yanı var. Ama bu kitabın yazarı aslında inceden inceye biz yetişkinlere de çok önemli bir mesaj veriyor; o da kendini az ve öz ifade etme edimi. Eh, bütün o süslü, içi boş cümlelerimiz, yalanlarımız, esasa gelememe alışkanlığımız göz önünde bulundurulduğunda, az ders midir bu?

Bir Dakikalık Öykücükler Andrea Valente Türkçeleştiren: Âlâ Sivas Gülçur Kelime Yayınları, 168 sayfa

Bir Dakikalık Öykücükler
Andrea Valente
Türkçeleştiren: Âlâ Sivas Gülçur
Kelime Yayınları, 168 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz